Bağlaçlar – Dilbilgisi Terimleri / Conjunctions – Grammatical Terms

Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda bağlaçlar (conjunctionsile ilgili hazırladığımız konu anlatımı ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz.

Kelimeleri, ifade ya da cümleleri bağlamada kullanılan kelimelere bağlaçlar (conjunctions) denir. İngilizcede bağlaç denince aklımıza ilk olarak ‘and, or’ ya da ‘but’ gibi kelimeler gelebilir ancak bu bağlaçlar farklı bağlaç türlerinden sadece bir tanesini en sık kullanılanlarıdır. Aşağıda bağlaçlar türlerine göre ayrılarak her biri için örnekler ve açıklamalar yapılmıştır.

Bağlaçlar tür olarak üçe ayrılır:

Sıra Bağlaçları – Coordinate Conjunctions
Genellikle iki benzer şeyi (isimle bir ismi ya da sıfatla diğer bir sıfatı) bağlamada kullanılan sıra bağlaçlarından en yaygın olanları ‘and, but’ ve ‘or’ dur. Örnekler verecek olursak;

That’s a small but aggressive dog. – Bu küçük ama sinirli bir köpek. (‘but’ iki sıfatı birleştiriyor)

You can have pizza, hamburger, or spaghetti.Pizza, hamburger ya da spagetti alabilirsiniz. (‘or’ üç ismi birleştiriyor)

Bileşik Bağlaçlar – Correlative Conjunction
Birbirine alternatif ya da eşit olan ögeleri bağlamak için kullanılan bağlaçlara bileşik bağlaçlar (correlative conjunctions) denir. En sık kullanılan birleşik bağlaçları ise ‘either / or, neither / nor’ ve ‘not only / but also’ şeklinde sıralayabiliriz. Örnekler verecek olursak;

She could neither sing nor dance.Ne şarkı söyleyebildi ne de dans edebildi.

You are not only beautiful but also smart.Sadece güzel değil aynı zamanda zekisiniz de.

Yancümle Bağlaçları – Subordinate Conjunctions
Adından da anlaşılabileceği üzere bu bağlaçlar yancümleleri bağlamakta kullanılırlar. En çok kullanılan yancümle bağlaçlarını ‘although, because, since, unless, until’ ve ‘while’ olarak sıralayabiliriz. Örnekler verecek olursak;

I’d rather be outside while the weather is still incredibly beautiful.Havalar hala böyle güzelken dışarıya çıkmayı tercih ederim.

When the doorbell rang, he rose to pay for his pizza.Kapı zili çaldığında pizzasını ödemek için yerinden kalktı.