BE ABLE TO Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümleleri

Şu ana ait yetenekleri açıklarken kullanılır.

BE ABLE TO Olumlu cümleler:

I am able to ride a bicycle.

( Bisiklet sürebilirim.)

She is able to sew the dress.

( O elbise dikebilir.)

They are able to speak two languages.

(Onlar iki dil konuşabilir.)

BE ABLE TO Olumsuz cümleler:

I am not able to drive a car.

( Araba süremem.)

She is not able to brew tea.

( O çay demleyemez.)

They are not able to write correctly.

( Onlar doğru yazamazlar.)

BE ABLE TO Soru cümleleri:

Are you able to ride a horse? Yes, I am.

( At sürebilirmisin? Evet sürebilirim.)

Is she able to sew the dress? No she isn’t.

( O elbise dikebilirmi? Hayır dikemez.)

What are they able to do? They are able to paint the walls.

(Onlar ne yapabilir? Onlar duvar boyayabilirler.)

 

Şu ana ait zorluklara karşı başarıyı ifade ederken kullanılır.

BE ABLE TO Olumlu cümleler:

I am 80 years old. I am able to run.

( 80 yaşımdayım. Koşabilirim.)

He is a baby. He is able to speak.

( O bir bebek. O konuşabilir.)

She is an old lady. She is able to drive a car.

( O yaşlı bir bayan. O araba sürebilir.)

BE ABLE TO Olumsuz cümleler:

I am old. I am not able to walk fast.

(Ben yaşlıyım. Hızlı yürüyemem.)

They are children. They aren’t able to earn money.

( Onlar çocuklar.  Onlar para kazanamazlar.)

My son is 10 years old. He isn’t able to paint the wall.

( Oğlum 10 yaşında. O duvarı boyayamaz.)

BE ABLE TO Soru cümleleri:

Are you able to run? Yes I am.

( Koşabilir misin. Evet.)

Is he able to walk fast? No, he isn’t.

( O hızlı yürüyebilir mi? Hayır yürüyemez.)

Where is she able to drive the car? In the street.

(0 nerede arabayı sürebilir? Sokakta.)

 

Yakın gelecek zamanda yapabilecek olduklarımızı anlatırken” will be able to kullanılır.

BE ABLE TO Olumlu cümleler:

I will be able to speak English at the end of this course.

( Bu kursun sonunda İngilizce konuşabileceğim.)

She will be able to drive a car.

( O araba sürebilecek.)

They will be able to use a plane when they become a pilot.

( Pilot olduktan sonra uçak kullanabilecekler.)

BE ABLE TO Olumsuz cümleler:

I won’t be able to stay at his home after earthquake.

( Bu depremden sonra evde kalamam.)

She won’t be able to speak properly after that accident.

( O kazadan sonra düzgünce bir daha konuşamayacak.)

We won’t be able to buy that big house.

( O evi satın alamayacağız.)

BE ABLE TO Soru cümleleri:

What will you able to do after this course? I will be able to play the violin.

( B kurstan sonra ne yapabileceksin. Keman çalabileceğim.)

When will you be able to play football? 3 months later.

(Ne zaman futbol oynayabileceksin? Üç ay sonra.)

Will you be able to buy that car? Yes, I will.

( O arabayı satın alabilecekmisin? Evet satın alabileceğim.)

 

Geçmiş zamana ait zorluklarla başarma durumlarından (olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinde) ya da geçmiş zamana ait yeteneklerden bahsederken (soru ve olumsuzlarda) “was/were able to” kullanılabilir.

BE ABLE TO Olumlu cümleler:

My grandfather was late, but he was able to enter the plane.

( Dedem geç kaldı fakat uçağa girebildi.)

She didn’t have enough time, but my mother was able to sew the dress before the party.

(Yeterince zamanı yoktu, fakat partiden önce elbiseyi dikebildi.)

They were able to cook delicious meals for Ahmet’s party.

( Onlar Ahmet’in partisi için lezzetli yiyecekler pişirebildiler.)

BE ABLE TO Olumsuz cümleler:

My parents weren’t able to buy an iphone 6.

(Ailem iphone 6 satın alamazdı.)

She wasn’t able to use Facebook.

( O facebook kullanamazdı.)

He wasn’t able to write a poem.

( O şiir yazamazdı.)

BE ABLE TO Soru cümleleri:

Were you able to use a smart phone? No , I wasn’t.

( Akıllı telefon kullanabilir miydin? Hayır kullanamazdım.)

Where were you able to buy a dress? From the bazaar.

(Nereden elbise alabilirdin? Pazardan.)

How was he able to speak Italian? Fluently.

( Nasıl İtalyanca konuşurdu. Akıcı.)