İngilizce Birleşik Fiil – Dilbilgisi Terimleri 

Compound Verb – Grammatical Terms

Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda birleşik fiil (compound verbile ilgili hazırladığımız konu anlatımı ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz.

Birden fazla kelimeden oluşan fiillere birleşik fiil (compound verb) denir. Birleşik eylemleri genel olarak dört gruba ayırabiliriz. Aşağıda bu gruplar ve örnekleri yer almaktadır.

Phrasal Verbs
Genelde iki parçadan oluşan bu fiiller, normal bir fiil ile bir edat ya da zarfın birleşmesi sonucu oluşan öbeğin yeni bir anlam ifade ederek tek bir fiil gibi davranmasıdır. Örneğin;

To call off            İptal etmek, durdurmak
To live on            Yaşamak (ile), geçinmek
To ask out           Davet etmek, çıkma teklif etmek

Prepositional Verbs
‘Phrasal verb’ den farklı olarak ‘prepositional verb’ de ise bir fiil ve bir edatın birleşmesi sonucu oluşan öbek, yeni bir anlam ifade ederek tek bir fiil gibi davranır. Örneğin;

To care for          Bakmak, ilgilenmek
To keep on          Devam etmek
To find out          Keşfetmek, bulmak

Verbs with Auxiliaries
Bu birleşik fiil grubunda ise normal fiiller yardımcı bir fiil ile birlikte kullanılırlar. Örneğin;

was sleeping                   I was sleeping. – Uyuyordum.
had been broken              It had been broken. – Kırılmıştı.
will be thinking                You’ll be thinking about her. – Onu düşünüyor olacaksın.

Compound Single-word Verbs 
Bu son grupta ise birleşik fiiller bitişik yazılarak tek bir kelime biçiminde karşımıza çıkarlar. Örneğin;

To window-shopvitrin gezmek
To babysitbebek bakmak
To short-changepara üstünü eksik vermek, aldatmak, kandırmak

Birleşik Fiillere Örnekler – Examples of Compound Verbs

Egg cartoons can soundproof a room.Yumurta kolileri ses yalıtımı yapabilir.

I think we need to air-condition the house.Sanırım evi havalandırmamız gerek.

You need to take off your makeup before bed.Yatmadan önce makyajını temizlemen (çıkarman) gerek.

He is always like that. He either gets a lot done during the day or does nothing at all.Her zaman öyledir. Ya gün içinde her şeyi yapar bitirir ya da hiç bir şey yapmaz.

He really wanted to test-drive that Bugatti.O Bugatti’yi çok denemek istemişti.

The cat lies around all day and runs around all night.Kedi bütün gün yatıyor, geceleri ise durmak bilmiyor.

I will have been graduated from university in four months.Dört ay içinde üniversiteden mezun olmuş olacağım.