Blog

İngilizce gazete olarak daha genel ve ilgi çekici haberler veren The Sun’ı mı yoksa daha entelektüel olan The Guardian’ı mı okumamı tavsiye edersiniz?

The Sun gazetesi daha çok orta ve alt seviyede eğitimi olan ve popüler olanı merak edip çok da düşünmeyen kesimlerin okuduğu bir gazetedir. Az sayıda kelime ile yazılan makaleler belki daha kolay bir okuma sağlamaktadır fakat bilgi vermesi ve İngilizce okuryazarlığı geliştirmesi açısında Guardian’la karşılaştırılması mümkün değildir.

 Daha popüler ve sansasyonel haberler için The Sun’ı okuyabilirsiniz. Fakat uzun vadede daha iyi bir İngilizcenizin olmasını istiyor ve düşünmeye önem veriyorsanız The Guardian’ı okumanızı tavsiye ederim.

İngilizcede nasıl etkin bir okuma çalışması yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız: İngilizce Etkin Okuma


Siri gibi akıllı elektronik asistanlar ile konuşmak İngilizcemi geliştirir mi?

Elektronik asistanlar ile öğrenmek istediğin dilde yani, bizim örneğimizde olduğu gibi, İngilizce olarak konuşmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Karşınızda sizi dinleyen ve sabrını asla kaybetmeyen bir muhatap olduğunu düşünürsek bu türden bir etkileşimin sizi pozitif etkileyeceği açıktır.

Siri gibi elektronik asistan cihazlarının İngilizcesinin de mükemmel olması bir başka önemli unsurdur.

Fakat sizin sorularınızdan çıkan sohbetin sadece bu sorular çerçevesinde olması yani soru cevap şeklinde ilerlemesi uzun süreli bir konuşmanın önündeki bir kısıt olduğunu düşünüyorum.

Sanırım bu çerçevede bu gibi akıllı asistanlara Amazon gibi üreticiler daha fazla mizah unsurunu nasıl yerleştirebiliriz diye araştırma yapıyorlar. Bu doğrultuda Siri gibi akıllı asistan cihazların ileride İngilizce eğitiminde önemli bir yer alması çok doğal olacaktır. Bunun dışında, İngilizce öğrenebileceğiniz uygulamalar hakkındaki yazımızı okuyabilirsiniz: İngilizce bilgimi arttıracak aplikasyonlar.


Roman okuyarak İngilizcemi nasıl geliştirebilirim?

Öncelikle ilgi alanlarını belirlemelisin. Bunların dışında okuduğun romanlar seni sadece sıkacak, hatta okumaktan soğutacaktır.

Çocuk kitaplarını okumak bir yetişkin için zor olabilir ama en kolay okunan kitapların da çocuk kitapları olduğunu unutmamak gerekir. Klasiklerin çocuklara uygulanan versiyonları tam size göre olabilir.

Romanlar uzun metinlerdir. Buna rağmen bazen bir roman için “bir solukta okudum” deriz. Bunun nedeni sevdiğimiz konu, yazar ve kitabın kalitesi gelmektedir. Ben her zaman eğer uzun süre bir kitabın çıkmasını beklemişsem ve kitap beklentimi karşılamışsa bu “bir solukta okudum” deneyimini yaşarım. Dolayısıyla roman okumayı bir alışkanlık haline getirirseniz ve çıkacak kitapları önceden öğrenirseniz aynı deneyimi siz de defalarca yaşayabilirsiniz.

Motivasyonla okunan kitaplarda şekli unutup anlama odaklandığımız için kelimeleri bağlamdan çıkarmamız çok kolaylaşır. Böylelikle hem kelime dağarcığımız, hem gramer, hem dilin kullanımı otomatikman ve son derece verimli bir şekilde yapılır ve İngilizcemizi pozitif bir biçimde geliştirir. Roman okumanın İngilizcenizi geliştirmede daha fazla ne gibi faydaları olduğunu merak ediyorsanız: http://ingilizcebankasi.com/roman-okumak-ingilizce-yeteneginin-gelistirilmesinde-faydali-midir/ 


Roman okumak İngilizce yeteneğinin geliştirilmesinde faydalı mıdır?

Kesinlikle. Aksine roman okumak veya genel olarak okumak kendi başınıza yapabileceğiniz en iyi çalışmalardan birisidir. Karşılığını alacağınızdan emin olabilirsiniz. Roman okumanın diğer kaynakları okumaya göre farkları veya üstünlükleri nedir diye sorarsanız bunun birçok cevabı olduğunu söyleyebilirim. Bir kere roman okuduğunuzda bir hikayenin içine girersiniz ve bu beğeninize göre sizi alıp götürebilir ve saatlerce soluksuz okuma yapmanızı sağlayabilir. İngilizcede okunması gereken romanlar için buraya tıklayınız. Bu esnada birçok unsuru doğrudan ve dolaylı olarak öğrenirsiniz. Örneğin;

Kelimeler,

İfadeler,

Deyimler,

Cümle dizilişi,

Düşünceler ve daha birçok şey

Siz farklında dahi olmadan dağarcığınıza girer.

Roman okurken okuduğunuz kitabın ilginizi çekmesine ve çok zor olmamasına dikkat etmelisiniz. İlginizi çekmeyen bir romanı okumak zaten çok zordur hatta mümkün değildir. Bu çerçevede gerçekten ilginizi çeken bir roman bulmak için çaba göstermelisiniz. Sevdiğiniz konular, tanınmış yazarlar, popüler özellikle arkadaş çevrenizin okuduğu kitaplar size cazip gelecektir.

Yine özellikle belirtmek gerekir ki çok zor kitapların okunmaması gerekir. Sürekli olarak sözlüğe bakılması okuma keyfini öldürecektir. Bu yüzden klasik kitapların basitleştirilmiş versiyonlarının bulunmasını önerebilirim. Bilmediğiniz bir kelimeyle karşılaştığınızda ilk önce sözlüğe bakmak yerine genel bağlamdan anlamı çıkarmaya çalışmalısınız. Bu hem daha kolay hem de daha hızlı bir okuma sağlayacak ve size roman okumanın faydalarını tamamen sunacaktır.


Pasif olarak İngilizce öğrenmenin en iyi yolları nelerdir?

Pasif olarak İngilizce öğrenmenin en iyi yolu o dilin konuşulduğu bir yerde olmaktır. Bu durumda dil yabancı bir unsur değil, sürekli ihtiyaç duyulan bir araca dönüşecektir. Buradan sağlanan motivasyon ve sürekli dile maruz kalma kişiye aktif olarak öğrendiklerinden çok daha fazlasını öğretecektir.

 Elbette yukarıdaki örnek İngilizcenin konuşulduğu bir ülke için geçerlidir ve herkesin böyle bir şansı olmayabilir. Böyle bir durumda bu ortamı siz kendiniz de yaratabilirsiniz. Çevrenizle iletişiminizi asgariye çekip belli bir süreliğine (1 gün, 3 gün 1 hafta gibi) kendinizi tamamen İngilizce çalışmaya ve İngilizce kaynakları kullanmaya, dinlemeye, izlemeye verebilirsiniz. Gramer çalışıp sorular çözebilir, aynı zamanda İngilizce diziler, filmler izleyebilir ve müzikler dinleyebilirsiniz. İngilizce gazete, hikaye veya roman okuyabilirsiniz. İngilizce olarak günlük tutabilir, fikirlerinizi yazıya dökebilir veya kısa bir hikaye yazabilirsiniz. Böylelikle normal olarak çalıştığınızdan çok daha fazlasını pasif bir çerçevede öğrenebilirsiniz.


Neden İngilizceye İyi Çalışamıyorum?

Eğer İngilizce öğrenmek için yoğun bir çaba harcıyorsanız ve ümitsiz bir şekilde çalışmanızda neden verimli bir sonuç elde edemediğinizi sorguluyorsanız, bunun geçerli bir sebebi çalışmanızda sadece okula, öğretmene, ders kitaplarına bağlı kalmanız olabilir. Unutulmaması gerekir ki okul, ders kitapları gibi öğrenme araçları suni ortamlardır ve bilerek oluşturulmuşlardır. Aslında bir ölçüde de sıkıcıdırlar. Gerçekten ihtiyacınızın olmadığı, istemediğiniz konuları çalışıyor, dinliyor, sorularını çözüyor ve konuşmaya çalışıyor olabilirsiniz. Oysa İngilizce ve aslında genel olarak bir dil hayatın tam merkezindedir. Bu yüzden belki de ihtiyacınız olan şey kitabı defteri bırakıp bunların dışında gerçek çalışma ve pratik ortamlarına girmeniz hatta bu ortamları yaratmanızdır.

Ders kitapları ve okul dışında gerçek anlamda İngilizce çalışmaya birkaç örnek vermemiz gerekirse:

-İngilizce hikaye kitaplarını veya günlük İngilizce bir gazeteyi düzenli olarak okuyabilirsiniz.

İngilizce sinema veya televizyon programlarını izleyebilirsiniz.

-İngilizce podcastları dinleyebilirsiniz.

Akıllı telefonunuzu İngilizce öğrenme uygulamaları ile doldurup hareket halindeyken işlerinizin arasında bunları kullanabilirsiniz.

-İnternetten arkadaşlar bulup onlarla FaceTime veya Skype üzerinde sohbet edebilirsiniz.

-Bir gazete makalesini İngilizceye tercüme edebilirsiniz.

-Şehrinizdeki turistik ortamlara gidip İngilizce konuşma fırsatları kovalayabilirsiniz.

İngilizce şarkılar öğrenip bunları kendi başınıza söyleyebilirsiniz.

-İngilizce Youtube videolarını izleyebilirsiniz.

Bu gibi sizi gerçek kültürel ortamlara ve iletişimlere sokacak fırsatları daha da artırabilirsiniz. Bunları uyguladıkça normal çalışmanızdan da daha fazla verim elde ettiğinizi fark edeceksiniz. Bu durum sizin İngilizce öğrenmeye karşı motivasyonunuzu daha da artıracaktır.


Kursa gitmeden veya okula bağlı kalmadan İngilizceyi nasıl öğrenebilirim?

En başta disiplinli olmanız gerekmektedir. Her gün yeterli bir zaman ayırarak İngilizceye çalışarak güçlü bir seviyeye ulaşabilirsiniz. Belki bu şekilde daha da iyi İngilizce öğrenebilirsiniz. Öncelikle bir bilgisayar veya tabletinizin ve internet bağlantınızın olması size sınırsız öğrenim imkanları sunacaktır. Özellikle www.duolingo.com ve www.italki.com siteleri ile hem İngilizce öğrenebilir hem de pratik yapabilirsiniz.

Bunların dışında, İngilizcede ilgi duyduğunuz podcastları ve radyoları yine internet aracılıyla dinlemek, filmler ve diziler izlemek, İngilizce metinleri yüksek sesle okumak, youtube videoları izlemek İngilizcenizi geliştirmenizde çok faydalı olacaktır.

Klasik olabilir ama bol bol okumak ve bilmediğiniz kelimeleri çıkarıp bunların anlamlarına birkaç farklı sözlükten bakmak (internet burada da yardımımıza koşuyor) kelime bilginizi inanılmaz geliştirecektir.

Bulunduğunuz şehirde turistlerin olduğu yerlere gidip sohbet fırsatlarını yakalamak da konuşma pratiğine yönelik değerli bir çaba olacaktır.

Yazmak dil çerçevesinde aktif bir çabadır. Eğer kendi bloğunuzu internette yazmaya başlarsanız ve yeni öğrendiniz kelimeleri kullanırsanız bildiklerinizi sağlam bir çerçevede bir araya getirme olanağı bulabilirsiniz.

Son olarak ilgi duyduğunuz alanlara ilgi duyan ana dili İngilizce olan kişilerle internet üzerinden arkadaş olup bol bol pratik yapabilirsiniz.

Bütün bu çabaları uzun bir süre mesela bir sene gibi devam ettirdiğinizde İngilizce öğrenmemeniz imkansızdır. Aslında ilk iki üç ay içinde ihtiyaçlarınızı geniş ölçüde karşılayan bir İngilizce yeteneğine kolaylıkla ulaşacağınızdan emin olabilirsiniz. Şimdiden başarılar.


Konuşma İngilizcesini öğrenmem için önerebileceğiniz bir kitap var mı?

En sonda söyleyeceğimi başta söylemeliyim. Konuşma İngilizcesini gerçek hayatta İngilizce konuşmadan öğrenmeniz mümkün değildir. Sürekli konuşma fırsatlarını kovalayıp bu kitapları referans olarak alırsanız bence iki kere karlı çıkmış olursunuz.

 Örnek vermeye gelirsek bence bu konudaki en güzel kitap kalıpları en basitten en zor olana kadar giden RICHARD A. SPEARS,  BETTY BIRNER ve STEVEN KLEINEDLER tarafından kaleme alınmış “Conversational American English The Illustrated Guide to Everyday Expressions“ kitabıdır. Resimlerle de güçlendirilmiş kitap sayısız günlük hayat konuşma kalıplarını derlemektedir. Beğendiklerinizi konuşmanıza entegre edebilir ve akıcılığınızı artırabilirsiniz.


Kitaplara hiç ilgisi olmayan biri olarak kelime dağarcığımı nasıl geliştirebilirim?

İnternette vocabulary.com adlı internet sitesinde kelimelerin geniş anlatımları, açıklamaları, eş ve zıt anlamlıları ve cümle içinde kullanışları bulunmaktadır. Bu kelimeleri öğrendikten sonra da kaydederseniz otomatik olarak size bu kelimelerden çoktan seçmeli sorular sormakta test yapmaktadır. Ben kendi adıma bu siteyi kelime öğrenme açısından çok verimli buluyorum.

 Bunun dışında, kitap okumayı sevmeyebilirsin ama dizi ve film izlemekten hoşlanmayanla hiç karşılaşmadım. Özellikle popüler olan Game of Thrones gibi dizileri izlememek neredeyse mümkün değildir. Sonrasında internetteki forumlarda tartışmalara katılabilirsiniz. Bu gibi diziler kendilerini izlettirmeleri ve oluşturdukları motivasyon sayesinde kelime dağarcığınızı çok geliştirecektir. Daha fazla dizi ve televizyon programı uygulaması için: http://ingilizcebankasi.com/ingilizcemi-gelistirmek-icin-izleyebilecegim-en-iyi-tv-programlari-nelerdir/


Kitap okumanın İngilizcemi geliştirmede faydaları nelerdir?

Kitap okumanın, hatta bol bol kitap okumanın sayısız faydası vardır. Dili, grameri, kelimeleri, konuşma kalıplarını dilin yapısını ve akışını doğal bir şekilde öğrenebilirsiniz okurken. Kitap okumak bir alışkanlık olduğu için İngilizce öğrenmek için sonsuz bir kaynağa sahip olursun. Yani herhangi bir çaba göstermeden zaten kitap okuyacağın için doğal olarak İngilizceni, belki de her gün, geliştiriyor olursun.

Ayrıca okuduğun kitapları arkadaşlarınla da İngilizce olarak tartışabilirsin. Bunun diğer konularda yaptığın konuşmalardan, tartışmalardan çok daha kolay olduğunu, gerçekleştiğini göreceksin.

Burada da sana bir tavsiyem olacak. Okuduğun materyaller zor olmasın. Herkes gazete okumanı veya roman okumanı tavsiye edebilir ama buradaki sayısız bilinmeyen kelime hem okumanın zevkini kaçırır hem de zaten bu kelimelerin yüzde doksanını gerçek hayatta kullanmazsın.

Bu çerçevede sana tavsiyem okumaktan hoşlanacağın basit metinleri tercih etmendir. Ben kendi adıma klasikleri yani klasik romanları okumayı çok seviyordum. Ama bu kitapların yeni İngilizce öğrenenler ve çocuklar için yazılmış versiyonları mevcuttur. Hem kısadırlar hem de anlaması kolaydırlar. Bir de daha önceden bu klasikleri okumuşsan anlamı kavramak senin için hiç zor olmayacaktır. Bu şekilde yüzlerce eseri internette kısa bir araştırma ile ücretsiz olarak bulabilirsin(örneğin www.gutenberg.org).

Ayrıca iyi bir yabancı dil konuşmak için çok kelime bilinmesini tavsiye edenlere de mesafeliyim açıkçası. Bence bildiğin kelimelerde ve konuşma ifadelerinde uzmanlaşmak ve ustalaşmak çok daha önemlidir. Bu çerçevede dil öğrenmeyi uzun bir süreç olarak alıp olabildiğince çok konuşmak kültürel materyal tüketmek çok çok daha önemlidir. Bu çaba çerçevesinde aynı kelimeler yüzlerce defa karşınıza çıktığında doğal olarak o kelimeleri ve ifadeleri çok iyi öğrenir ve ustalaşırsınız. Bilmediğiniz kelimeler geldiğinde bunları metindeki genel bağlamdan çıkarmaya çalışın. Bilmediğiniz bir kelime sıklıkla karşınıza çıkıyorsa bu sizin öğrenmeniz gereken bir kelime anlamına gelmektedir. Bunun dışında gerçekten okurken birçok defa karşınıza çıkan kelimeler dışındaki kelimeleri öğrenmemenizi tavsiye ederim.

Bu türden bir okuma çabası ile uzun vadede çok güçlü bir İngilizcenizin olacağından emin olabilirsiniz.