– Is there a bank near here?
(Buralarda bir banka var mı?)

– I go to the library to borrow books.
(Kitap ödünç almak için kütüphaneye giderim.)

– You should go to the post office if you want to send a letter.
(Eğer bir mektup göndermek istiyorsan postaneye gitmelisin.)

– Children go to the school every morning.
(Çocuklar her sabah okula gider.)

– The police station is opposite the fire station.
(Polis karakolu itfaiyenin karşısında.)

– I have a headache and I’m going to the hospital now.
(Başım ağrıyor ve şu an hastaneye gidiyorum.)

– My mother needs to take her medicines. I should go to a pharmacy and buy them.
(Annemin ilaçlarını alması lazım, bir eczaneye gidip ilaçları almalıyım.)

– This municipality building was builded in 1962.
(Bu belediye binası 1962’de yapılmış.)

– Let’s go to the park and play volleyball.
(Hadi parka gidip voleybol oynayalım.)

– My family and I go to the supermarket and do shopping every Friday.
(Ailem ve ben her Cuma süpermarkete gideriz ve alışveriş yaparız.)

– I will wait in front of the shopping center.
(Alışveriş merkezinin önünde bekleyeceğim.)

– I go to the greengrocer’s in our neighbourhood to buy fruit.
(Meyve almaya mahallemizdeki manava giderim.)

– Can you please buy a kilogram of meat from the butcher?
(Lütfen kasaptan bir kilogram et alabilir misin?)

– We will drink coffee at the café with my friends tomorrow.
(Yarın arkadaşlarımla kafede kahve içeceğiz.)

– I bought this teddy bear from the toy shop at the city center.
(Bu oyuncak ayıyı şehir merkezindeki oyuncak dükkanından aldım.)

– He bought this book for me from the book store in Berlin.
(O, bu kitabı benim için Berlin’deki bir kitap mağazasından almış.)

– There are different kindss of pets in a pet shop.
(Evcil hayvan dükkanında farklı türlerde evcil hayvanlar var.)

– They went to the zoo last weekend.
(Geçen hafta sonu hayvanat bahçesine gittiler.)

– What about going to the cinema?
(Sinemaya gitmeye ne dersin?)

– Is there a shoe store near nere?
(Buralarda bir ayakkabı mağazası var mı?)

– My car has no gasoline. Is there a gas station here?
(Arabamın hiç benzini yok. Burada bir benzin istasyonu var mı?)