Can Be Able To Ability-Modals Konu Anlatımı

CAN ve BE ABLE TO

 

  1. a) Can ve be able to, gücü yetme, yapabilirlik anlamlarında kullanılır. Can daha yaygın kullanılır.

 

I can speak two languages. /I am able to speak two languages.

(İki dil konuşabilirim)

We can paint the house bu ourselves. / We are able to paint the house by ourselves.

(Kendi başımıza evi boyayabiliriz)

Ostriches can’t fly. / Ostriches aren’t able to fly.

(Deve kuşları uçamaz)

George can’t read yet. /George isn’t able to read yet.

(George henüz okuyamaz)

Yakın gelecekte yapabileceğimiz, uygun olduğumuz eylemler için can kullanılabilir.

Today I’m busy but we can meet tomorrow.

(Bugün meşgulum ama yarın buluşabiliriz)

I can visit him on Sunday.

(Pazar günü onu ziyaret edebilirim)

 Will, -ing form, to infinitive yapılarıyla yapabilirlik ifade etmek için be able to kullanılır.

I will be able to cook after this course.

(Bu kurstan sonra yemek yapabileceğim)

Everyone would like to be able to predict the future.

(Herkes geleceği tahmin edebilmeyi ister)

Being able to speak English is necessary for everyone.

(İngilizce konuşabilmek herkese gerekli)

I have been able to drive since I was six.

(6 yaşından beri araba sürebiliyorum)

Ability in the past: could ve was/were able to

 

  1. b) Geçmişte yapabilirlik ifade etmek için hem could hem was/were able to kullanılabilir.

I could/was able to go to school by myself when I was at primary school.

(İlkokuldayken okula kandi başıma gidebilirdim)

I couldn’t/wasn’t able to cook before I got married.

(Evlenmeden önce yemek yapamazdım)

People could/were able to have a picnic in the city, but today there are buildings everywhere.

(İnsanlar şehirde piknik yapabilirlerdi, ama bugün heryerde bina var)

Jill couldn’t/wasn’t able to drive, so her father took her to school every morning.

(Jill araba süremiyordu bu yüzden babası her sabah onu okula götürürdü)

Geçmişte tek bir eylemin mümkün olup da yapıldığını, was/were able to ile ifade ederiz. Could bu anlamda kullanılmaz.

The test was quite difficult, but I was able to answer all the questions correctly.

(Test oldukça zordu ama tüm soruları doğru bir şekilde cevaplandırabildim)

 There was a long queue, but I was able to buy a ticket.

(Uzun bir kuyruk vardı ama bir bilet alabildim)

Bu anlamda was/were able to yerine managed to ve succeeded in –ing yapıları da kullanılabilir.

The test was quite difficult, but I managed answer all the questions correctly.

The test was quite difficult, but I succeded in answering all the questions correctly.

(Test oldukça zordu ama tüm soruları doğru bir şekilde cevaplandırabildim)

 

Duyu ve his belirten hear, see, understand, feel gibi fiillerle was/were able to değil could kullanılır.

A bird was hiding. I could see the bird and I cought it.

(Bir kuş saklanıyordu. Kuşu görebildim ve onu yakaladım)

 

I could understand the message.

(Mesajı anlayabildim)

Soru ve olumsuzlarda tüm fiillerle hem could hem was/were able to kullanılabilir, fakat could daha yaygındır.

I ran fast, but I couldn’t catch the bus.

(Hızlı koştum fakat otobüsü yakalayamadım)

We couldn’t find a ticket.

(Bir bilet bulamadık)

Could you repair the door yesterday?

(Dün kapıyı tamir edebildin mi?)