PERMISSION

  1. a) Can I? May I? Could I? ifadeleri izin isteme için kullanılabilir.

 

Can I use your pen? Of course you can.

(Kalemini kullanabilir miyim? Tabiki)

Could I go out tonight? I’m afraid you can’t.

(Bu gece dışarı çıkabilir miyim? Korkarım olmaz)

May I come in, sir? Yes, of course.

(Girebilir miyim? Tabiki)

 

  1. b) İzin verirken can, may kullanılır.

You can play in the front garden.

(Ön bahçede top oynayabilirsiniz)

You may take photos during the flight.

(Uçuş sırasında fotoğraf çekebilirsiniz)

 

  1. b) be allowed to, izin verilmek anlamında kullanılabilir. Can anlamında düşünebiliriz.

You are allowed to play in the front garden.

(Ön bahçede top oynayabilirsiniz)

You are allowed to use a calculator during the exam.

(Sınav sırasında hesap makinası kullanabilirsiniz)

Let + someone + fiil yapısı izin vermek anlamında kullanılabilir.

My parents let me wear make up.

(Anne babam benim makyaj yapmama izin verir)

The teacher let the students go out before the bell rang.

(Öğretmen öğrencilere zil çalmadan dışarı çıkarttı/çıkmalarına izin verdi)

 

  1. c) could ve was/were allowed to, geçmişteki izin anlamında kullanılabilir.

 

When I was a kid, I could/was allowed to watch TV until late.

(Ben çocukken, geç vakte kadar TV seyredebiliyordum)

We could /were allowed to use computers last year.

(Geçen yıl bilgisayarları kullanabiliyorduk)

Geçmişteki tek bir eylem için izin verilip de yapıldığını was/were allowed to ile ifade ederiz. Olumlu ifadelerde could kullanılmaz fakat olumsuz ve sorularda iki yapı da kullanılabilir. Bu durum could ve was/were able to arasındaki fark gibidir.

I was allowed to use a calculator during the exam, and I did well.

(Dün sınavda hesap makinası kullanabildim ve iyi yaptım)