COULD

 

  1. a) Could, “can” modal kelimesinin geçmiş zaman şekli olarak, geçmişteki yapabilirlik ifade ederken kullanılabilir.

 

I could write my name before I started school.

(Okula başlamadan önce adımı yazabilirdim/yazabiliyordum)

My grandfather could catch a lot of fish when he was young.

(Dedem geçken bir çok balık yakalayabilirdi)

Could you get 100 from maths, dad? Yes, I could.

(Baba matematikten 100 alabiliyor muydun? Evet alabiliyordum)

I could play the piano before the accident, but now I can’t.

(Kazadan önce piyano çalabiliyordum fakat şimdi çalamıyorum)

How could people communicate in the 12th century?

(12 yüzyılda insanlar nasıl iletişim kurabiliyordu?)

I couldn’t dance before having the zeybek course.

(Zeybek kursunu almadan önce zeybek oynayamıyordum)

 

Geçmişte bir durum için yapabildim edebildim anlamında could kullanılmaz. Could yerine was/were able to, managed to ifadeleri kullanılabilir.

 I was very tired yesterday, but I was able to finish the report by 12.

(Dün çok yorgundum fakat raporu 12’ye kadar bitirebildim)

They managed to paint the whole room yesterday.

(Dün tüm odayı boyayabildiler)

 

See, hear, understand gibi duyu fiilleriyle could kullanılır.

It was very dark last night, but I could see the footprints and followed them.

(Dün gece çok karanlıktı fakat ayak izlerini görebildim ve onları takip ettim)

Soru ve olumsuzlarda could hem duyu fiilleriyle hem diğer fiillerle kullanılabilir.

Could you find a ticket?

(Bir bilet bulabildin mi?)

They couldn’t finish the race last week.

(Geçen hafta yarışmayı bitiremediler.)

 

  1. b) Could, şimdiki veya gelecekteki zayıf bir ihtimal için kullanılabilir. Bu kullanımda anlamı geçmiş zaman değildir.

 

It could be cold tomorrow.

(Yarın soğuk olabilir)

Our neighbours could visit us this evening.

(Komşularımız bu akşam bizi ziyaret edebilir)

 “Where is John?” “I’m not sure, but he could be sitting in the living room.”

(John nerede? Emin değilim ama oturma odasında oturuyor olabilir)

 

Sorularda ihtimal sormak için kullanılabilir.

There’s a man in the garden. Who could he be?

(Bahçede bir adam var. Kim olabilir?)

 

 

Couldn’t, ise “olamaz imkansız” anlamı verir:

It couldn’t be cold tomorrow, the weather is cloudy.

(Yarın soğuk olamaz (yani soğuk olmayacağına eminim), hava bulutlu)

 

  1. c) Could, öneri ve teklif anlamında kullanılabilir.

 

We could go to the cinema.

(Sinemaya gidebiliriz)

 

I could bring you something to eat.

(Sana yiyecek birşey getirebilirim)

 

  1. d) Could you, çok kibar rica ifadelerinde kullanılabilir.

Could you please explain the exercise, Mrs Purple?

(Lütfen bu alıştırmayı açıklayabilir misiniz?)

Could you give me the documents?

(Belgeleri bana verebilir misiniz?)

 

  1. e) Could I/could we, çok kibar izin ve isteklerde kullanılabilir.

Could I have one more coffee?

(Bir kahve daha alabilir miyim?)

Could I leave the office?

(Ofisten ayrılabilir miyiz?)

 

  1. f) Geçmişte izin anlamında kullanılabilir.

I could play computer games for hours when I was a little kid.

(Ben küçük bir çocukken saatlerce bilgisayar oyunları oynayabilirdim)

 

  1. g) Geçmişteki genelde olabilirlik.

Countries could fight in a few hours in the past.

(Geçmişte ülkeler bir kaç saatte savaşabilirlerdi)

Bu konuda could ve couldn’t nerelerde ve nasıl kullanılır örnekleriyle anlatmaya çalıştık umarız faydalı olmuştur.