Cümlenin Ögeleri – Dilbilgisi Terimleri / Parts of Speech – Grammatical Terms

Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda cümlenin ögeleri (parts of speechile ilgili hazırladığımız konu anlatımı ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz.

Bu konumuzda ‘parts of speech’ yani cümlenin ögeleri olarak bahsedilecek olan aşağıda verdiğimiz sekiz gruptan oluşmaktadır. Bunlar:

Adjective – Sıfat
Adverb – Zarf
Conjunction – Bağlaç
Interjection – Ünlem
Noun – İsim
Preposition – Edat
Pronouns – Zamir ve
Verb – Fiil olarak sıralanabilir.

Cümledeki işlevine bağlı olarak bir cümledeki her kelime ya da tamlama yukarıda verilen ögelerden biri olarak nitelendirilebilir. İngilizce bir cümlede bir işlevde bulunan bir kelimenin başka bir cümlede başka bir işlevde kullanılabileceğini unutmayınız. Örneğin ‘well’ kelimesini buna örnek olarak kullanacak olursak;

We need to dig a well. | Noun – İsim
Bir kuyu kazmamız gerek.

She looks well. | Adjective – Sıfat
İyi görünüyor.

He plays well. | Adverb – Zarf
İyi oynar.

Well, fair enough! | Interjection – Ünlem
Peki, öyle olsun!

His eyes welled up as she left the room. | Verb – Fiil
Odadan çıktığında gözleri doldu.

Aşağıda verilen tabloda bu ögelerin kısa açıklamaları ve örnekleri verilmiştir, inceleyiniz.

Öge               Temel İşlevi

Adjective Sıfat
bir isim ya da zamiri niteler
Örnekler: sad, blue, rich 

Cümle içinde örnek: That was an enormous dog.
(‘enormous’ sıfatı ‘dog’ ismini nitelemektedir.)

Adverb Zarf bir fiil, sıfat ya da başka bir zarfı niteler
Örnekler: sadly, firmly, sometimes 

Cümle içinde örnek: We walked smartly to the counter.
(‘smartly’ zarfı ‘walk’ fiilini nitelemektedir.)

Conjunction Bağlaç kelime ve ifadeleri birleştirir
Örnekler: or, and, but, 

Cümle içinde örnek:  I think they were Liam and Mark.
(‘and’ bağlacı Liam ve Mark isimlerini bağlamaktadır.)

Interjection Ünlem duygu belirtir
Örnekler: aha, oops, well 

Cümle içinde örnek: Ouch, that really hurt.
(‘Ouch’ ünlemi acıyı ifade etmektedir.)

Noun İsim bir kişi, mekan ya da şeyi adlandırır
Örnekler: woman, town, playing 

Cümle içinde örnek: I want to speak to your leader.
(‘leader’ ismi bir kişiyi adlandırmak için kullanılmıştır.)

Preposition Edat bir isim ya da zamirin cümledeki diğer kelimelerle ilişkisini ifade eder
Örnekler: on, in, near, at, with 

Cümle içinde örnek: Tim sang with Jimmy.
(‘with’ edatı Tim, sang ve Jimmy kelimeleri arasındaki ilişkiyi göstermektedir.)

Pronoun Zamir bir ismin yerine geçer
Örnekler: I, me, you, he, she, we, us, they 

Cümle içinde örnek: Alice is funny. She is also smart.
(‘She’ zamiri ‘Alice’ ismi yerine kullanılmıştır.)

Verb Fiil bir olay ya da durumu belirtir
Örnekler: play, guess, work, write, think, exist, be 

Cümle içinde örnek: Sarah works as a waitress now. She was unemployed.
(‘works’ fiili bir eylemi, ‘was’ fiili ise bir durumu belirtmektedir.)