– Jack and Jane love playing football, but they hate volleyball.
(Jack ve Jane futbol oynamayı çok seviyor, ama voleyboldan nefret ediyorlar.)

– My favorite sport is basketball.
(En sevdiğim spor basketbol.)

– Handball is a very hard sport.
(Hentbol çok zor bir spordur.)

– I jog every morning.
(Her sabah tempolu koşu yaparım.)

– I like trekking and diving.
(Doğa yürüyüşünü ve dalış yapmayı severim.)

– She lifts weights.
(O ağırlık kaldırır.)

– My friends and I skate every afternoon.
(Arkadaşlarım ve ben her öğleden sonra paten yaparız.)

– Doing sit-ups helps you to lose weight.
(Mekik çekmek kilo vermene yardımcı olur.)

– My elder brother chins up every morning to keep fit.
(Abim formda kalmak için her sabah barfiks çeker.)

– My mother and I go for a walk after dinner.
(Annem ve ben akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkarız.)

– Swimming works all your muscles.
(Yüzme tüm kaslarını çalıştırır.)

– Cycling is healthy for your legs.
(Bisiklet sürmek bacakların için sağlıklıdır.)

– I love wind surfing.
(Rüzgar sörfünü çok severim.)

– I am not good at ice-skating.
(Buz pateninde iyi değilim.)

– Tina does gymnastics to keep fit.
(Tina formda kalmak için jimnastik yapar.)

– Doing push-ups is really hard.
(Şınav çekmek gerçekten zor.)

– Parasailing is very enjoyable.
(Deniz paraşütü çok eğlenceli.)

– Do you exercise regularly?
(Düzenli olarak egzersiz yapar mısın?)

– Emily has tennis course every Tuesday.
(Emily’nin her Salı tenis kursu var.)