Alışkanlıklardan bahseden modal listesi aşağıdaki gibidir.

a) Used to

Eskiden yaptığımız ancak şu an yapmadığımız alışkanlıklardan bahsederken kullanılır.

Olumlu cümleler:

I used to go swimming every weekend in my childhood.

(Çocukluğumda her hafta sonu yüzmeye giderdim)

My father used to smoke in the past, but now he doesn’t.

(Babam eskiden sigara içerdi ama şimdi içmez)

People used to visit each other more often in the past.

(İnsanlar geçmişte birbirlerini daha çok ziyaret ederdi)

I used to eat my fingernails.

( Eskiden tırnaklarımı yerdim.)

She used to work at the hospital.

( Hastanede çalışırdı.)

 

Olumsuz cümleler:

Yapı içinde didn’t olduğu için use kelimesi sonuna “d” gelmez. Use to olarak kullanılır.

I didn’t use to like history at school, but now I like it a lot.

(Ben okulda tarihi sevmezdim ama şimdi bayılırım)

Jill didn’t use to have a car in the past. Today she is driving a Jaguar.

(Jill’in eskiden arabası yoktu. Bugün Jaguar sürüyor)

My dad didn’t use to have a smartphone.

( Babamın eskiden akıllı telefonu yoktu.)

We didn’t use to use computers.

( Eskiden bilgisayar kullanmazdık.)

My mother didn’t use to read English books.

( Annem İngilizce kitaplar okumazdı.)

 

Soru cümleleri:

Yapı içinde did olduğu için use kelimesi sonuna “d” gelmez. Use to olarak kullanılır.

Did you use to be late for school often, dad? Yes, I did.

(Baba okula sık sık geç kalır mıydın? Evet kalırdım.)

Did he use to go to work on foot? No, he didn’t.

( Eskiden işe yürüyerek mi giderdi? Hayır gitmezdi.)

What did you use to do in your childhood? I used to water   flowers.

( Çocukluğunda ne yapardın? Çiçek sulardım.)

Did you use to drink milk when you were a child?

(Sen çocukken süt içer miydin?)

 

b) would

I would fly a kite when I was a child.

(Ben çocukken uçurtma uçururdum)

John would play football at university.

(John üniversitede futbol oynardı)

We would hunt birds when we were little.

( Küçükken kuş avlardık.)

They would eat in the candle light.

( Mum ışığında yemek yerlerdi.)

She would sing a song.

( Şarkı söylerdi.)

 

c) BE USED TO:

Şu anla ilgili alışkanlıklarda am/is/ are used to kullanılır.

I am used to getting up early.

(Sabahları erken kalkmaya alıştım.)

You are used to studying until late hours.

( Geç saatlere kadar ders çalışmaya alıştın.)

He is used to working in that company.

( O şirkette çalışmaya alıştı.)

 

Geçmişe ait alışkanlıklarda was/were used to kullanılır.

They were used to the heavy traffic when they were in London.

(Londra’da iken ağır trafiğe alışkınlardı.)

He was used to speaking Spanish at home and speak French at work.

( Evde İspanyolca, işte Fransızca konuşmaya alışkındı.)

 

be / become / get used to herhangi bir şeye veya olaya alışık olma durumlarını izah etmede kullanılmaktadır. Bu kullanım, used to kalıbında olduğu gibi eskiden yapılan alışkanlıkları ifade etmez. Şimdiki zamanda bir kişinin herhangi bir eyleme veya duruma alışmış olduğunu ifade eder.

You’ll soon get used to driving your new car.

(Kısa zaman sonra yeni arabanızı kullanmaya alışacaksınız.)

My family has become used to living in a cosmopolitan city like Istanbul for many years.

(Ailem İstanbul gibi bir kozmopolit şehirde yıllardır yaşamaya alışkındır.)

The students will soon get used to the school and to their new friends.

(Talebeler çok geçmeden okula ve yeni arkadaşlarına alışacaklar.)