Have to,Has to Konu Anlatımı ve Cümle Örnekleri

 

  1. a) Have to/has to: Have to/has to yapısı zorunluluk ve gereklilik belirtir. Özellikle kanun kural veya başka bir dış etmenden dolayı yapmak zorunda olduğumuz eylemleri ifade ederiz.

 

 

I have to wear a tie at work.

(İşte kravat takmak zorundayım)

 

People have to have an identity card.

(İnsanlar bir kimlik belgesine sahip olmak zorunda)

 

We have to stay at the hotel tonight.

(Bu gece otelde kalmak zorundayız)

 

Özne he, she, it olduğu zaman has to kullanılır.

 

Mrs Jelly has to work seven days.

(Bayan Jelly yedi gün çalışmak zorunda)

 

Selin is a teacher. She has to make lesson plans.

(Selin bir öğretmendir. Ders planı yapmak zorunda)

 

Have to yapısı normal bir fiil gibi tense’lerle kullanılır. Olumsuz ve soru şekli present simple tense’e uyar. Yani “I, you, we, they” özneleri ile “do”; “he, she, it” ile “does” yardımcı fiili kullanılarak olumsuz ve soru şekilleri yapılır.

 

Olumsuz şekli “don’t have to” “doesn’t have to” şeklindedir.  Olumsuzu gerek yok, zorunda değil anlamı verir; ama yasaklama belirtmez.

 

I don’t have to clean the house.

(Evi temizlemek zorunda değilim)

 

We don’t have to get up early.

(Erken kalkmak zorunda değiliz)

 

Students don’t have to get project homework from every course.

(Öğrenciler her dersten proje ödevi almak zorunda değil)

 

People don’t have to be rich to be happy.

(İnsanlar mutlu olmak için zengin olmak zorunda değil.)

 

You don’t want to come with us if you don’t want to.

(Eğer gelmek istemiyorsan bizimle gelmek zorunda değilsin)

 

My father doesn’t have to go to work on weekends.

(Babam hafta sonları çalışmak zorunda değil.)

 

Jill doesn’t have to water the garden. It’s raining.

(Jill bahçeyi sulamak zorunda değil. Yağmur yağıyor)

 

Soru yapısı I, you, we, they özneleriyle “do – have to”, he, she, it ile “does – have to” şeklinde yapılır:

 

Do you have to work hard?

(Sıkı çalışmak zorunda mısın?)

 

Does she have to get up early?

(O erken kalkmak zorunda mı?)

 

What do we have to do during the meeting?

(Miting sırasında ne yapmak zorundayız?)

 

Why does he have to wait outside?

(Niçin dışarda beklemek zorunda?)

 

Have to yapısı normal bir fiil gibi tense’lerle kullanılır. Past simple (geçmiş zaman ) ile kullanımına örnekler.

 

My grandfather had to wear a black school uniform.

(Dedem siyah okul forması giymek zorundaydı)

 

I had to take a taxi yesterday.

(Dün taksi tutmak zorunda kaldım)

 

We didn’t have to water the garden because it was raining.

(Bahçeyi sulamak zorunda değildik çünkü yağmur yağıyordu)

 

Present perfect simple (have/has + V3 yapısı)  ile kullanımı:

 

John has had to wear glasses since he was 8.

(John 8 yaşından beri gözlük takmak zorunda)

 

Will ile kullanımı:

 

Turkey will have to import food because we are building houses on fertile fields.

(Türkiye yiyecek ithal etmek zorunda kalacak çünkü verimli alanlara evler dikiyoruz)