– I booked a room in a five-star hotel for holiday.
(Tatil için beş yıldızlı bir otelde oda rezervasyonu yaptım.)

– A hotel provides accomodation exchange for money.
(Bir otel para karşılığında konaklama sağlar.)

– This hotel is an all-inclusive one.
(Bu otel her şey dahil bir otel.)

– Motels are cheaper than hotels.
(Moteller otellerden daha ucuzdur.)

– A bellboy carries luggages.
(Bir komi valizleri taşır.)

– A housekeeper cleans the rooms.
(Otel kat görevlisi odaları temizler.)

– There are a lot of facilities at hotels.
(Otellerde birçok imkan vardır.)

– I’ll wait you at the lobby.
(Seni lobide bekleyeceğim.)

– The hotel has an indoor pool.
(Otelin kapalı havuzu var.)

– My uncle is a hotel manager.
(Amcam bir otel müdürü.)

– You can take your keys from the receptionist.
(Anahtarlarınızı resepsiyonistten alabilirsiniz.)

– A lifeguard is a person, who saves drowning people.
(Cankurtaran, boğulan insanları kurtaran biridir.)

– Room service will bring some food.
(Oda servisi biraz yiyecek getirecek.)

– I will have dinner at the hotel restaurant.
(Akşam yemeğini otel restoranında yiyeceğim.)

– There is hot tub in the hotel.
(Otelde jakuzi var.)

– We serve all our guests equally.
(Tüm misafirlerimize eşit hizmet ederiz.)

– Reservation is booking a room before you go to the hotel.
(Rezervasyon otele gitmeden önce oda ayırtmaktır.)

– We want to check out.
(Otelden ayrılmak istiyoruz.)

– Can I check in?
(Kaydımı yaptırabilir miyim?)