If Clause ile Kullanabileceğimiz Zamanlar Type 2

Type 2: If Cümlesi ile Kullanabileceğimiz Zamanlar

1-      Temel Cümlede Kullanılabilecek Yapılar
a-      Would and would be going

You are not rich, so you can’t buy that Jaguar.
Zengin değilsin o yüzden o Jaguar’ı alamazsın.
If I were rich, I would buy that Jaguar.
Zengin olsaydım o Jaguar’ı alırdım.

I don’t know Italian, so I will have trouble on my trip to Italy.
İtalyanca bilmiyorum bu yüzden İtalya seyahatimde sıkıntı çekeceğim.
If I knew Italian, I wouldn’t have trouble on my trip to Italy.
İtalyanca bilseydim İtalya seyahatimden sıkıntı çekmezdim.

I have a very hard exam tomorrow, so I’m studying hard right now.
Yarın çok zor bir sınavım var o yüzden şimdi çok sıkı çalışıyorum.
If I didn’t have a very hard exam tomorrow, I wouldn’t be studying hard right now.
Yarın çok zor bir sınavım olmasaydı şimdi böyle sıkı çalışıyor olmazdım.

b-      Could, would be able to, might and would have to

I don’t know any Italian, so I can’t help you with your Italian assignment now.
Hiç İtalyanca bilmiyorum o yüzden şimdi sana İtalyanca ödevinde yardımcı olamam.
If I knew some Italian, I could help you with your Italian assignment now.
Biraz İtalyanca bilseydim şimdi sana İtalyanca ödevinde yardım edebilirdim. (anlam: şimdiki zaman)

I won’t have any time tomorrow, so I can’t / won’t be able to help you with the painting.
Yarın hiç vaktim yok o yüzden sana boyama işinde yardımcı olamayacağım.
If I had some time tomorrow, I could / would be able to help you with the painting.
Yarın biraz vaktim olsaydı sana boyama işinde yardımcı olurdum. (anlam: gelecek zaman)

Tomorrow is a national holiday, so my family and I can / will be able to have a garden party together.
Yarın resmi tatil o yüzden ailemle birlikte bahçe partisi yapabiliriz.
If tomorrow weren’t a national holiday, my family and I couldn’t / wouldn’t be able to have a garden party together.
Yarın resmi tatil olmasaydı ailemle birlikte bahçe partisi yapamayacaktık.

Peter can’t get the job, because he can’t speak Turkish.
Peter işi alamaz çünkü Türkçe bilmiyor.
If Peter could speak Turkish, he might / could get the job.
Peter Türkçe bilseydi işi alabilirdi.

I have a presentation tomorrow, so I have to study for it tonight.
Yarın sunum var o yüzden bu gece ona çalışmalıyım.
If I didn’t have a presentation tomorrow, I wouldn’t have to study tonight.
Yarın sunumum olmasaydı bu gece çalışmak zorunda kalmazdım.

Because she is already good at driving, she doesn’t have to practice for the driving test now.
Zaten direksiyonu iyi olduğu için şu anda direksiyon sınavı için pratik yapmasına gerek yok.
If she weren’t good at driving, she would have to practice for the driving test now.
Direksiyonu zayıf olsaydı şu anda direksiyon sınavı için pratik yapmak zorunda olurdu.

2-      “If”li Cümlede Kullanılabilecek Yapılar
a-      “Be”nin geçmiş hali (was / were) / Past form of “be”

Daha önce verdiğimiz örneklerde dikkat ettiyseniz “if”li cümlede “be” fiilini bütün özneler için “were” şeklinde kullandık. Her ne kadar “I, he, she, it” özneleri için “was” kullanımı mümkün olsa da bütün özneler için bu tür yapıda “were” kullanımı daha yaygındır. Örneğin;
It is very cold now, so we can’t go out for a walk.
Hava çok soğuk o yüzden dışarı yürüyüşe çıkamayız.
If it weren’t very cold now, we could go out for a walk. (anlam: şimdiki zaman)
Hava çok soğuk olmasaydı dışarı yürüyüşe çıkardık.

We will be out of the country next week, so they can’t visit us.
Haftaya yurtdışında olacağız o yüzden bize gelemezler.
If we weren’t out of the country next week, they would / could visit us. (anlam: gelecek zaman)
Haftaya yurtdışında olmayacak olsaydık bizi gelebilirlerdi.

If I were you, I would stop working there. Your wage is below the minimum level.
Senin yerinde olsam işi bırakırdım. Maaşın asgari ücretten az.

b-      Past Tense

“If”li cümlede “past tense” kullanılıyorsa anlam “present” ya da “future”dir. Örneğin;
My brother doesn’t know that I’ve come back from abroad, so he won’t come to see me tonight.
Abim yurtdışından döndüğümü bilmiyor o yüzden bu gece beni görmeye gelmez.
If he knew that I’d come back from abroad, he would come to see me tonight. (anlam: şimdiki zaman)
Benim yurtdışından döndüğümü bilseydi bu gece beni görmeye gelirdi.

His friends won’t come to his birthday party tomorrow, and he is disappointed.
Arkadaşları onun doğum günü partisi gelmeyecek o yüzden üzgün.
If his friends came to his birthday party, he would be very happy. (anlam: gelecek zaman)
Arkadaşları onun doğum günü partisine gelseydi çok mutlu olurdu.

Simple Past yerine “was to do / were to do” yapısı eğer “if”li cümlede anlam gelecek zamanı ilgilendiriyor ise kullanılabilir. Örneğin;

Gerçek :              I will help her tomorrow, so she won’t have any difficulty painting her house on her own.
Ona yarın yardım edeceğim böylece evini boyarken tek başına zorlanmayacak.
Şartlı :                 If I didn’t help / weren’t to help her tomorrow, she would have some difficulty painting her house on her own.
Yarın ona yardım etmeyecek olsam, kendi başına evini boyarken zorlanacak.

Gerçek :              I won’t resign from my job.
İşimi bırakmam.
Şartlı :                 If I resigned / were to resign I wouldn’t find another one so well-paid.
Bırakacak olursam böyle ücreti iyi olanı bulamam.

c-       Past Continuous Tense (was / were going)

“If”li cümlede “was / were going” gibi bir yapı; devam etmekte olan bir eylemin (am / is / are going) tersi düşünülerek koşul cümlesi oluşturulması halinde kullanılabilir. Örnek verecek olursak;
Zack is sleeping now, so he can’t help us.
Zack şu anda uyuyor o yüzden bize yardım edemez.
If Zack weren’t sleeping now, he could help us.
Eğer Zack şu anda uyumuyor olsaydı bize yardım edebilirdi.

I am working now, so I can’t go out with you.
Şu anda çalışıyorum o yüzden seninle çıkamam.
If I weren’t working now I would go out with you.
Şimdi çalışıyor olmasaydım seninle çıkardım.

d-      Could and had to

Sarah can’t leave the school early today, so she can’t meet us to go the theatre.
Sarah bugün okuldan erken çıkamaz o yüzden tiyatroya bizimle gelemez.
If Sarah could leave the school early today, we could go to the theatre together.
Sarah bugün okuldan erken çıkabilseydi, tiyatroya beraber giderdik.

I don’t have to get up early tomorrow, so I don’t have to go to bed early tonight.
Yarın erken kalmak zorunda değilim o yüzden bu gece geç yatabilirim.
If I had to get up early tomorrow, I would have to go to bed early tonight.
Yarın erken kalmak zorunda olsaydım bu gece erken yatmak zorunda kalırdım.

e-      Should

Daha önceki konumuzda belirttiğimiz type 1’de de olduğu gibi type 2 “if”li cümlede “should” kullanmak olasılığın daha az olduğunu belirtir. Örneğin;
If I were to see her tomorrow, I would give her your message.
Yarın onu görecek olursam, mesajını iletirim.
If I should see her tomorrow, I would give her your message.
Olurda yarın onu görürsem, mesajını iletirim.

If there were another world war, it would be the last.
Eğer bir dünya savaşı daha olursa bu sonuncusu olur.
If there should be another world war, it would be the last.
Eğer olurda bir dünya savaşı daha olursa bu sonuncusu olur.