İLK YAZIM VE MERHABA

Ahmet Tingir Beyin nazik daveti üzerine, kendisine teşekkür ederek, bu güzel sayfada da orijinal yazılarımla misafiriniz olmaya karar verdim. Yazılarım, sayfanın doğasına uygunluk içinde,  yabancı dil ve özellikle İngilizce öğrenimiyle ilgili olacak. Uzun zamandır kendi bloglarımda bu konularda yazmaktayım; gözlem ve fikirlerimi bu sayfada sizlerle paylaşmaktan da büyük keyif alacağımdan eminim.

İngilizce dersleri vermenin yanı sıra, İngilizce-yabancı dil öğrenimi danışmanlığı da yapmaktayım. Yani İngilizce-yabancı dil öğrenen veya öğrenmek isteyen kişilere, yine onlarla konuşarak, onların amaç, hedef, öğrenme tarzlarına ve mizaçlarına uygun bir yol haritası çizmekteyim. Ardından da onlara uygun kaynaklar ve yöntemler önermekteyim. Dolayısıyla şunu sürekli olarak görüyorum: İngilizce öğrenen birisi için en önemli şey, konuya bakış açısıdır. Eğer kişiler, konuya doğru bir şekilde bakmıyorlarsa, çokça zaman ve para harcadıkları hâlde, verimli sonuçlar alamıyorlar.

Sözgelimi İngilizce’yi birçok avantaj sağlayabilen bir araç veya bir arkadaş olarak değil de, bir “baş belası” olarak görmek yaygın bir hatadır. Hâlbuki bu bakış açısı, İngilizce ile aranızı bozmaktan başka bir işe yaramaz. Herhangi bir insana beş belası gibi davrandığınızı düşünün: O kişi, gerçekten de sizin için bir sorun teşkil etmeye başlar. İngilizce de böyledir. Ona bir arkadaş gibi değil de, bir baş belası gibi davrandığınız zaman, gerçekten de size “baş belası” olmaya başlayacaktır. Aslında İngilizce bir baş belası değildir, ama siz böyle hissedeceksiniz.

Dolayısıyla, İngilizce öğrencilerimin veya bana danışanların öncelikle İngilizce’ye ve İngilizce öğrenmeye karşı neler hissettiklerini ve bu iki konudaki düşüncelerini onlarla birlikte ele alırım. Çünkü İngilizce’ye ve İngilizce öğrenmeye sıkıntılı ve gereksiz bir süreç olarak bakmaktan vazgeçen kişilerin yabancı dil öğreniminde çok daha başarılı olduklarını görmekteyim.

İngilizce öğrenme konusunda ikinci önemli nokta, anadil, ders kitapları, filmler, hikâye kitapları, internet, gramer gibi unsurlara nasıl bakılacağı ve bunların nasıl kullanılacağıdır. Sözgelimi İngilizce bir hikâye kitabı okumak istediğiniz zaman ağır bir kitap seçip, sıklıkla sözlüğe bakarsanız, okuma çalışmanız verimli olmaz. Onun yerine hafif bir kitap seçip, konusunu sözlüğe mümkün olduğu kadar az bakarak-çözmeye çalışırsanız, daha verimli olur. Sözlük çalışması için kısa metinler seçmelisiniz. Bu türden tavsiyelerimin sebeplerini sonraki yazılarımda açıklamaya çalışacağım.

Bu güzel ve içerik açısından oldukça zengin sayfada, sizlerle yeniden buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın.

Savaş ŞENEL

İngilizce Öğretmeni

Eğitim Danışmanı

İletişim ve Yazarlık Koçu

Savassenel@gmail.com

Savassenel.com