VERBS NOT USED WITH CONTINUOUS TENSES

(İngilizce Continuous Tense’lerle kullanılmayan fiiller)

 

Like, know, need gibi bazı fiilleri, fiillerin –ing takısı aldığı continuous tense’lerde kullanmayız. “I like football” deriz; I’m liking football denilmez. Bu fiiller bir durum belirtir, yapılan fiziki veya zihinsel bir eylem yoktur. Bu fiillere “non-continuous”, “stative” veya “state” verbs denir. Aşağıda gruplandırılmıştır.

 

  • Verbs of feeling and thinking (His ve düşünce fiilleri)

 

Think (sanmak, inanmak), believe (inanmak), know (bilmek), understand (anlamak), see ( anlamak), suppose (sanmak, farzetmek), mean (anlamına gelmek; demek istemek) , remember (hatırlamak), forget (unutmak), imagine (hayal etmek, düşünmek) , recognise (tanımak), realize (farkına varmak, anlamak), hope (ümit etmek), guess (sanmak, tahmin etmek), matter (mesele olmak, önemli olmak) deserve (hak etmek), need (ihtiyaç duymak), like (sevmek, hoşlanmak), dislike (sevmemek), hate (nefret etmek), love (sevmek), prefer (tercih etmek), want (istemek), wish (dilemek), require (ihtiyaç duymak)

 

  • Verbs of perception and being (Algı ve durum fiilleri)

 

Bu fiiller “linking verbs” olarak da adlandırılır. Özne ve sıfatları bağlar.

 

Seem, sound, taste, smell, feel, taste, look, appear, resemble, keep, be (am, is are)

 

  • Verbs of possession (sahiplik bildiren fiiller)

 

Have (sahip olmak anlamında), own (sahip olmak), possess (sahip olmak), belong to (ait olmak), owe (borçlu olmak)

 

  • Measurement states (ölçü durumunu bildiren fiiller)

 

include (içermek, dahil etmek), cost (mal olmak), contain (içermek), weigh (ağırlığı ifade eder), fit (uymak), consist of (ibaret olmak), equal (eşit olmak)

 

VERBS THAT CAN BE STATE OR ACTION VERBS

(Durum veya eylem bildirebilen fiiller)

 

■ Have, think, be, see, look, smell, feel, weigh, taste, fit, appear fiilleri bir anlamda bir durum, başka bir anlamda bir eylem ifade eder. Bu fiilleri şimdi yapılmakta olan bir eylemi ifade etmek için kullandığımızda, continuous tense’lerle kullanabiliriz.

 

  • Have

 

I have a car.

(Bir arabam var, sahip olma durumu var yapılan bir eylem yok)

 

I’m having dinner now.

(Şimdi akşam yemeğini yiyorum. Bu cümlede yemek eylemi var)

 

  • Think

 

I think you are right.

(Bence haklısın. Fikrimiz belirtiliyor)

 

Mmm… I’m thinking.

(Düşünüyorum –düşünme eylemi)

 

  • Be

 

You’re rude.

(Sen kabasın. Bir durum belirtiliyor)

 

You’re being rude these days.

(Bugünlerde kaba oluyorsun. / davranıyorsun.)

 

  • See

 

I see what you mean.

(Demek istediğini anlıyorum)

 

I’m seeing the doctor tomorrow.

(Yarın doktoru  ziyaret ediyorum)

 

  • Look

 

The picture looks wonderful.

(Resim harika görünüyor)

 

The boy is looking outside.

(Çocuk dışarıya bakıyor)

 

  • Smell

 

This perfume smells nice.

(Bu parfüm hoş kokuyor)

 

The woman is smelling the rose.

(Kadın gülü kokluyor)

 

 

■ Feel, ache, hurt  fiilleri bir kişinin fiziksel duyularını ifade ederken, look da bir kişinin görünüşünü ifade ederken iki şekilde de kullanılabilir.

 

I feel ill. / I’m feeling ill.

(Kendimi hasta hissediyorum)

 

My back aches. / My back is aching.

(Sırtım ağrıyor)

 

■ See, hear, smell, feel, understand, remember gibi his ve düşünce fiillerini can ve could ile kullanmak oldukça yaygındır.

 

Can you hear me?

(Beni duyabiliyor musun?)

 

I can see it.

(Onu görebiliyorum)