İngilizce Deyimler

İngilizce You’ve Got Rocks In Your Head Deyimi Türkçe Açıklaması

You’ve Got Rocks In Your Head

(ABD) Çok zeki, çok bilgili kimse.


İngilizce You’ve Made Your Bed- You’ll Have To Lie In It Deyimi Türkçe Açıklaması

You’ve Made Your Bed- You’ll Have To Lie In It

Gerçekleştirilen eylemlerin sonuçlarına katlanılması gerektiğini vurgular.


İngilizce Young Blood Deyimi Türkçe Açıklaması

Young Blood

Yeni fikirler ve farklı bakış açılarına sahip kimseler.


İngilizce Young Turk Deyimi Türkçe Açıklaması

Young Turk

Bir şirket, kurum ya da ekibe yeni gelen, asi ve zapt edilmesi zor genç.


İngilizce Your Belly Button Is Bigger Than Your Stomach Deyimi Türkçe Açıklaması

Your Belly Button Is Bigger Than Your Stomach

İdare edebileceğinden yahut yerine getirebileceğinden daha fazla sorumluluk üstlenmek.


İngilizce Your Call Deyimi Türkçe Açıklaması

Your Call

“Sana kalmış!”; “Karar senin!”.


İngilizce You Are What You Eat Deyimi Türkçe Açıklaması

You Are What You Eat

Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı beslenmenin önemini vurgular.


İngilizce You Can Catch More Flies With Honey Than With Vinegar Deyimi Türkçe Açıklaması

You Can Catch More Flies With Honey Than With Vinegar

Nazik savlar ve övgüler kullanarak insanları ikna etmenin, zıtlaşmacı ve saldırgan bir tavra kıyasla daha kolay olacağını vurgular.


İngilizce You Can Choose Your Friends, But You Can’t Choose Your Family Deyimi Türkçe Açıklaması

You Can Choose Your Friends But You Can’t Choose Your Family

Hayatta her şeyin seçilemeyeceğini ve bu yüzden olanı olduğu gibi kabul edip değer vermek gerektiğini vurgular.


İngilizce You Can Lead A Horse To Water, But You Can’t Make It Drink Deyimi Türkçe Açıklaması

You Can Lead A Horse To Water But You Can’t Make It Drink

İnsanlara nasihatte bulunmanın kolay olduğunu, fakat karşıdakinin bu nasihati tutmaya zorlanamayacağını vurgular.