İngilizce fiillerin tanımı

VERBS

(İngilizce Fiiller)

Verbs (fiiller), iş, oluş, değişim, durum bildiren kelimelerdir. Türkçede –mek, mak eki gibi, İngilizce’de fiillerin başında “to” kullanılabilir. To be (olmak), to play (oynamak) gibi.

 

Examples:

 

arrive (varmak, ulaşmak), ask (sormak), be (olmak), become (olmak), break (kırmak), buy (satın almak), call (telefon etmek; çağırmak, isimlendirmek), choose (seçmek), clean (temizlemek), close (kapamak), come (gelmek), cook (pişirmek, yemek yapmak), cut (kesmek), do (yapmak), eat (yemek), enjoy (sevmek, hoşlanmak; zevk almak), feel (hissetmek),  find (bulmak), finish (bitmek, bitirmek), fly (uçmak), follow (takip etmek), forget (unutmak), give (vermek), go (gitmek), have (sahip olmak), hear (işitmek), help (yardım etmek), leave (ayrılmak; bırakmak), like (sevmek, hoşlanmak),  listen (dinlemek), live (yaşamak), look (bakmak), lose (kaybetmek), make (yapmak), meet (karşılamak, karşılaşmak, buluşmak), open (açmak),  pass (geçmek), pay (ödemek), play (oynamak; müzik aleti vb. çalmak), put (koymak),  read (okumak), run (koşmak; çalışmak), say (söylemek, demek), see (görmek), sell (satmak), send (göndermek), set (kurmak), sit (oturmak), sleep (uyumak), speak (konuşmak), spend (harcamak), stand (dikelmek), start (başlamak), stay (kalmak), stop (durmak), study (ders çalışmak, incelemek, tahsil etmek), swim (yüzmek), take (almak; götürmek), tell (söylemek, anlatmak), think (sanmak, düşünmek), turn (dönmek, döndürmek), understand (anlamak), use (kullanmak), wait (beklemek), want (istemek), wash (yıkamak),  watch (izlemek), wear (giymek), win (yarış sınav vb. kazanmak), work (çalışmak), write (yazmak)

 

  • “Have” fiili ile bir çok eylem ifade edilebilir. Örnek:

 

have breakfast / lunch / dinner

have tea /coffee

have a baby

have a good time, have a nice day

have an accident

have a shower , have a hair cut

have an argument, have a problem, have fun

have a look, have a run

 

  • Do” ve “make” ile yapılan bazı eylemler:

 

do homework (ödev yapmak), do a favour (iyilik yapmak), do the crossword (bulmaca çözmek), do sports /aerobics (spor/aerobik yapmak), do shopping (alışveriş yapmak)

 

make a cake/sandwich (kek/sandviç yapmak), make a phone call (telefon konuşması yapmak), make a sound/noise (ses/gürültü yapmak), make progress (ilerlemek), make decision (karar vermek)

 

  • Bazı fiillerle, nesneden önce “to, at, about, for ” gibi edatlar kullanılır:

 

look at the picture (resme bakmak), speak to / talk to the teacher (öğretmenle konuşmak), listen to the radio (radyo dinlemek), wait for the bus (otobüs beklemek), look for the keys (anahtarları aramak), laugh at the clown (palyaçoya gülmek)

 

  • Phrasal verbs: give up (bırakmak), come across (karşılaşmak), grow up (büyümek, yetişmek), take off (elbise vb. çıkarmak), turn on / off (elektrikli alet açmak /kapamak).