İngilizce Hava Durumu ( English Weather )

Günlük konuşmalarda havadan sıkça söz edilir. Özellikle İngilizce konuşan toplumlarda havadan bahsederek konuşmaya başlanılması çok yaygındır. Havadan söz etmek için kullanılan yapıları öğrenerek günlük konuşmalarınız için iyi bir başlangıç yapmış olursunuz.

Hava söz konusu olduğunda özne olarak “it” kullanılır: “It is sunny – Hava güneşli / It is rainy – Hava yağmurlu” gibi.

Havanın nasıl olduğunu sormak istediğimizde birçok farklı yapıları kullanarak bunu yapabiliriz örneğin:

“What’s it like out (side)?

How’s the weather?

What’s the weather like?

What’s the temperature?

What’s the weather forecast?

Do you have rain?

It’s raining here, what’s it doing there?

Wonderful day, huh?”

gibi soru cümleleri ile hava hakkında konuşabiliriz.

 

Havadan bahsetmeyi öğrenirken genelde sıkça yapılan yanlış; havayı nitelemek için kullanılan isim, sıfat ve fiil kelimelerinin kullanım yerinin karıştırılmasıdır, örneğin:

“How’s the weather?” sorusuna “It is rain” şeklinde bir cevap veremeyiz. Ancak “it is raining” veya “it is rainy” şeklindeki kullanımların her ikisi de doğrudur.

What’s the weather like?

It is snow. Incorrect / Yanlış

It is snowing. Correct / Doğru

It is snowy. Correct / Doğru

Kısaca “it is + sıfat veya fiil + ing” İsim halini kullanmak istiyorsak o zaman “there is snow” şeklinde kullanılabilir.

What’s the weather forecast?

There is rain over here Correct / Doğru

There is raining Incorrect / Yanlış

There is rainy Incorrect / Yanlış

“It is …” kalıbını diğer zamanlar içinde kullanmak için örneğin:

“It was very hot yesterday – Dün hava çok sıcaktı / It will be rainy tomorrow – Yarın yağmur yağacak” diyebiliriz.

Aşağıda havayı tarif ederken kullanabileceğimiz sıfatları ve örneklerini bulabilirsiniz.

Good İyi

Great Muhteşem

Nice Güzel

Fine Fena değil, iyi

Lovely Hoş

Beautiful Güzel

Wonderful Harika

Excellent Mükemmel

Gorgeous Muhteşem

Fair Açık

Pleasant Hoş

 

Bad Kötü

Awful Korkunç

Terrible Berbat

Nasty / Lousy / Foul / Rotten Berbat, iğrenç, çok sıkıcı

Miserable Çok kötü

Unpleasant Fena

Dull Sıkkın, sıkıcı bir hava var

 

Sunny Güneşli

Warm Ilık

Hot Sıcak

Mild Ilıman

Cool / Chilly Serin

Cold Soğuk

Freezing Donuyor

Icy Buz gibi

Frosty Ayazlı

 

Rainy / Wet Yağmurlu

Humid Nemli

Dry Kuru

Arid Kurak

Frigid Çok soğuk, buz gibi

 

Foggy / Smoggy Sisli

Misty Sisli, puslu

Windy Rüzgârlı

Stormy Fırtınalı

Breezy Esintili

Windless Rüzgârsız

Calm Sakin

Still Yaprak kıpırdamıyor

 

Sky Gökyüzü

A patch of blue sky Parçalı bulutlu

Blue Mavi

Bright Parlak

Clear Açık

Cloudless Bulutsuz

Cloudy Bulutlu

Dark Kara

Grey / gray Giri

Overcast Kapalı

 

Examples İngilizce Hava durumu ile ilgili örnek cümleler

It is cold and windy. Hava soğuk ve rüzgârlı.

It’s cloudy, but there’s no rain. Hava bulutlu ama yağmur yok.

It’s cold today. Bugün hava soğuk.

It’s hot today. Bugün hava sıcak.

It’s humid. Hava nemli.

It’s raining. Yağmur yağıyor.

It’s snowing. Kar yağıyor.

It’s warm today. Bugün hava ılık.

Lovely weather, isn’t it? Hava ne güzel değil mi?

The weather is awful today. Hava bugün berbat

The weather is very good today. Hava bugün çok güzel

 

Weather related words Hava ile ilgili kelimeler

Sunshine Gün / Güneş ışığı

Blazing sun Kavurucu güneş

Hot sun Sıcak güneş

Sunlight Güneş ışığı

Sunrays / Sunbeams Güneş ışını

Sunshine Gün ışığı

Warm sun Ilık güneş (güneş ısıtıyor)

 

A patch of sunlight Hafif güneşli

Bright sunlight Parlak güneş ışığı

Bright sunshine Parlak gün ışığı

Daylight Günışığı, seher, tan

Moonlight Ayışığı, mehtap

 

Afternoon Öğleden sonra

Dawn Şafak vakti, gün ağarması, güneşin doğduğu zaman

Day Gündüz

Evening Akşam

Midnight Geceyarısı

Morning Sabah

Night Gece

Nightfall Akşamüstü

Noon Öğle

Sunrise Gün doğumu

Sunset Gün batımı

Twilight Gün batımı, alacakaranlık

 

Wind Rüzgâr

A gust of wind Ani, sert rüzgâr

Brisk wind Çok kuvvetli rüzgâr

Cold wind Soğuk rüzgâr

Fresh wind Ferah, serin rüzgâr

High wind Sert rüzgâr

Light wind Hafif rüzgâr

Strong wind Kuvvetli rüzgâr

Warm wind Ilık rüzgâr

 

Easterly wind Doğu rüzgârları Doğudan esen rüzgâr, gün doğusu

Northerly wind Kuzey rüzgârları Kuzeyden esen rüzgâr, yıldız

Southerly wind Güney rüzgârları Güneyden esen rüzgâr, kıble

Westerly wind Batı rüzgârları, Batıdan esen rüzgâr, gün batisi

 

Breeze Esinti, meltem

Dust storm Toz fırtınası

Hurricane Fırtına

Sandstorm Kum fırtınası

Tropical storm Tropik fırtına

Typhoon Tayfun

Whirlwind / Tornado Hortum, tornado

Wind Rüzgâr

Windstorm Kasırga

 

Rain Yağış

Cold rain Soğuk yağmur, kış yağmuru

Gentle rain Çiselemek

Heavy rain Şiddetli yağmur

Light rain Hafif yağış

Pouring rain Sağanak

Steady rain / Constant rain Sürekli, uzun süren yağmur

Warm rain Sıcak yağmur, yaz yağmuru

 

Deluge Sel

Drizzle Çiselemek, atmak

Hail Dolu

Rain Yağış

Rainfall Yağmur

Rainstorm Yağmur fırtınası, tayfun

Shower / Downpour Sağanak

Sleet Sulu kar

 

A drop of rain Yağmur damlası

A droplet Damla

A raindrop Yağmur damlası

Rainbow Gökkuşağı

 

Fog Sis

A blanket of fog Sis tabakası

Dense fog / Heavy fog Yoğun sis

Dew Çiy

Fog / Mist / Haze / Smog Sis, pus, buğu,

Patchy fog Ara ara sisli

Thick fog Kalın sis

 

 

Thunder and lightning Gök gürültüsü ve şimşek

A clap of thunder / A thunderclap / A bolt of thunder Gök gürlemesi, gök gürültüsü

A thunderbolt Yıldırım

Thunder Gök gürültüsü

Thunderstorm Boran, gök gürültülü fırtına

A bright flash of lightning Kuvvetli şimşek çakması

A flash of lightning / A bolt of lightning Şimşek çakması

Lightning Şimşek

 

Snow Karyağışı

Deep snow Derin kar

Falling snow Düşen kar, çığ

Fresh snow Taze kar

Heavy snow Şiddetli kar yağışı

Light snow Hafif kar yağışı

Melting snow Eriyen kar

Wet snow Sulu kar

 

Blizzard Tipi

Frost Don

Ice Buz

Icicle Saçak

Snow Kar

Snowdrift / snowbank Kar tepesi

Snowfall Kar yağışı

Snowflake Kar tanesi

Snowstorm Kar fırtınası

 

Seasons Mevsimler

Winter Kış

Spring İlkbahar

Summer Yaz

Autumn / fall Sonbahar

Early spring Erken gelen bahar

Late winter Geç giden kış

Indian summer Pastırma yazı

 

Cold season Soğuk mevsim

Dry season Kurak mevsim

Fall season Sonhaber mevsimi

Spring season Bahar mevsimi

Springtime Bahar vakti

Summer season Yaz mevsimi

Summertime Yaz vakti

Warm season Sıcak mevsim

Wet season / Rainy season Yağışlı mevsim

Winter season Kış mevsimi

Wintertime Kış vakti

 

Disasters İngilizce Doğal afetler

Avalanche Çığ

Deluge Tufan

Drought Kuraklık

Earthquake Deprem

Fire Yangın

Flood Sel

Hurricane Kasırga

Landslide Toprak kayması

Tidal wave / Tsunami Deprem dalgası, tsunami

Volcanic eruption Volkanik patlama

 

Other words and phrases
İngilizce Hava durumu ile ilgili diğer kelime ve kullanımlar

Acid rain Asit yağmuru

Air pollution Hava kirliliği

Ecology Ekoloji

Environment Çevre

Global warming Küresel ısınma

Nature Doğa

The cutting down of forests Ormanların yok edilmesi

The greenhouse effect Sera etkisi

The ozone hole Ozon deliği

Water pollution Su kirliliği

Chemical waste Kimyasal atıklar

Industrial waste Sanayi atıkları

Nuclear waste Nükleer atıklar

Toxic waste Zehirli atıklar

 

Weather reports

İngilizce Hava durumu raporları

Air pressure Hava basıncı

Barometer Barometre

Climate İklim

Humidity Nemlilik

Precipitation Yağış

Temperature Sıcaklık

Thermometer Termometre

Three inches of snow Sekiz santim kar

Weather forecast Hava tahmini

Weather man Hava durumu spikeri

Weather report Hava raporu

 

Temperature Sıcaklık

Fahrenheit and Celsius

There are two units of temperature. Fahrenheit is mainly used in the U.S. The use of Celsius is more common than the use of Fahrenheit. Sıcaklık bildirirken iki birim kullanılır. Fahrenheit sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılırken santigrat biriminin kullanımı daha yaygındır.

 

Freezing point of water: 32 degrees Fahrenheit, or 0 degrees Celsius. Suyun donma noktası: 32 Fahrenhayt veya 0 santigrat derece

Boiling point of water: 212 degrees Fahrenheit, or 100 degrees Celsius. Suyun kaynama noktası: 212 Fahrenhayt veya 100 santigrat derece

Room temperature: 65–68 degrees Fahrenheit, or 18–20 degrees Celsius. Oda sıcaklığı: 65-68 Fahrenhayt veya 18-20 santigrat derece

Nice warm weather: 72–81 degrees Fahrenheit, or 22–27 degrees Celsius. Güzel ılık bir suyun ısısı: 72-81 Fahrenhayt veya 22-27 santigrat derece

Cold frosty weather: 0 degrees Fahrenheit, or –18 degrees Celsius. Buz gibi bir suyun ısısı 0 Fahrenhayt veya -18 santigrat derece

Normal body temperature (in the mouth): 98.6 degrees Fahrenheit, or 37 degrees Celsius. Normal vücut ısısı (ağızdan ölçüm) 98,6 Fahrenhayt veya 37 santigrat derece

Normal body temperature (in the armpit): 100-104 degrees Fahrenheit, or 36.6 degrees Celsius. Normal vücut ısısı (koltukaltı ölçüm) 100-104 Fahrenhayt veya 38-40 santigrat derece

Illness: 103–111 degrees Fahrenheit, or 39–44 degrees Celsius. Hastalıkta vücut ısısı 100-104 Fahrenhayt veya 39-44 santigrat derece

Oven / Fırında: 300°F is 149°C; 350°F is 177°C; 400°F is 204°C; 500°F is 260°C.

Oven / Fırında: 315°F = 157°C; 250°F = 121°C; 430°F = 220°C; 555°F = 290°C’ye denk gelir.

Yukarıda İngilizce hava durumunu, hava durumu ile ilgili kelime ve cümleleri yazmaya çalıştık. Umarız İngilizce hava durumu anlatımımızı beğenmişsinizdir. Eğer beğendi iseniz lütfen yorum yapınız ve artı 1 veriniz. Öğrencilerin hava durumu ödevini yapabilmeleri, öğretmen arkadaşlarımızın konu anlatımı