Yapılan araştırmalara göre insanları başka bir lisanı öğrenmeye teşvik eden amaçlar iki türlüdür.  Bunlardan birisi, yabancı bir kültürü tanımak, o kültür içinde yaşarken daha avantajlı olmak vs. gibi kültürel amaçlardır. İkincisi, ise meselâ işinde terfi etmek, meslekî metinleri okuyabilmek, yabancı bir ülkede seyahat ederken, başkasına bağımlı olmamak gibi sebeplerdir.  Saydığım türlerden net bir amacı olan kişiler, İngilizce veya başka bir yabancı dilin öğreniminde net birer hedefleri olmayan kişilere göre daha avantajlı olmaktadırlar.

 

Dolayısıyla, İngilizce öğreniminde ilk önce hedeflerinizi net bir şekilde belirlemeniz gerekir.  Böyle bir tavsiye size gereksiz görünebilir ve “İngilizce öğrenmek isteyen birisi elbette amacını biliyordur” diyebilirsiniz. Fakat ben, danışanlarımda bu durumu, yani hedeflerini tam olarak bilememe hâlini sıklıkla görüyorum. Hatta bazen şöyle bir problemle de karşılaşıyorum: Kişi, genel anlamda hayatıyla ilgili olarak net bir plana sahip bulunmuyor ve dolayısıyla İngilizce öğrenmek istemekle birlikte, ne için öğrenmesi gerektiğini bilmiyor. Bunu ayrı bir yazımda ele almayı düşünüyorum.

 

İngilizce öğrenenler, şöyle bir durum da yaşayabilirler: En başta hedefleri gayet nettir, fakat zamanla bunları unutabilirler veya dikkatleri dağılabilir.  Bu durumda, hemen hedeflerini hatırlamaları ve İngilizce’nin onlara sağlayacağı avantajları yeniden akla getirmelidirler. Bu konuda iyi bir yöntem de, Özellikle sizinle benzer amaçlarla İngilizce öğrenmekte olan kişilerle zaman geçirmek veya bu türden internet gruplarına katılmaktır.

 

Özetle, “önce hayatınızı planlayın, sonra bu planla ilgili olarak İngilizce’nin hangi amaçlarınıza hizmet edebileceğini belirleyin ve bu amaçlarla İngilizce öğrenen kişilerle zaman geçirin” diyebilirim.

 

Savaş ŞENEL

İngilizce Öğretmeni

Eğitim Danışmanı

İletişim ve Yazarlık Koçu

Savassenel@gmail.com

Savassenel.com