İNGİLİZCE ÖĞRENİRKEN, İNGİLİZCE’Yİ İKİNCİ PLANA ATIN

 

İngilizce öğrenirken İngilizceyi ikinci plana atın” ifadesi okurlarımıza garip gelebilir. Ancak, bu teknik, hayatın birçok yerinde bilerek veya bilmeden uyguladığımız bir tekniktir. Yani asıl amacınıza, onu ikincil amaç yaparak ulaşmak. Başka bir deyişle, asıl amacınızı başka bir aktivitenin yan ürünü olarak edinmek.

 

Bu konuda güzel bir örnek verebilirim: Geçenlerde kızımı Saray Bosna’daki kuzeniyle online bir oyun oynarken gördüm. İki kuzen hem oyun oynuyor, hem de Skype üzerinden sohbet ediyorlardı.( Benim çocukluğumda Ankara ile telefon konuşması yapmak için PTT’ye bağlantı yapması için talepte bulunur ve PTT bizim Ankara ile telefon görüşmemizi sağlasın diye 4-5 saat beklerdik!) Derken iki kuzenin oynadıkları oyunda başarılı olmak için okullarındaki müfredatı temel alan birçok soruyu cevaplandırmaları gerektiğini öğrendim. Bu çocuklar, keyifli bir şekilde oyun oynarlarken, aynı zamanda bilgilerini tazeliyorlar ve birbirlerinden de bir sürü şey öğreniyorlardı. Asıl amaçları oyundu, fakat ikincil kazanım olarak da (ki bu kazanım anne ve babaları için önemli bir amaçtır), daha önce de belirttiğim gibi, bilgilerini tazeliyor, birbirlerinden yeni şeyler öğreniyorlardı.

 

Peki, İngilizce öğreniminde bunu nasıl uygularız? Örnek verelim: Meselâ, tenis sporuna ilgi duyuyorsanız, bu sporla ilgili İngilizce metinler okuyabilir veya yine bu sporla ilgili İngilizce videolar seyredebilirsiniz. Veya hoşunuza giden bir Amerikan veya İngiliz dizisini Türkçe altyazıyla seyredebilirsiniz. Sözgelimi bir Fransız filmini de İngilizce dublaj ve Türkçe altyazıyla seyredebilirsiniz elbette! Benim dizi konusundaki en önemli önerim, kişinin sevdiği bir diziyi tercih etmesi ve İngilizce dublajlı olarak, ama İngilizce öğrenmek için değil, öncelikle keyif almak için seyretmesidir.

 

Yine aynı şekilde, bir yabancı gördüğünüz zaman, onunla İngilizce konuşmak için değil, onunla iletişim kurmak için temasa geçin. Bu arada ve bir amaca yönelik olarak İngilizce konuşun. Hatta daha çok onu dinleyin. Meselâ bir İngiliz gördüğünüz zaman, ondan Londra’daki hayat şartları ile ilgili bilgi almayı hedefleyin. Çünkü lisan bir araçtır.

 

Sanıyorum, yukarda verdiğim örnekler, “İngilizce öğrenirken İngilizceyi ikinci plana atın” şeklindeki ifademin anlaşılmasına yardımcı olmuştur.

 

Savaş ŞENEL

İngilizce Öğretmeni

Eğitim Danışmanı

İletişim ve Yazarlık Koçu

Savassenel@gmail.com

Savassenel.com