İngilizce Türkçe Ali’s Ball(Ali’nin Topu) Hikayesini ve hikayenin içinde geçen kelimelerin Türkçe anlamlarını aşağıda görebilirsiniz.

 

Ali has got a ball.

(ali’nin bir topu vardır.)

It is a naughty ball.

(o yaramaz bir toptur)

One day Ali’s ball runs out of the house.

(bir gün ali’nin topu evden dışarı çıkar)

It rolls and rolls.

 (yuvarlanır ve yuvarlanır)

Ali runs after his ball, (ali topunun peşinden koşar

but he can’t catch it.

ama onu yakalayamaz.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a policeman.

(top yolda bir polise rastlar.)

The policeman directs the traffic and says to the ball,”Stop! Stop!”

(polis yolu kontrol eder ve topa ‘dur! Dur!’ der.)

but Ali’s ball doesn’t stop and says

,(ama ali’nin topu durmaz ve der ki:  )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(yolumdan çekilmezsen)

I will jump, jump, jump

.(zıplayacağım)

The policeman doesn’t get out of the way

,(polis yoldan çekilmez )

so Ali’s ball jumps over the policeman and rolls and rolls.

(böylece Ali’nin topu polisin üzerinden atlar ve yuvarlanır.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a taxi driver.

 (yolda bir taksi şoförüne rastlar.)

The  driver drives his taxi and says,”Stop! Stop!”

(taks şoförüi taksisini sürer ve ‘dur! Dur!’ der.)

but Ali’s ball doesn’t stop and says

,(ama ali’nin topu durmaz ve der ki:  )

”I will roll, roll, roll. I will bump, bump, bump. (yuvarlanacağım,hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan çekilemezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The driver doesn’t get out of the way,

(taksi şoförü yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the driver.

(böylece top taksicinin üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır)

On the way it meets a butcher.

(yolda bir kasaba rastlar)

The butcher sells meat and says,”Stop! Stop!”

(kasap et satar ve ‘du! Dur!’ der: )

but Ali’s ball doesn’t stop and says

,,(ama ali’nin topu durmaz ve der ki:  )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(yolumdan çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The butcher doesn’t get out of the way,

(kasap yolundan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the butcher.

(böylece top kasabın üzerinden atlar)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a baker.

(yolda bir fırıncıya rastlar.)

The baker bakes bread and says,”Stop! Stop!”

(Fırıncı ekmek pişirir ve ‘dur! Dur!’ der.)

but Ali’s ball doesn’t stop and says

,(ama ali’nin topu durmaz ve derki:  )

”I will roll, roll, roll.

 (yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

 (hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(yolumdan çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The baker doesn’t get out of the way,

(ama fırıncı yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the baker.

(böylece top fırıncının üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a fireman.

(yolda bir itfaiyeciye rastlar)

The fireman puts out a fire and says, ”Stop! Stop!”

(itfaiyeci yangın söndürür ve ‘dur! Dur!’ der.)

but Ali’s ball  doesn’t stop and says

,(ama ali’nin topu durmaz ve der:  )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan .çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The fireman doesn’t get out of the way,

(itfaiyeci yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the fireman.

(böylece ali’nin topu itfaiyecinin üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets an ambulance.

(yolda bir  ambulansa rastlar.)

In the ambulance a doctor examines a patient

(bir ambulansta doktor hastayı muayene eder.)

and a nurse takes temperature

(hemşire ateşine bakar.)

and gives injections to the patient.

 (ve hastalara iğne yaparlar.. )

They say ,”Stop! Stop!”

‘dur,dur!’ derler

but Ali’s ball doesn’t stop and says,

(ama ali’nin yopu durmaz ve derki:  )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan .çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The ambulance doesn’t get out of the way,

(ambulans yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the ambulance.

(böylece ali’nin topu ambulansın üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a vet.

(yolda veterinere rastlar.)

The vet looks after  sick animals and says, ”Stop! Stop!”

(veteriner hasta hayvanlara bakar ve ‘dur! Dur!’ der. )

but ali’s ball doesn’t stop and says,

,(ama ali’nin yopu durmaz ve derki :  )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan .çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The vet doesn’t get out of the way,

(veteriner yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the vet.

(böylece ali’nin topu veterinerin üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a farmer.

 (yolda çiftiye rastlar.)

The farmer grows fruit and vegetables and says, ”Stop! Stop!”

(çiftçi meyve ve sebze yetiştirir  ve ‘dur! Dur!’ der.  )

but Ali’s ball doesn’t stop and says, ,

(ama ali’nin yopu durmaz ve derki : )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan .çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The farmer doesn’t get out of the way,

(çiftçi yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the farmer.

(böylece ali’nin topu çiftçinin üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls  and rolls along the street.

(ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets an engineer. ,

(yolda mühendise rastlar.)

The engineer builds houses and says, ,”Stop! Stop!”

(mühendis ev yapar ve ‘dur! Dur!’ der.)

but Ali’s ball doesn’t stop and says,

( ama ali’nin yopu durmaz ve derki : )

”I will roll, roll, roll.

(yuvarlanacağım)

I will bump, bump, bump.

(hoplayacağım)

If you don’t get out of my way,

(eğer yolumdan .çekilmezsen)

I will jump, jump, jump.

(zıplayacağım)

The engineer doesn’t get out of the way,

(mühendis yoldan çekilmez)

so Ali’s ball jumps over the engineer.

(böylece ali’nin topu mühendisin üzerinden atlar.)

Ali’s ball rolls and rolls along the street.

 (ali’nin topu sokakta yuvarlanır.)

On the way it meets a footballer.

(yolda futbolcuya rastlar.)

The  footballer kicks the ball

(futbolcu topa vurur.)

And a goalkeeper catches it and gives it to Ali

.(ve kaleci topu yakalar, ve Ali’ye verir.)

Ali puts it in a basket.

(Ali onu bir sepetin içine koyar.)

Ali’s ball can never runs out of the house again.

(Ali nin yopu birdaha asla evden kaçamaz.)

 

 

WORDS IN THE STORY

(Hikayedeki kelimelerin Türkçe karşılıkları)

Ball (top)

It (o)

Naughty (yaramaz)

one day (bir gün)

Home (ev)

After (sonra)

But (fakat)

along  (boyunca)

street (cadde)

on the way (yolda)

policeman (polis)

the traffic (trafik)

and (ve)

if ( eğer)

you (sen)

way (yol)

I (ben)

So (böylece)

Over (üzerinden)

taxi driver (taksi şoförü)

taxi (taksi)

butcher (kasap)

meat (et)

baker (fırıncı)

bread (ekmek)

fireman (itfaiyeci)

fire (ateş)

ambulance (ambulans)

doctor (doktor)

patient (hasta)

nurse (hemşire)

temperature (ateş)

injection (iğne)

they (onlar)

vet (veteriner)

sick (hasta)

animal (hayvan)

farmer (çiftçi)

vegetable (sebze)

fruit ( meyve)

engineer (mühendis)

a house (ev)

footballer (futbolcu)

Goalkeeper (kaleci)

 

VERBS THE STORY (Hikayenin içinde geçen fiillerin Türkçe karşılıkları)

has got (sahip olmak)

run out (kaçmak)

roll (yuvarlanmak)

run after (arkasından koşmak)

catch (yakalamak)

meet (rastlamak)

direct (yönetmek)

say (söylemek)

stop (durmak)

bump (hoplamak)

get out (çıkmak)

jump (zıplamak)

jump over (üzerinden zıplamak)

sell (satmak)

put out (söndürmek)

examine (muayene etmek)

takes temperture (ateşini ölçmek)

give injection (iğne yapmak)

look after (göz kulak olmak)

grow vegetabales and fruit ( meyve sebze yetiştirmek)

say (söylemek)

build (inşa etmek)

wash (yıkamak)

kick (tekmelemek, vurmak)

catch (yakalamak)

give (vermek)