Yaşlı Kadın ile Domuz

İngilizce Türkçe AN OLD WOMAN AND THE PIG(YAŞLI KADIN İLE DOMUZ) Hikayesini ve hikayenin içinde geçen kelimelerin Türkçe anlamlarını aşağıda görebilirsiniz.

 

An old woman buys a pig.

(Yaşlı bir kadın bir domuz alır.)

She takes the pig to her home.

(onu evine götürür.)

They come to a little wall.

(küçük bir duvara gelirler.)

The old woman says to the pig,

(yaşlı kadın domuza der ; )

”Please, jump over the wall.”

(lütfen duvardan atla)

But the pig says,

(ama domuz der; )

”No, I won’t jump over the wall.”

(hayır atlamayacağım.)

Then the old woman meets a dog and says,

(sonra yaşlı kadın bir köğeğe rastlar)

”The pig won’t jump over the wall.

(domuz duvardan atlamıyor.)

Please, bite the pig.

(lütfen domuzu ıssır.)

” But the dog says,

(ama köpek der; )

”No, I won’t bite the pig.”

(hayır domuzu ıssırmayacağım.)

Then the old woman meets a stick,

(sonra yaşlı kadın bir çuğuba rastlar.)

and says,”The pig won’t jump over the wall.

(domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

Please, beat the dog.

(lütfen köpeği döv)

” But the stick says,”No, I won’t beat the dog.

(ama çubuk hayır köpeği dövmeyeceğim diyor.)

Then the old woman meets a fire and says,

(sonra yaşlı kadın ateşe rastlar ve der; )

”The pig won’t jump over the wall.

(domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

Please, burn the stick.

(lütfen çubuğu yak.)

” But the fire says,”No, I won’t burn the stick.

(Ama ateş hayır çubuğu yakmayacağım der.)

Then the old woman meets some water and says,

(sonra yaşlı kadın biraz suya rastlar ve der; )

”The pig won’t jump over the wall.

(domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

The fire won’t burn the stick.

(ateş çubuğu yakmıyor.)

Please, put out the fire.”

(lütfen ateşi söndür.)

But the water says,”No, I won’t put out the fire.

(ama su hayır ateşi söndürmeyeceğim der.)

Then the old woman meets a cow

(sonra yaşlı kadın bir ineğe rastlar ve der; )

and says, ”The pig won’t jump over the wall.

(domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

The fire won’t burn the stick.

(ateş çubuğu yakmıyor.)

The water won’t put out the fire.

(su ateşi söndürmüyor.)

Please, drink the water.”

(lütfen suyu iç)

But the cow says,”No, I won’t drink the water.

(ama inek hayır suyu içmeyeceğim der.)

Then the old woman meets a butcher

(sonra yaşlı kadın bir kasaba rastlar.)

and says, ”The pig won’t jump over the wall.

(ve der; domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

The fire won’t burn the stick.

(ateş çubuğu yakmıyor.)

The water won’t put out the fire.

(su ateşi söndürmüyor.)

The cow won’t drink the water.

(inek suyu içmiyor.)

Please, kill the cow.”

(lütfen ineği öldür.)

But the butcher says,”No, I won’t kill the cow.”

(ama kasab hayır ineği öldürmeyeceğim der.)

Then the old woman meets a rat.

(sonra yaşlı kadın bir fareye rastlar.)

and says, ”The pig won’t jump over the wall.

(ve der; domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

The fire won’t burn the stick.

(ateş çubuğu yakmıyor.)

The water won’t put out the fire.

(su ateşi söndürmüyor.)

The cow won’t drink the water.

(inek suyu içmiyor.)

The butcher won’t kill the cow.

(kasap ineği öldürmüyor.)

Please, bite the butcher.”

(lütfen kasabı ıssır.)

But the rat says,”No, I won’t bite the butcher.”

(ama fare hayır kasabı ıssırmayacağım der.)

Then the old woman meets a cat

(sonra yaşlı kadın bir kediye rastlar.)

and says, ”The pig won’t jump over the wall.

(ve der; domuz duvardan atlamıyor.)

The dog won’t bite the pig.

(köpek domuzu ıssırmıyor.)

The stick won’t beat the dog.

(çubuk köpeği dövmüyor.)

The fire won’t burn the stick.

(ateş çubuğu yakmıyor.)

The water won’t put out the fire.

(su ateşi söndürmüyor.)

The cow won’t drink the water.

(inek suyu içmiyor.)

The butcher won’t kill the cow.

(kasap ineği öldürmüyor.)

The rat won’t bite the butcher.

(fare kasabı ıssırmıyor.)

Please, eat the rat.”

(lütfen fareyi ye.)

The cat says,”If you give me some milk, I will eat the rat.

(kedi eğer bana biraz süt verirsen fareyi yerim der.)

Then the old woman gives some milk to the cat.

(sonra yaşlı kadın kediye biraz süt verir.)

The cat drinks the milk and eats the rat.

(kedi sütü içer ve fareyi yer.)

The rat bites the butcher.

(fare kasabı ıssırır.)

The butcher kills the cow.

(kasap ineği öldürür.)

The cow drinks the water.

(inek suyu içer.)

The water puts out the fire.

(su ateşi söndürür.)

The fire burns the stick.

(ateş çubuğu yakar.)

The stick beats the dog.

(çubuk köpeği döver.)

The dog bites the pig.

(köpek domuzu ıssırır.)

And the pig jumps over the wall.

(ve domuz duvardan atlar.)

 

WORDS IN THE STORY(Hikayenin içinde geçen kelimelerin Türkçeleri)

Old(yaşlı,eski)

Woman(kadın)

Pig(domuz)

She(O/kız)

Home(ev)

They(onlar)

Little(küçük)

Wall(duvar)

Please(lütfen)

But(ama)

Pig(domuz)

no (hayır)

I(ben)

Then(sonra)

Dog(köpek)

Stick(çubuk)

Fire(ateş)

Water(su)

Cow(inek)

Butcher(kasap)

Rat(fare)

Cat(kedi)

İf(eğer)

You(sen)

Some(biraz)

Milk(süt)

 

VERBS IN THE STORY (Hikayenin içinde geçen fiillerin Türkçeleri)

Buy(satın almak)

Take(almak)

Come(gelmek)

Say(söylemek)

Jump(zıplamak)

Meet(tanışmak)

Bite(ıssırmak)

Beat(dövmek)

Burn(yakmak)

put out(söndürmek)

drink(içmek)

kill(öldürmek)

eat(yemek)

say(söylemek)

give(vermek)