İngilizce Türkçe FIRE (ATEŞ) Hikayesi ve hikayenin içinde geçen kelimelerin Türkçe anlamlarını aşağıda görebilirsiniz.

 

In ancient times,our ancesters didn’t know how to make fire.

(geçmiş zamanlarda atalarımız ateş yakmayı bilmiyorlarmış)

Then they learnt how to make fire.

(daha sonra nasıl yakıldıını öğrenmişler.)

They used fire to keep their homes warm.

(onlar evlerini sıcak tutmak için ateşi kullandılar.)

They used fire to communicate with each other.

(onlar birbirleriyle iletişim kurmak için ateşi kullandılar.)

They used fire to cook their food.

(onlar yemeklerini pişirmek için ateşi kullandılar.)

But sometimes our house  catches fire.

(ama bazen evlerimiz ateş alır.)

Sometimes people lose their homes.

(bazen insanlar evlerini kaybederler.)

Sometimes people even lose their lives.

(bazen insanlar hayatlarını bile kaybederler.)

When a fire begins,

(yangın başladığında)

we dial the emergancy number.

(acil numarayı ararız.)

We speak very clearly.

(açık bişr şekilde konuşuruz.)

We give the address.

(adresi veririz.)

Firemen  arrive quickly.

(itfaiyeci hemen gelir.)

The firemen know what to do.

(itfaiyeci ne yapacağını bilir.)

They rescue the  people in the building.

(onlar binadaki insanları kurtarırlar.)

If there are some injured people.

(eğer yaralı varsa)

They take them to the hospital in an ambulance.

(onları mabulansla hastaneye götürürler.)

Doctors examine them.

(doktor onları muayene eder.)

They take their temperatures.

(onların ateşlerine bakar.)

The nurses give them injections.

(hemşireler iğne yaparlar..)

Some people have operations.

(bazı insanlar ameliyat olur.)

The rest of the firemen put out the fire.

(bazı itfaiyeciler ateşi söndürürler.)

 

The WORDS IN THE STORY

HİKAYEDE GEÇEN KELİMELERİN TÜRKÇELERİ

Fire(ateş)

ancient times(geçmiş zamanlar)

ancesters(ata)

how(nasıl)

warm(sıcak)

their(onların)

food(yemek)

our(bizim)

life(hayat)

emergancy(acil)

number(numara)

clearly(açıkça)

address(adres)

engine(motor)

quickly(hızlı bir şekilde)

what(ne)

people(insanlar)

building(bina)

hospita(hastane)

ambulance(ambulans)

doctor(doktor)

nurse(hemşire)

injection(iğne)

operation(ameliyat)

firemen(itfaiyeci)

 

theVERBS IN THE STORY

HİKAYEDE GEÇEN FİİLLERİN TÜRKÇELERİ

Keep(tutmak)

Communicate(iletişim kurmak)

Cook(pişirmek)

Catch(yakalamak)

Loose(kaybetmek)

Dial(çevirmek)

Speak(konuşmak)

Give(vermek)

Arrive(varmak)

Rescue(kurtarmak)

Take(almak)

Examine(incelemek, muyene etmek)

give injection(iğne yapmak)

take  temperature(ateşini ölçmek)

have operation(ameliyat olmak)

put out the fire(ateşi söndürmek)