İngilizce Türkçe THE RABBIT AND THE TORTOISE (TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA) Hikayesi ve hikayenin içinde geçen kelimelerin Türkçe anlamlarını aşağıda görebilirsiniz.

 

One day a rabbit and a tortoise meet in the forest.

(bir gün bir tavşan ve kaplumbağa ormanda karşılaşırlar.)

The rabbit teases the tortoise,

(tavşan kaplumbağayla alay eder.)

”You are slow but I am fast.

(sen yavaşsın ben hızlıyım der.)

I can run very fast but you can’t.”

(ben çok hızlı koşabilirim ama sen koşamazsın der)

The tortoise is angry with the rabbit.

(kaplumbağa tavşana kızar.)

He challenges,

(meydan okur.)

”Let’s have a race!”

(hadi yarışalım der.)

The next day the rabbit and the tortoise meet under a tree.

(Ertesi gün tavşan kaplumbağayla bir ağacın altında buluşur.)

A fox comes along and starts the race.

(bir tilki gelir ve yarışı başlatır.)

“Ready, steady, go!”

( hazır ol,başla!)

says the fox.

(der tilki)

The rabbit runs and runs.

(tavşan koşar ve koşar.)

And then he stops and turns back.

(ve durur arkasına bakar.)

There is no tortoise.

(kaplumbağa yoktur.)

The rabbit thinks,

(tavşan düşünür.)

”The tortoise is slow.

(kaplumbağa yavaş)

I am fast.

(ben hızlıyım)

I will go under a tree and rest.”

(bir ağacın altına gidip dinleneceğim.)

The rabbit goes under a tree, crosses his legs.

(tavşan bir ağacın altına gider ve bacak bacak üstüne atar)

He yawns and goes to sleep.

(esner ve uyur.)

In his sleep He  snores.

(uykusunda horlar.)

He usually itchs.

(sürekli kaşınır.)

He often coughs.

(sık sık öksürür.)

He rarely laughs.

(nadiren güler.)

He never burps.

(hiç genirmez.)

He sometimes hiccups.

(bazen hıçkırır.)

He sometimes sneezes.

(bazen hapşurur.)

His stomack rumbles.

(karnı guruldar.)

He sometimes passes the wind.

(bazen gaz çıkarır.)

The tortoise walks slowly but steadily.

(kaplumbağa yavaş ama durmadan yürür.)

He goes to the  finishing line.

(bitiş çizgisine gider.)

All the animals applaud him.

(bütün hayvanlar onu alkışlar.)

He becomes the champion.

(o şampiyon olur.)

They give him a medal.

(ona bir madalya verirler.)

 

 

THE WORDS IN THE STORY

HİKAYEDE GEÇEN KELİMELERİN TÜRKÇELERİ

One day(bir gün)

Rabbit(tavşan)

Tortoise(kaplumbağa)

Forest(orman)

Slow(yavaş)

Fast(hızlı)

Under(altında)

Tree(ağaç)

Fox(tilki)

Race(yarış)

Ready(hazır)

Slowly(yavaşça)

Champion(şampiyon)

In(içinde)

Steadily(istikrarlı)

Finish line(bitiş çizgisi)

All(bütün)

Animal(hayvan)

Medal(madalya)

Stomack(mide)

Sometimes(bazen)

Never(hiç)

Rarely(nadiren)

Often(sık sık)

Usually(genellikle)

Always(her zaman)

the next day(ertesi gün)

 

THE VERBS IN THE STORY

HİKAYEDE GEÇEN FİİLLERİN TÜRKÇELERİ

Tease(alay etmek)

angry  (kızmak)

challenge(meydan okumak)

meet (buluşmak, karşılaşmak)

Come along (gelmek)

Start(başlamak)

run (koşmak)

stop(durmak)

turn back(geri dönmek)

think(düşünmek)

rest(dinlenmek)

cross  legs(bacak bacak üstüne atmak.)

yawn (esnemek)

sleep (uyumak)

snore (horlamak)

itch (kaşınmak)

cough (öksürmek)

laugh(gülmek)

burp(geğirmek)

hiccup (hıçkırmak)

sneeze (hapşurmak)

rumble (guruldamak)

pass the wind(gaz çıkarmak)

walk (yürümek)

go (gitmek)

applaud (alkışlamak)

become(olmak)

give(vermek)