İngilizce Will Konu Anlatımı Kullanım Şekli ve Örnekleri

 

  1. a) Will, gelecekle ilgili olacağını düşündüğümüz eylem ve olayları ifade etmek için kullanılır. Bu bir tahmin, bir hesaplama sonucu, ümit, beklenti veya inanç olabilir.

 

It will rain tomorrow.

(Yarın yağmur yağacak)

 

People will consume less organic food in the future.

(Gelecekte insanlar daha az organik gıda tüketecek)

 

We’ll win the match.

(Maçı kazanacağız)

 

The exam won’t be easy.

(Sınav kolay olmayacak)

 

I’m afraid (korkarım), I hope (Umarım), I expect (beklerim), I am sure (Eminim), perhaps (belki), probably (muhtemelen), certainly/definetely (kesinlikle) gibi kelimelerle sık sık kullanılır.

 

I’m afraid he’ll forget my birthday again.

(Korkarım yine doğum güünümü unutacak)

 

Perhaps they will be late for the meeting.

(Belki toplantıya geç kalacaklar)

 

You’ll probably see Marry when you go to the wedding.

(Düğüne gittiğinde muhtemelen Marry’I göreceksin)

 

We certainly won’t earn money.

(Kesinlikle para kazanamayacağız)

 

  1. b) Konuşma sırasında karar verdiğimiz, (yani bir planlama yapmadığımız veya önceden karar vermediğimiz,) eylemleri ifade ederiz.

 

“I’m cold.” “Are you? Then I’ll turn  on the heater.”

(Üşüyorum. Öyle mi? O zaman ısıtıcıyı açacağım /açayım)

 

There’s a lion in the garden. I’ll call the zoo.

(Bahçede bir aslan var. Hayvanat bahçesine telefon edeceğim /edeyim)

 

“What would you like to have?” “I’ll have some orange juice.”

(Ne almak istersin? Portakal suyu alayım)

 

Will ifadeleri bir söz verme, niyet belirtme, tehdit, red, teklif  gibi anlamlara gelebilir.

 

I’ll remember to water the plants, I promise

(Bitkileri sulayacağımı hatırlayacağım söz veriyorum)

 

I won’t forget your birthday again.

(Tekrar doğum gününü unutmayacağım)

 

If you don’t stop making noise, I’ll call the police.

(Gürültü yapmayı kesmezsen, polisi arayacağım)

 

We won’t speak to you again.

(Senle bir daha konuşmayacağız)

 

I’ll bring you something to eat.

(Sana yiyecek bir şeyler getireyim)

 

I’ll open the door for you.

(Sana kapıyı açayım)

 

  1. c) Will you? Informal teklif ve ricalarda kullanılabilir.

 

Will you join us?

(Bize katılır mısın?)

 

Will you have tea with me?

(Benimle çay içer misin?)

 

Will you clean the table?

(Masayı temizler misin?)

 

Will you pass me the salt, please?

(Tuzu verir misin?)

Bu konuda İngilizcede ”Will” nasıl kullanılır örnekleriyle göstermeye çalıştık umarız faydalı olmuştur.