Konuşmak, insanların kendini ifade etme yoludur. Güzel konuşma ise sonradan öğrenilebilen bir kavramdır. İngilizce konuşurken daha kibar ve daha nazik olmak istiyorsanız bazı alışkanlıklar edinmeli ve belirli kalıpları öğrenmelisiniz:

1-Karşınızdakini dinleyin

Eğer iletişim kurduğunuz kişiyi dinlerseniz ve anlayışlı olursanız onlar da sizi dinlemeye ve fikirlerinizi kabul etmeye çalışır. Konuşan kişinin sözünü bölmemeye ve fikirlerini direkt olarak reddetmemeye çalışın. Katılmadığınız bir nokta olursa yumuşatarak söyleyin. Örneğin:

I disagree you (sana katılmıyorum) demek yerine:

Yes, but.. (Evet, ama..)

Well , actually I think.. (Aslında şöyle düşünüyorum..)

I agree up to a point, but (Bir yere kadar katılıyorum, ama..)

I see what you mean, but.. (Ne demek istediğini anlıyorum,ama..)

Gibi kalıpları kullanabilirsiniz.

 

2-Vücut dilinize dikkat edin

Sözlü olarak kurduğunuz iletişime, vücut dilinizin ve mimikleriniz de katkısı oldukça büyüktür. Örneğin konuşurken kollarınızı bağlamanız, iletişime açık olmadığınızın bir göstergesi olabilir.

Ayrıca, konuşurken karşınızdakini işaret etmek kaba bir hareket olarak algılanabilir. İçerisinde “sen” kelimesi geçen cümleler yerine “biz” öznesini içeren cümleler kurmaya çalışın. Örneğin:

You should have come to this meeting. (Bu toplantıya gelmeliydin.)

We needed you in this meeting. (Bu toplantıda sana ihtiyacımız vardı.)

 

3-“Sorry” ve “please” gibi kelimeler kullanmaya özen gösterin

Bu kelimeleri kullanarak ortamın daha sakin kalmasını sağlayabilir, isteklerinizi daha uygun bir dille ifade edebilirsiniz. Örneğin:

Could you explain it, please? (Bunu açıklayabilir misiniz lütfen?)

Sorry, but I don’t see the point. (Üzgünüm ama konuyu anlamadım.)

 

4-Cümlelerinizin yapısını değiştirin

Cümleleri daha dolaylı yoldan ve resmi bir şekilde kurmaya çalışın:

 

   
Send me an e-mail. Could you send me an e-mail?
Tell me when you are ready. Let me know when you are ready.
You are wrong. I think you might be mistaken.
Your idea isn’t good. I am not satisfied with your idea.
Leave me alone. Could you give me a minute?
I want to eat ice-cream. I’d like to eat ice-cream.