Her dilde, kültüre özgü olan ve genellikle nasihat anlamı taşıyan atasözleri vardır. Yabancı bir dil öğrenirken atasözlerini anlamaya çalışmak, kendinizi o dile daha yakın hissetmenizi sağlayacak ve dili daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.

 

Ana diliniz gibi İngilizce konuşmak istiyorsanız ve konuşmanızın daha akıcı olmasını hedefliyorsanız, atasözleri ve deyimleri kullanmayı deneyebilirsiniz.

 

İngilizce atasözlerini nasıl öğrenmeliyim?

 

 

-Bir atasözü listesi edinerek başlayabilirsiniz.

Bu yazımızı kılavuz alarak, elinizdeki İngilizce atasözlerini öğrenerek işe başlayabilirsiniz.Aynı zamanda, İngilizce atasözlerini kategorilerine göre ezberlemek de işinizi kolaylaştıracaktır. Örneğin aşk ile ilgili atasözleri, eğitim ile ilgili atasözleri vb. gibi.

 

-Her gün yeni bir İngilizce atasözü öğrenin.

Kendinize bir hedef belirleyin ve bu  süre boyunca her gün seçtiğiniz bir atasözünü bağlam içerisinde öğrenmeye çalışın.

 

-Eğer imkanınız varsa..

Ana dili İngilizce olan birinden yardım isteyin. Sizinle İngilizce konuşurken atasözlerini kullanmasını ya da sizin sorduğunuz bir atasözünü cümle içinde kullanmasını rica edebilirsiniz.

 

İngilizce Öğrenen Herkesin Bilmesi Gereken 30 Atasözü

Aşağıda en sık kullanılan 30 İngilizce atasözüne, asıl anlamlarına ve Türkçe karşılıklarına ulaşabilirsiniz.

 

1-All good things must come to the end.

 

-Her güzel şeyin biteceğini belirten bir atasözü.

 

Türkçede Karşılığı: Her şeyin bir bedeli vardır.

 

2-A barking dog never bites

 

-Şiddetli tehditler çoğu zaman bir sonuç doğurmaz, tehlikesizdir.

 

Türkçede Karşılığı: Havlayan köpek ısırmaz.

 

3-A Picture is worth a thousand words.

 

-Resimler duyguları ve düşünceleri sözlerden daha iyi ifade eder.

 

Türkçede Karşılığı: Bir resim binlerce kelimeye değer.

 

4-Actions speak louder than words.

 

Bir şeyin yapılacağını söylemek çok da önemli değildir. Önemli olan o şeyi yapmak için olan  hareketleriniz ve tavırlarınızdır.

 

Türkçede Karşılığı: Lafla peynir gemisi yürümez.

 

5-A person is known by the company he keeps.

 

Bir insan kendine benzeyen kişilerle arkadaşlık kurma eğilimindedir.

 

Türkçede Karşılığı: Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

 

6-Absence makes the heart grow fonder.

 

Bazen sevdiğiniz bir kişiden uzak durmak ilişkinize iyi gelebilir. Çünkü onu özlersiniz.

 

Türkçede Karşılığı: Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.

 

7-Beggars can’t be choosers.

 

-Birinden yardım istiyorsanız, ondan gelen yardıma her türlü razı olmanız gerekir, seçim şansınız yoktur.

 

Türkçede Karşılığı: Dilencinin seçme hakkı yoktur.

 

8-Bad news travels fast.

 

-Kötü bir şey meydana geldiğinde, herkesin anında haberi olur.

 

Türkçede Karşılığı: Kötü haber tez ulaşır.

 

9-Beauty is only skin deep.

 

-Asıl önemli olan fiziksel görünüş değil, insanın tavırları ve nasıl biri olduğudur.

 

Türkçede Karşılığı: Önemli olan ruh güzelliği.

 

10-Better late than never.

 

-Bir şeyin geç olması, hiç olmamasından iyidir.

 

Türkçede Karşılığı: Geç olsun güç olmasın.

 

11- Cleanliness is the next to godliness.

 

-Temiz olanların tanrıya daha yakın olduğunu, tanrının onları seveceğini belirten bir atasözü.

 

Türkçede Karşılığı: Temizlik imandan gelir.

 

12- Don’t try to walk before you can crawl.

 

-Her şey emek ister. İyi şeylerin olmasını istiyorsan once çaba göstermelisin.

 

Türkçede Karşılığı: Emeklemeden koşmaya çalışma.

 

13-Don’t bite the hands that feed you.

 

-Eğer biri size yardım ediyorsa, sizin iyiliğiniz için çabalıyorsa ona ihanet etmeyin.

 

Türkçede Karşılığı: Köpek bile yediği kabı pislemez.

 

14-Easy come easy go.

 

Kolay elde edilen şeyler kolay kaybedilir.

 

Türkçede Karşılığı: Haydan gelen huya gider.

 

15-Don’t let the grass grow under your feet.

 

Yapılacak şeylerin ertelenmemesini, hemen harekete geçilmesini belirten bir atasözüdür.

 

Türkçede Karşılığı: Bugünün işini yarına bırakma.

 

16-Every cloud has a silver lining,

 

Her kötü durumda aslında bir iyilik vardır.

 

Türkçede Karşılığı: Her şeyde bir hayır vardır.

 

17-Familiarity breeds contempt.

 

-Biriyle çok fazla vakit geçirirseniz sıkılırsınız.

 

Türkçede Karşılığı: Fazla muhabbet tez ayrılık getirir.

 

18-Good things come to those who wait.

 

-Sabırlı olanları güzel şeyler bekler.

Türkçede Karşılığı: Sabreden derviş muradına ermiş.

19-Haste makes waste

 

Acele edilen şeylerin sonunda bir zarar uğranır.

 

Türkçede Karşılığı: Acele işe şeytan karışır.

 

20-If you pay peanuts, you get monkeys

 

Bir şey için az para öderseniz karşılığında da az performans alırsınız.

 

Türkçede Karşılığı: Ne kadar ekmek o kadar köfte.

 

21-If you can’t beat them, join them.

 

-Eğer birini alt edemiyorsanız, onunla aynı safta yer alın.

Türkçede Karşılığı: Bükemediğin bileği öpeceksin.

 

22-Keep your friends close and your enemies closer.

 

-Düşmanların hareketlerine karşı tetikte olmalısın ve onları gözünün önünden ayırmamalısın.

 

Türkçede Karşılığı: Dostlarını yakın düşmanlarını daha yakın tut.

23-Little pitchers have big ears.

 

-Çocuklar her şeyi duyar ve anlar.

Türkçede Karşılığı: Çocukların kulağı delik olur.

24-Many hands make light work.

 

-Bir iş, herkesin yardımıyla daha çabuk halledilir.

Türkçede Karşılığı: Bir elin nesi var iki elin sesi var.

25-Money doesn’t grow on trees.

 

-Çok fazla para harcayan birini uyarmak için paranın kolay kazanılmadığını belirten bir atasözüdür.

Türkçede Karşılığı: Para kolay kazanılmıyor / ekmek aslanın ağzında.

 

26-Never speak ill of the dead.

 

-Ölü insanlara saygı gösterilmesini, arkalarından kötü bir şey söylenmemesi gerektiğini belirten bir atasözü.

Türkçede Karşılığı: Ölünün arkasıandan konuşma.

27-Practice makes perfect.

 

-Bir şeyi pekiştirince daha iyi sonuçlar elde edilir.

Türkçede Karşılığı: Pratik mükemmelleştirir.

28-Rome wasn’t built in a day.

 

-Kolay şeyler emek ister, hemen elde edilemez.

Türkçede Karşılığı: Bekleyen derviş muradıne ermiş / Roma bir günde kurulmadı.

29-The apple never falls far from the tree.

 

-Çocukların karakterleri genellikle anne-babalarına benzer.

 

Türkçede Karşılığı: .Armut dibine düşer.

30-There’s no such thing as a free lunch.

 

-Bedavaya hiçbir şey yoktur, her şeyin gizli de olsa bir bedeli vardır.

Türkçede Karşılığı: Her şey karşılıklı.