Summarising
Özetleme

Bir konuşma, toplantı veya sonunda özet gerektiren iş İngilizcesi kapsamındaki konularda kullanabileceğimiz örnek cümlelerden birkaçını aşağıda bulabilirsiniz.

To sum up
Özetle
To sum up, we are facing a deep trouble.
Özetle, büyük bir sorunla karşı karşıyayız.

To recapitulate
Yinelemek / Tekrarlamak gerekirse
To recapitulate, this has been our worst year ever.
Tekrarlamak gerekirse bu bizim en kötü yılımız olmuştur.

The conclusion is
Sonuçta
The conclusion is that my efforts have finally proven successful.
Sonuçta bütün emeklerim boşa çıkmamış oldu.

In a few words
Kısacası
In a few words, John would like to congratulate you all.
Kısacası John hepinizi kutluyormuş.

It all boils down
Özetle / Özetle şudur ki:
So we can say that it all boils down to a simple truth: money brings money.
Yani özetle şunu diyebiliriz ki para parayı çeker.