POSSIBILITY

  1. a) MAY, MIGHT, COULD

 

May, might ve could şimdiki zamanda veya gelecekle ilgili olasılık bildirmek için kullanılabilir. Bunlardan eminlik sırası may>might>could şeklindedir. Yani may, might ve could dan daha fazla eminlik ifade eder.

 It may rain tomorrow.

(Yarın yağmur yağabilir)

I’m not sure, but they might visit us this evening.

(Emin değilim ama bu akşam bizi ziyaret edebilirler)

“Where’s the cat?” “I don’t know. It could be in the garden.”

(Kedi nerede? Bilmem. Bahçede olabilir)

Olumsuz anlamda may not ve might not (kısaltması mightn’t) kullanılabilir.

Will you sign here? You may not pay the money back.

(Buraya imzalar mısın? Parayı geri ödemeyebilirsin)

Jerry might not want to help us. What will we do then?

(Jerry bize yardım etmek istemeyebilir. O zaman ne yapacağız?)

 

  1. b) May have V3, might have V3, could have V3 yapıları geçmiş hakkında olasılık belirtmek için kullanılabilir.

Where did the children go last night? I am not sure, but they might have visited their grandfather.

(Dün gece çocuklar nereye gitti? Emin değilim ama dedelerini ziyaret etmiş olabilirler)

You may have lost your key in the car.

(Anahtarını arabada kaybetmiş olabilirsin)

Where was Brian yesterday? He could have been at the cinema, but I’m not sure.

(Dün Brian neredeydi? Sinemada olabilir ama emin değilim)

Might have V3, could have V3 yapıları geçmişte olabilirdi ama olmadı anlamında kullanılabilir.

“We played football with that bomb, mum.” “You fool! It could have gone off! You might have died.”

(Şu bombayla futbol oynadık. Seni aptal. Patlayabilirdi. Ölebilirdiniz.)

I forgot to lock the car last night. Someone could have stolen it.

(Dün gece arabayı kilitlemeyi unuttum. Birisi çalabilirdi)

 

c) can/could

Genel anlamda olabilirlik belirtmek için can kullanılır.

It can snow in Denizli.

(Denizli’de kar yağabilir)

My grandfather can forget things.

(Dedem bir şeyleri unutabilir)

Fakat belirli bir zaman için olasılık may/might/could ile belirtilir.

It may snow in Denizli tomorrow.

(Yarın Denizli’de kar yağabilir)

Write it down. You may forget it.

(Bunu not al. Unutabilirsin)

Could geçmişteki genel olabilirlik için kullanılabilir.

The exams could be boring when I was at high school.

(Ben lisedeyken sınavlar sıkıcı olabilirdi)

My grandfather could forget things.

(Dedem bir şeyleri unutabilirdi)