– I can’t play the guitar, but I can play the piano.
(Gitar çalamam ama piyano çalabilirim.)

– He can play the flute, but he can’t play the violin.
(O flüt çalabilir, ama keman çalamaz.)

– I want to take part in an orchestra.
(Bir orkestrada yer almak istiyorum.)

– A bass guitar has four strings.
(Basgitarın dört teli vardır.)

– He can play the saxophone.
(O saksafon çalabilir.)

– We play the recorder in our music lessons.
(Müzik derslerimizde blok flüt çalıyoruz.)

– I like playing the cello.
(Çello çalmayı seviyorum.)

– My brother can play the keyboard.
(Erkek kardeşim org çalabilir.)

– She plays the cymbal in an orchestra.
(O bir orkestrada zil çalıyor.)

– He likes playing the mandolin.
(O mandolin çalmayı sever.)

– Can you play the accordion?
(Akordeon çalabilir misin?)

– Do you like playing the harmonica?
(Mızıka çalmayı sever misin?)

– They have a rock band, they’re looking for someone, who can play the drums.
(Onların bir rock grubu var, bateri çalabilen birini arıyorlar.)

– How much is the melodica?
(Melodika ne kadar?)

– My brother plays trompet at the school orchestra.
(Erkek kardeşim okul orkestrasında trompet çalıyor.)

– She can play the harp.
(O arp çalabilir.)

– An oud has 10, 11 or 13 strings.
(Bir udun 10, 11 ya da 13 teli vardır.)

– My son can play the clarinet.
(Oğlum klarnet çalabilir.)

– Who can play the qanun?
(Kim kanun çalabilir?)

– A violin has four strings.
(Bir kemanın dört teli vardır.)

– I love the sound of electic guitar.
(Elektrogitarın sesini çok severim.)

– Playing the oboe is hard.
(Obua çalmak zordur.)

– My grandfather can play the banjo.
(Dedem banço çalabilir.)

– He plays the trombone is the marching band.
(O bandoda trombon çalıyor.)

– This Street musician is playing a tambourine.
(Bu sokak müzisyeni tef çalıyor.)

– Can you play the tuba?
(Tuba çalabilir misin?)