Must / Mustn’t Konu Anlatımı

 

 

  • İngilizcede Modal Verbs dediğimiz, zorunluluk ve olasılık bildiren yardımcı fiiller vardır. Bunlar must, shall, will, should, would, can, could, may ve might’dır.

Tüm modal verblerde olduğu gibi, Must ve Mustn’t yardımcı fiillerinden sonra da, mutlaka bir Verb (eylem) kullanılır ve bu eylem hiçbir ek alamaz.

 

  • Must zorunluluk ve gereklilik, mustn’t ise yasak bildiren yardımcı fiildir.
  • Kuvvetli tavsiyelerde should yerine kullanılır. Örneğin, bir aydır baş ağrısı çeken bir arkadaşımıza “You should go to a doctor” diyebiliriz, ancak bu cümleyi “You must go to a doctor” şeklinde kurarsak, vermiş olduğumuz tavsiyenin anlamı güçlenir. Aynı şekilde shouldn’t yerine de, mustn’t kullanarak verdiğimiz tavsiyelere daha vurgulu ve güçlü bir anlam yükleriz. Örneğin; “You shouldn’t lie to your mother” dediğimizde yine doğru bir cümle kurmuş oluruz, fakat “You mustn’t lie to your mother” cümlesi, çok daha güçlü ve sert bir anlama sahiptir.
  • Must‘ın bir diğer kullanıldığı yer ise “güçlü tahminler“dir. Örneğin çok çalışkan ve her gün okula gelen bir arkadaşınız var, bir gün okula gelmedi ve neden gelmediği hakkında tahmin yürütüyorsunuz, her gün okula geldiği ve ilk defa gelmemezlik yaptığı için “She must be ill” dediğimizde güçlü bir tahmin yürütmüş oluruz. Çünkü “o hep okula gelirdi, gelmediyse mutlaka hasta olmuş olmalı” anlamı çıkar.

 

 

 

+ Affirmative form (olumlu cümle)

MUST + Eylem

They must be careful. (Dikkatli olmalılar)

You must follow the procedures. (Prosedürleri takip etmelisin)

Students must obey the school rules. (Öğrenciler okul kurallarına uymalıdırlar)

You must pay your taxes. (Vergilerini ödemelisin)

We must stop global warming. (Küresel ısınmayı durdurmalıyız.)

We must fasten our seatbelts. (Emniyet kemerlerimizi bağlamalıyız.)

You must attend your classes on time. (Derslerine zamanında girmelisin.)

Students must submit their homeworks on Friday. (Öğrenciler ödevlerini cuma günü teslim etmeliler.)

You must show your passport to the officers. (Görevlilere pasaportunuzu göstermelisiniz)

People must stop when traffic lights are red. (Trafik ışıkları kırmızıyken insanlar durmalı)

You must raise your hand to speak in the classroom (Sınıfta konuşmak için elini kaldırmalısın)

 

– Negative Form (olumsuz cümle)

MUST NOT + Eylem

MUSTN’T + Eylem

It mustn’t be forgotten. (Bu unutulmamalı)

People mustn’t cut down trees. (İnsanlar ağaçları kesmemeli)

Pharmaceutical companies mustn’t test products on animals. (Ecza firmaları, ürünleri hayvanlar üzerinde denememeli.)

People mustn’t use chemical pesticides. (İnsanlar kimyasal böcek ilaçlarını kullanmamalılar.)

We mustn’t smoke indoor places. (Kapalı alanlarda sigara içmemeliyiz.)

 You must not park here. (Buraya park etmemelisin.)

 We mustn’t feed animals at the zoo. (Hayvanat bahçesinde hayvanları beslememeliyiz.)

If you have a heart condition, you must not ride the rollercoaster. (Eğer kalp rahatsızlığınız varsa hız trenine binmemelisiniz)

You must not leave home without your ID card. (Evden kimliksiz çıkmamalısın)

Students mustn’t leave the classroom during the exam. (Sınav esnasında öğrenciler sınıftan çıkmamalılar.)

? Question Form (Soru cümlesi)

Eğer soru kelimesi kullanılacaksa;

Soru kelimesi + must + Özne + Verb(eylem) ?

Soru kelimesi yoksa;

Must + Özne + Verb (eylem)?

 

What must students do during their classes? (Öğrenciler ders boyunca ne yapmalılar?)

Where must workers go? (İşçiler nereye gitmeliler?)

Must I do this? (Bunu yapmalı mıyım?,)

Must people tell white lies? (İnsanlar beyaz yalanlar söylemeli mi?)

When must I call the center? (Merkezi ne zaman aramalıyım?)

What time must we go there? (Saat kaçta oraya gitmeliyiz?)

Must my dog be vaccinated? (Köpeğim aşı olmalı mı?)

 

MUST

 

MUST+ VERB

Zorunluluklardan ve kurallardan bahsederken must kullanırız. Must yardımcı fiilinin kullanım alanlarını aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz:

 

1-Bir görevden ya da zorunluluktan bahsederken :

Bir şeyi yapmanız gerekiyorsa ya da bahsedeceğiniz şey genel olarak bir kural ise must kullanabilirsiniz.

 

-You must wear school uniform. (Okul üniforması giymelisin.)

Drivers must fasten their seat belt. (Sürücüler emniyet kemerlerini bağlamalı)

 

-You must do your homework. (Ödevlerini yapmalısın)

 

-Students must learn this poem by heart. (Öğrenciler bu şiiri ezbere bilmeli)

 

 

2-Bir şeyin gerçekten gerekli olduğunu vurgulamak için:

 

-You must eat fruits for your health. (Sağlığın için meyve yemelisin)

 

-Children must eat properly. (Çocuklar dengeli beslemeli)

 

You must quit smoking. (Sigarayı bırakmalısın)

 

-She must call her mom. It’s urgent. (O, annesini aramalı.Durum acil)

 

3-Bir durumun kesinliğinden emin olunduğunda:

 

-You have been working for ten hours. You must be tired. (On saattir çalışıyorsun. Yorgun olmalısın)

 

-Maggie must be hungry. She hasn’t eaten anything today.  (Maggie aç olmalı. Bugün hiçbir şey yemedi)

 

It must be cold outside. The weather is snowy. (Dışarısı soğuk olmalı. Hava kar yağışlı)

 

 

4-Gerçekleşmiş olma olasılığı yüksek varsayımlardan bahsederken:

 

MUST+ have + past participle

 

-There is no orange juice left. My brother must have drunk it. (Hiç portakal suyu kalmamış. Erkek kardeşim içmiş olmalı)

-He wasn’t at school today. He must have been sick. (Bugün okulda değildi. Hasta olmalı)

 

 

 DİKKAT!

-Must yardımcı fiilinden sonra “to” gelmez.

YANLIŞ: He must to go to school.

DOĞRU: He must go to school.

 

-“Must” başka bir yardımcı fiil ile kullanılamaz.

YANLIŞ: This must can be the answer.

DOĞRU: This must be the answer.

 

 

MUSTN’T

Yasakları bildirirken kullanılır.

MUSTN’T = MUST NOT

 

-Children mustn’t play on this area. (Çocuklar bu alanda oynayamamalı)

 

-You mustn’t be late for school. (Okula geç kalmamalısın)

 

-You mustn’t litter on the road. (Sokağa tükürmemelisin)

 

-She mustn’t talk during the lesson. (O, derste konuşmamalı)

 

MUST ve HAVE TO farkı

 

Hem must hem de have to zorunluluk ve gereklilik bildiren yardımcı fiillerdir. Aralarında küçük de olsa farklar vardır.

-Must, have to yardımcı fiiline göre daha resmidir. Must yazılı kurallarda ve zorunluluklarda da kullanabilir.

You must carry your identity card with you. (Kimliğini yanında taşımalısın)

You have to wash the dishes. (Bulaşıkları yıkamalısın)

 

-Must genellikle başkaları tarafından dayatılan zorunluluklardan bahsederken kullanılır, have to ise daha kişisel kurallar ya da zorunluluklar olabilir. Örneğin bir anne çocuğuna “You must brush your teeth” diyebilir, çocuk ise bu cümleyi “I have to brush my teeth” olarak söyler.

 

-Geçmişten bahsederken must yerine had to kullanılır.

I had to go there. (Oraya gitmem gerekiyordu)

 

 

MUST ile ilgili örnek cümleler

 

You must obey the rules.

(Kurallara uymalısın)

 

Students must listen to their teacher.

(Öğrenciler öğretmenlerini dinlemeli)

 

You mustn’t step on the grass.

(Çimlere basmamalısın)

 

They must fulfil their responsibilities.

(Sorumluluklarını yerine getirmeliler)

 

You mustn’t cross the road when the light is red.

(Işık kırmızı ise karşıdan karşıya geçmemelisin)

 

You must be silent in hospitals.

(Hastanelerde sessiz olmalısın)

 

You must be very careful.

(Çok dikkatli olmalısın)

 

Students must be silent during the exam.

(Öğrenciler sınav esnasında sessiz olmalılar)

 

You must take your pills regularly everyday.

(Haplarını her gün düzenli almalısın)

 

You mustn’t be late tomorrow.

(Yarın geç kalmamalısın)

 

People mustn’t drop litter on pavements.

(İnsanlar kaldırımlara çöp atmamalılar)

 

I mustn’t forget my wife’s birthday.

(Karımın doğum gününü unutmamalıyım)

 

Jill mustn’t speak loudly.

(Jill yükses sesle konuşmamalı)

 

What must we do before the meeting?

(Toplantıdan önce ne yapmalıyız)

 

Must I buy a ticket in advance?

(Önceden bir bilet almalı mıyım)

 

This car has a wonderful engine. It must be very expensive.

(Bu araba harika bir motora sahip. Çok pahalı olmalı)

 

You are riding a wild horse. You must be crazy.

(Vahşi bir ata biniyorsun. Çılgın olmalısın)

 

Come and eat something. You must be hungry.

(Gel ve birşeyler ye. Aç olmalısın)

 

John has lost his wallet. He must be very sad.

(John cüzdanını kaybetti. Çok üzgün olmalı)

Must & Mustn’t Testi

Must & Mustn’t Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Must veya Mustn’t Boşluk Doldurma Alıştırması

Must Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümleleri

İngilizce Must Slaytı

İngilizce must ve have to konu anlatımı

Have to,Has to Konu Anlatımı ve Cümle Örnekleri

Have to – Has to Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümleleri

Needn’t Don’t Have To Konu Anlatımı

Have to ve Don’t have to Alıştırması

Mustn’t ve Don’t have to Alıştırması

İngilizce Have to, Has to, Don’t have to, Doesn’t have to Alıştırması

İngilizce Must Yapısı İle İlgili Worksheetler

İngilizce Have to Slaytı

imperatives ingilizce emir cümleleri

IMPERATIVES EMİR CÜMLELERİ ALIŞTIRMALARI

İngilizce imperatives alıştırması

İngilizce Çevre (Environment) ile İlgili Kelimeler, Must ve Should Olumlu, Olumsuz, Soru Cümleleri – Konu Anlatımı

İngiliz Sınıf Kuralları, Emir Kipi, must mustn’t Konu Anlatımı

İngilizce Must, Can’t, May, Might Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Must Mustn’t veya Can Can’t Alıştırması

İngilizce Can’t be, Must be, May be Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Must, Mustn’t Needn’t Don’t Have to ile Boşluk Doldurma

İngilizce Can’t, Must ve Might ile Çıkarım Cümleleri Alıştırması

İngilizce Have to, Must, Can, ve Need ile Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Must / Have to ve Mustn’t / Don’t Have to ile Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Have to, Must, Can ve Could ile Boşluk Doldurma Alıştırması

İngilizce Can / Can’t ve Must / Mustn’t ile Boşluk Doldurma Alıştırması