Bir cümleciği sanki bir isim gibi özne veya olarak veya bazı fiillerin tümleci olarak kullanabiliriz. Böyle cümleler genellikle that ile yapılır.Fakat that’den başka yapılar da kullanılabilir.

 

a) Object(NESNE)

– I think (that) it will train tomorrow.

(Yarın yağmur yağacak diye düşünüyorum.)

– Can you guarentee (that) she’ll pass the exam ?

( Onun sınavı geçeceğini garantiliyormusun?)

– He believed (that) Ahmet  was right.

( Ahmetin haklı olduğunu düşünüyordu.)

They told me that the bus driver was tired.

(Bana otobüs sürücüsünün yorgun olduğunu söylediler. )

People used to believe that the world was flat.

(İnsanlar, eskiden dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı. )

He said that his friend’s name was Yavuz.

(Arkadaşının adının Yavuz olduğunu söyledi.)

I saw that the fridge  was empty.

(Buzdolabının boş olduğunu gördüm.)

I think I will win the tournament.

( Turnuvayı kazanacağımı düşünüyorum.)

He told me that he would come.

( Bana geleceğini söyledi.)

They said that they would accept the offer.

( Onlar teklifi kabul edeceklerini söylediler.)

 

b) Subject(ÖZNE)

– That he is too old is obvious.

( Onun yaşlı olduğu çok açık.)

– That you do a lot of sport makes you healthy.

( Çok fazla spor yapmak seni sağlıklılaştırır.)

That the world is round is a fact.

(Dünyanın yuvarlak olduğu bir gerçektir.)

That he failed the exam is disappointing.

( Onun sınavda başarısız oluşu hayalkırıklığı.)

That my son is lazy worries me

( Oğlumun tembelliği beni endişelendiriyor.)

That my best friend is seriously ill makes me unhappy.

( En iyi arkadaşımın ağır hasta olması beni mutsuz ediyor.)

That they are married and happy makes us jealous.

( Onların evli ve mutlu oluşu hepimizi kıskandırıyor.)

That he has a brendnew car feels me angry.

( onun yeni bir arabaya sahip olması beni sinirlendiriyor.)

 

Bu şekilde özne uzun olduğu için,that cümleciği yerine it özne olarak kullanılıp,cümle sonunda itin yerini tuttuğu cümlecik belirtilebilir.

– It is obvious that he is too old.

( Onun yaşlı olduğu çok açık.)

– It makes you healthy that you do a lots of  sport.

(Çok fazla spor yapmak seni sağlıklılaştırır.)

It is a fact that the world is round. .

(Dünyanın yuvarlak olduğu bir gerçektir.)

It is disappointing that he failed the exam.

(Sınavda kalması hayal kırıklığı yarattı.)

It worries me that my son is lazy.

(Oğlumun tembel olması beni üzüyor.)

It makes me unhappy that my best friend is seriously ill.

(En iyi arkadaşımın ağır hasta olması beni mutsuz ediyor.)

It makes us jealous that they are married and happy.

( Onların evli ve mutlu oluşu hepimizi kıskandırıyor.)

It feels angry that he has a brandnew car.

(onun yeni bir arabaya sahip olması beni sinirlendiriyor.)

 

c) bazı sıfatlardan sonra kullanılabilirler.

I’m pleased (that)he often helps me.

( Onun bana bazen yardım etmesine memnunum.)

– Are you surprised (that)he is very late today?

( Onun bugün çok geç kaldığına şaşkınmısın)

I am hopeful that he will succeed.

(Başaracağından umutluyum.)

I am certain that he saw me.

(Beni gördüğünden eminim.)

I was afraid that I might hurt her feelings

(.Duygularını incitmiş olabileceğimden korkuyordum.)

I feel certain that she will come

( Onun geleceğine eminim.)

She was happy that they would come.

( onlar geleceği için çok mutluydu.)

He is dissappointed that he failed the exam.

( Sınavdaki başarısızlığından hayal kırıklığına uğradı.)

They are sure that they will get the job.

( İşi alacaklarına eminler.)

 

d) Aşağıdaki örneklerde olduğu gibi,bazı soyut isimlerle kullanılabilirler.

– The fact that the world is round is obvious today.

( Dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği apaçık açık.)

-The fact that the sun sets from the east is clear.

( Güneşin doğudan doğduğu gerçeği belli.)

– I don’t like the belief that there are ghosts.

( Hayaletlerin olduğuna inanmıyorum.)

I am afraid the belief that I am cancer.

( Kanser olduğum inancından korkuyorum.)

She doesn’t want to hear the doubt that her husband cheats her.

( Kocasının aldattığı şüphesini duymak istemiyor.)

He has the doubt that he is going to marry to her.

( Onunla evlenme şüphesine sahip.)

I like the idea that there is a birthday party.

( Doğumgünü partisi olma fikrini çok sevdim.)

He surprised the idea that there was a dog at home.

( Evde köpek olduğu fikrine şaşırdı.)

 

e) that kullanmadan soru kelimesiyle de cümlecikler yapılır.

– I don’t know why he is late.

( Onun neden geç kaldığını bilmiyorum.)

– What you have done doesn’t interest me.

( Ne yaptığın beni ilgilendirmiyor.)

– Where he lives is unknown for people.

( nerede yaşadığı insanlar tarafından bilinmiyor.)

Nobody knows who smoked all these cigarettes.

(Kimse, tüm bu sigaraları kimin içtiğini bilmiyor.)

Do you know what the time is?

( Saatin kaç olduğunu biliyormusun?)

Do you know when  the party is ?

( Partinin ne zaman olduğunu biliyormusun?)

I don’t know which jacket belongs to you.

( Hangi ceketin senin olduğunu bilmiyorum.)

Does he know whose sister is she?

( O, onun kimin kızkardeşi olduğunu biliyor mu?)

They didn’t know how many students there were in the class.

( Sınıfta kaç öğrenci olduğunu bilmiyorlardı.)

She can’t estimate how much money she has.

( Ne kadar parası olduğunu tahmin edemez.)

 

f) if veya whether kullanarak yapılan cümlecikler de hem özne,hem nesne olarak kullanılabilir.

Nesne:

– I wonder if / whether he’s passed the exam.

(Sınavı geçip geçmediğini merak ediyorum.)

-She wondered if he called you.

( O, onun seni arayıp aramadığını merak etti.)

They ask if you are  going to come to the party.

( Onlar senin partiye gelip gelmeyeceğini soruyorlar.)

She doesn’t know if they visit us.

( o, onların bizi ziyaret edip etmeyeceğini bilmiyor.)

We want to know if you stay with us.

( Biz senin bizimle kalıp kalmayacağını bilmek istiyoruz.)

 

Özne:

– Whether he’s passed exam is still unknown.

(Sınavı geçip geçmediğini hala bilinmiyor.)

– if he called you is wondered.

( onun seni arayıp aramadığını merak ediliyor.)

if you are  going to come to the party are asked.

(senin partiye gelip gelmeyeceğin soruluyor.)

if they visit us isn’t known.

( onların bizi ziyaret edip etmeyeceği bilinmiyor.)

if you stay with us is wondered.

( senin bizimle kalıp kalmayacağın merak ediliyor.)

 

Veya bu cümlede özne yerine it kullanırsak:

– It is still unknown if / whether he’s  passed the exam.

(Sınavı geçip geçmediğini hala bilinmiyor.)

-It is wondered  if he called you. .

( onun seni arayıp aramadığını merak ediliyor.)

It is asked  if you are  going to come to the party

(senin partiye gelip gelmeyeceğin soruluyor.)

It isn’t known  if they visit us. .

( onların bizi ziyaret edip etmeyeceği bilinmiyor.)

It is wondered  if you stay with us.

( senin bizimle kalıp kalmayacağın merak ediliyor.)

 

Whether ile or not ifadesi de kullanılabilir.

Ayşe  asked me whether I was ill (or not).

( Ayşe  bana, hasta olup olmadığımı sordu.)

Do you know if Mr Karakuş  is at home?

(Bay Karakuş’un evde olup olmadığını biliyor musun?)

Tell me  whether you are coming.

(Gelip gelmeyeceğini bana haber ver.)

I don’t know whether she will be able to come.

(Gelip gelemeyeceğini bilmiyorum.)

She doesn’t know whether they will go to cinema or not.

( Sinemaya gidip gitmeyeceklerini bilmiyor.)

We didn’t know whether they had a party or not.

( Parti yapıp yapmayacaklarını bilmiyorduk.)

My father is wondering whether my mother has washed the dishes or not.

( Babam annemin bulaşıkları yıkayıp yıkamadığını merak ediyor.)

My brother wondered whether I was out last night or not.

( Kardeşim dün gece dışarı çıkıp çıkmadığımı merak etti.)

 

g) aggree,arrange,demand,decide,order,recommend,urge,insist,susgest fiillerinden sonra that+özne+should yapısı da kullanılabilir.

I agree that he is a liar.

( Onun yalancı olduğuna katılıyorum.)

He arranged that there was a comedy show.

( Komedi partisi olduğunu düzenledi.)

The boss demands that the letters are typed.

( patron  mektupların yazılmasını istedi.)

She deciced that she would live in Antep.

( Antepte yaşamaya karar verdi.)

– I insisted(that)she should take the money.

( Parayı almasını ısrar ettim.)

– He recommends(that)I should see the doctor.

( Doktoru görmem gerektiğini tavsiye etti.)

Ayşe suggests that Gül should rest.

( Ayşe, Gülün dinlenmesi gerektiğini önerdi.)

 

h) Suprised,sorry,shocked,interesting gibi his belirtilen sıfatlardan ve important,essential gibi sıfatlardan sonra da that + özne + should yapısı da kulanılabilir:

– I was suprised (that)she should  finish the school.

( onun okulu bitirmesine çok şaşırdım.)

– I’m sorry(that) he should feel ill.

( Onun hastalığına üzüldüm.)

– It important(that) we should arrive on time.

( Oraya vaktinde gitmemiz çok önemli.)

It is essential that we musn’t disturb them.

( Onları rahatsız etmememiz çok önemli.)

She was shocked that there was fire.

( Yangına çok şaşırdı.)

It is amusing that there is no school today.

( Bugün okul olmaması çok eğlenceli.)

I am happy that I will live in New York.

( New Yorkta yaşayacağım için çok mutluyum.)

She is sad that her aunt died.

( Halasının ölümüne çok üzgün.)

He is angry that she told him a lie.

( 0, ona yalan söylediği için çok kızgın.)

 

i) Yukarıdaki ifadelerde çekimsiz fiil de kullanılabilir:

– I insisted (that) she take the money.

( Parayı almasına ısrar ettim.)

– They agreed (that) I be wrong.

( Benim yanlış olduğuma karar verdiler.)

– I was surprised (that) she finish the school.

( Okulu bitirmesine şaşırdım.)

She was shocked that there be  fire.

( Yangına çok şaşırdı.)

It is amusing that there be  no school today.

( Bugün okul olmaması çok eğlenceli.)

I am happy that I live in New York.

( New Yorkta yaşayacağım için çok mutluyum.)

She is sad that her aunt die.

( Halasının ölümüne çok üzgün.)

He is angry that she tell him a lie.

( 0, ona yalan söylediği için çok kızgın.)