NOUN CLAUSES

(İsim cümlecikleri)

Noun clauses (isim cümlecikleri) bir cümlede bir noun (isim) gibi kullanılabilir.

Yani cümlenin öznesi olabilir, fiilin veya bir edatın nesnesi olarak kullanılabilir. İsim

cümleciklerini ayrı ayrı açıklanmıştır.

a) That –clause

1) Bir cümle that clause şeklinde cümlede özne veya nesne olarak kullanılabilir. Bu

kullanımda cümle başına that getirilir. Aşağıdaki bu örneklerde noun clause cümlede özne

durumundadır.

Life is getting easy.

(Hayat kolaylaşıyor)

That life is getting easy is because of technology.

(Hayatın kolaylaşması teknoloji sebebiyledir)

Smart phones aren’t safe.

(Akıllı telefonlar güvenli değil)

That smart phones aren’t safe is today’s problem.

(Akıllı telefonların güvenli olmaması bugünün sorunudur)

I broke your heart.

(Kalbini kırdım)

That I broke your heart was wrong.

(Kalbini kırmam yanlıştı)

2) That-clause ifadelerinin cümle başında kullanımı yaygın değildir. Onun yerine cümleye it ile başlanır ve that clause cümle sonunda söylenir.

It is because of technology that life is getting easy.

(Hayatın kolaylaşması teknoloji sebebiyledir)

It is today’s problem that smart phones aren’t safe.

(Akıllı telefonların güvenli olmaması bugünün sorunudur)

It was wrong that I broke your heart.

(Kalbini kırmam yanlıştı)

3) Aşağıdaki örneklerde that-clause fiilin nesnesi durumundadır.

Hüseyin is at home.

(Hüseyin evdedir)

I think that Hüseyin is at home.

(Hüseyin’in evde olduğunu sanıyorum)

Jill loves you.

(Jill seni seviyor)

I don’t believe that Jill loves you.

(Jill’in seni sevdiğine inanmıyorum)

The exam is at 3 o’clock.

(Sınav saat 3’te)

They have just announced that the exam is at 3 o’clock.

(Sınavın saat 3’te olduğunu demin duyurdular)

4) Sıfatlardan sonra that clause kullanımı

Melisa works hard.

(Melisa sıkı çalışır)

I’m pleased that Melisa works hard.

(Melisa’nın sıkı çalışmasından memnunum)

Jill has passed the exam.

(Jill sınavı geçti)

Everyone is surprised that Jill has passed the exam.

(Jill’in sınavı geçmesinden herkes şaşkın)

5) The fact, the belief, the doubt, the idea gibi soyut isimlerden sonra that clause kullanılabilir.

Özellikle edatlardan sonra (despite, in, with, of gibi) the fact that kelimesi yaygındır.

There is life after the death.

(Ölümden sonra hayat var)

Most people have the belief that there is life after the death.

(Çoğu insan ölümden sonra hayat olduğu inancına sahip)

He isn’t rich.

(O zengin değil)

Jill likes Tony despite the fact that he isn’t rich.

(Onun zengin olmaması gerçeğine rağmen Jill Tony’den hoşlanıyor)

b) Noun clauses with question words (Soru kelimeleriyle yapılan isim cümlecikleri)

Soru cümleleri de normal cümleler gibi noun clause olarak cümlede özne veya nesne olarak

kullanılabilir. Yani that clause ifadeleri nasıl kullanılıyorsa soru cümleleri de aynı şekilde

kullanılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken noun clause olarak kullanıldığında soru

yapısında değil düz cümle şeklinde olmasıdır. Yani soruların aksine yardımcı fiil özneden önce gelmez.

Where is Kevin?

(Kevin nerede?)

Bu soru cümlesini noun clause olarak kullanırken soru yapısında değil düz cümle şeklinde

kullanılacağından “where Kevin is” şeklinde kullanılmalıdır.

I don’t know where Kevin is.

(Kevin’in nerede olduğunu / olduğu yeri bilmiyorum)

Where Kevin is, is unknown.

(Kevin’in nerede olduğu bilinmiyor)

I don’t have an idea about where Kevin is.

(Kevin’in nerede olduğu hakkında bir fikrim yok)

Why did he do this?

(Bunu neden yaptı?)

I don’t know know why he did this.

(Bunu neden yaptığını bilmiyorum.)

How can we go to Cyprus?

(Kıbrıs’a nasıl gidebiliriz?)

Do you know how we can go to Cyprus?

(Kıbrıs’a nasıl gidebileceğimizi biliyor musun?)

How many books are there in the city library?

(Şehir kütüphanesinde kaç kitap var?)

I want to know how many books there are in the city library.

(Şehir kütüphanesinde kaç kitap olduğunu bilmek istiyorum.)

“what” ile oluşturulan “noun clause” cümleleri de oldukça yaygındır.

What did you do yesterday?

(Dün ne yaptın?)

Will you tell me what you did yesterday?

(Dün ne yaptığını bana anlatacak mısın?)

What did the government decide about the incident?

(Hükümet bu olayla ilgili ne karar verdi?)

Journalists want to know what the government decided about the incident.

(Gazeteciler hükümetin bu olayla ilgili ne karar verdiğini bilmek istiyorlar.)

What did Julia say to her doctor when she found out that she had cancer?

(Kanser olduğunu öğrendiğinde Julia doktoruna ne dedi?)

I don’t want to talk about what Julia said to her doctor when she found out that she had cancer.

(Kanser olduğunu öğrendiğinde Julia’nın doktoruna söylediği şey hakkında konuşmak istemiyorum.)

Yukarıdaki cümlede hem “what” hem de “that” ile oluşturulan noun clause vardır.

Do you know what she did and where she went?

(Onun ne yaptığını ve nereye gittiğini biliyor musun?)

Bir cümlede birden fazla noun clause bulunabilir. Hatta bir cümlede hem noun clause hem de relative clause bulunabilir.

Henry talked about how he spent his holiday, which he had paid a fortune for. = Henry talked about how he spent his holiday, for which he had paid a fortune.

(Henry, bir servet ödediği tatilini nasıl geçirdiğini anlattı.) (Bu cümle Türkçeye çevrildiğinde çok fazla yan cümle içerdiği için daha net anlaşılması için şöyle de denilebilir: Henry tatilini nasıl geçirdiğini anlattı, ki bu tatil için bir servet ödemişti.)

c) Noun clauses with whether/if (Whether/If ile yapılan isim cümlecikleri)

“Whether” olup olmadığı anlamında noun clause ifadelerinin başında kullanılabilir.

I don’t know whether he is at home.

(Onun evde olup olmadığını bilmiyorum)

Whether technology makes our lives easier or more difficult is not certain.

(Teknolojinin hayatımızı daha kolay mı yoksa daha zor mu yaptığı belirli değil)

Whether ile or not ifadesi kullanılabilir.

I wonder whether Jill wants to resign or not.

(Jill’in istifa etmek isteyip istemeyeceğini merak ediyorum)

Whether yerine if kullanmak mümkündür. Fakat cümle başında veya or not ifadesiyle whether

kullanmak gerekir.

The police don’t know if the thief has got a gun.

(Polis hırsızın bir silahı olup olmadığını bilmiyor)

d) Suprised, sorry, interesting gibi his belirtilen sıfatlardan ve gereklilik veya tavsiye bildiren

important, essential, necessary gibi sıfatlardan sonra ve insist, recommend gibi fiillerden

sonra that + özne + should yapısı kulanılabilir.

I am surprised that she should want to leave.

(Onun ayrılmak istemesine şaşırdım)

It is necessary that the meeting should start on time.

(Toplantının saatinde başlaması gerekli)

I insist that the meeting should start on time.

(Toplantının saatinde başlamasında ısrar ediyorum)

Gereklilik veya tavsiye bildiren important, essential, necessary gibi sıfatlardan sonra ve insist,

recommend gibi fiillerden sonra çekimsiz fiil kullanılabilir.

It is necessary that the meeting start on time.

(Toplantının saatinde başlaması gerekli)

I insist that Mr Blond be the manager. He deserves that.

(Mr Blond’ın yönetici olmasında ısrar ediyorum. O bunu hak ediyor. )