EXAMPLES OF NOUN CLAUSE

(İsim cümlecikleri örnekleri)

 

He claims that his son is good at singing.

(O oğlunun şarkı söylemekte iyi olduğunu iddia eder)

 

It is estimated that the temperature of the earth is increasing slightly.

(Dünyznın sıcaklığının hafifçe artıyor olduğu tahmin ediliyor)

 

It is important that you should lose at least ten kilos.

(En az 10 kilo vermen önemli)

 

It is not a good idea that you eat a lot of bread at meals.

(Öğünlerde çok ekmek yemen iyi bir fikir değil)

 

That the teacher often gives homework worries the parents.

(Öğretmenin sık sık ödev vermesi anne babaları endişelendiriyor)

 

That life is too short makes people feel depressed.

(Hayatın çok kısa olması insanları depresyonda hissettiriyor)

 

 

My problem is that I don’t have a mobile phone.

(Benim sorunum cep telefonumun olmaması)

 

I’m glad that John is getting better and better.

(John’un gittikçe iyileşmesinden memnunum)

 

Everybody was sure that we would win the match.

(Herkes maçı kazanacağımızdan emindi)

 

It is my dream that we will found our own company.

(Kendi şirketimizi kurmamız benim rüyam)

 

 

There is a possibility that the minister will get arrested by the police.

(Bakanın polis tarafından tutuklanacak olması ihtimali var)

 

 

The fact that eating bread isn’t healhty has changed the diet lists.

(Ekmek yemenin sağlıklı olmaması gerçeği diyet listelerini değiştirdi)

 

I don’t know why George wants to go out.

(George’un niçin dışarı çıkmak istediğini bilmiyorum)

 

I wonder whether my father has read my diary.

(Babamın günlüğümü okuyup okumadığını merak ediyorum)

 

 

They say you are what you eat.

(Sen ne yersen osun derler)

 

Where she goes after school is unknown.

(Okuldan sonra nereye gittiği bilinmez)

 

I want to know how much you spent on holiday.

(Tatilde ne kadar harcadığını bilmek istiyorum)

 

The police asked the men what they were doing there.

(Polis adamlara orada ne yaptıklarını sordu)

 

I want to know what is surprising.

(Şaşırtıcı olanın ne olduğunu bilmek istiyorum)

 

The question is why people are born and die.

(Soru insanların neden doğup öldüğüdür)

 

Can you tell me what time the match is?

(Maçın saat kaçta olduğunu söyleyebilir misin?)

 

Whoever comes the first will get the job.

(Kim önce gelirse işi alır)

 

You can take whichever you like.

(Hangisini istersen alabilirsin)

 

You can visit me whenever you want to.

(Ne zaman istersen beni ziyaret edebilirsin)