Obligation and Necessity Zorunluluk ve Gereklilik Konu Anlatımı

 

  1. a) MUST / HAVE TO

Must ve have to, ikisi de zorunluluk ve gereklilik bildirir. Olumlu cümlelerde, çoğu zaman, özellikle günlük konuşmalarda birbirlerinin yerine kullanılabilirler.

I must go home now.

(Eve gitmeliyim)

I have to go home now.

(Eve gitmem gerek)

You must obey the rules.

You have to obey the rules.

(Kurallara uymalısın /uyman gerek)

Must ve have to arasında anlam yönünden bazen farklar olabilir. Genellikle zorunluluk ve gereklilik konuşmacı tarafından konuluyorsa must; zorunluluk ve gereklilik bir dış etmenden dolayı mesela kanun kural veya bir otorite tarafından konuluyorsa have to kullanılır.

You must clean the kitchen, Jill.

(Mutfağı temizlemelisin- Zorunluluk konuşmacı tarafından konuluyor)

You must be quiet.

(Sessiz olmalısın)

I have to clean the kitchen.

(Mutfağı temizlemem gerek- Çünkü annem öyle istiyor)

 I have to be quiet. I’m at the exam.

(Sessiz olmam gerek/zorundayım. Sınavdayım)

Zorunluluk dış etmenden gelse bile konuşmacı da o kanaatteyse must da kullanılabilir.

I have to /must get a visa to visit the USA.

(ABDyi ziyaret etmek için vize almam gerek)

Fakat zorunluluk bir dış etmenden geldiğinde konuşmacının bu konuda bir kanaati yoksa veya katılmıyorsa have to kullanılır.

His car broke down. John has to walk to work.

(Arabası bozuldu. John işe yürümek zorunda)

I am a secretary, but I have to make coffee for my boss. It’s not fair.

(Ben bir sekreterim fakat patronuma kahve yapmak zorundayım. Bu adil değil)

Tense’lerle ve gerund(yani –ing form) veya infinitive (yani to –fiil yapısı) ile have to kullanılır. Must’ın böyle kullanımları yoktur.

I had to walk to school yesterday.

(Dün okula yürümek zorunda kaldım- past simple tense (geçmiş zaman)

I don’t like having to get up early.

(Erken kalkmak zorunda olmayı sevmiyorum. Have to –ing yapısında kullanılmıştır)

You will have to work harder after you have a baby.

(Bebeğin olduktan sonra daha sıkı çalışmak zorunda kalacaksın. Will future tense (gelecek zaman)

  1. b) HAVE GOT TO

Have got to/has got to, yapısı İngiltere İngilizcesinde kullanılır. Anlamı have to ile aynıdır. Gramer yapısı have got kalıbı gibidir, tense’lerle kullanılmaz. 

We’ve got to buy a ticket.

(Bir bilet almak zorundayız)

He’s got to clean his room today.

(Bugün odasını temizlemek zorunda)

 

You haven’t got to go. You can stay if you like.

(Gitmek zorunda değilsin.İstersen kalabilirsin)

 

  1. c) NEED/NEED TO

Need, modal fiil olarak gereklilik anlamında kullanılabilir.

 

He need see the boss today.

(Bugün patronu görmesi gerek)

Fakat günümüzde olumlu ifadelerde need’in modal olarak kullanımı yaygın değildir. Olumsuz ifadelerde needn’t şeklinde kullanımı yaygındır. Olumlu ifadelerde ise need normal bir fiil olarak kullanılır ve need’den sonra gelen fiil “to-fiil” şeklinde getirilir.

He needs to see the boss today.

(Bugün patronu görmesi gerek)

I need to wear a jacket, It’s very cold.

(Ceket giymem gerek. Çok soğuk)