Under

The children were sitting under a tree.

Çocuklar bir ağacın altında oturuyor.

The cat is under the table.

Kedi masanın altında.

I left my mobile phone under the chair.

Cep telefonumu sandalyenin altında unuttum.

 

By / Next To / Beside

I was waiting by / next to / beside the car.

Arabanın yanında bekliyordum.

He was beside the door.

O, kapının yanındaydı.

She was sitting next to him.

Kız, oğlanın yanında oturuyordu.

 

On

There is  the picture on the wall.

Duvarın üzerinde bir resim var.

That pharmacy is  on the right .

O eczane sağ tarafta.

We live on the second floor .

ikinci katta oturuyoruz.

 

At

There is someone at the door.

Kapıda birisi var.

There was a good menu at the dinner table.

Yemek masasında güzel bir menü vardı.

We met  at a concert.

Bir konserde tanıştık.

 

In

The shampoo is  in the bathroom.

Şampuan banyoda.

I offered marriage proposal in Paris.

Evlenme teklifi Pariste yaptım.

There are millions of people in the world.

Dünyada milyonlarca insan var.

 

Below

This creature likes to swim just below the surface.

Bu yaratık yüzeyin hemen altında yüzmeyi seviyor.

The lamps are below the ceiling.

Lambalar tavanın hemen altında.

The candles are below the table.

Mumlar masanın hemen altında.

 

Over

Put a jumper over your shirt.

Gömleğinin üstüne süveter giy.

He got the driving licence over 18 years of age.

Eliyeti 18 yaşından büyükken aldı.

It is not hard to climb over the wall.

Duvarın üstünden atlamak kolay.

 

Above

There are two mirrors above the washbasin.

Lavobonun üstünde iki ayna var.

We live above The Karakuş Family.

Karakuş ailesinin üzerinde oturuyoruz.

The pots are above the wall.

Saksılar duvarın üzerinde.

 

Across

She walked across the road.

Yolun karşısına geçti.

There’s a bank just across the street.

Caddenin karşısında bir banka var.

He was waiting for me across Forum.

Forumun karşısında beni bekliyordu.

 

Through

We drove through a tunnel.

Bir tünelin içinden geçtik.

They pass through hard days.

Zor günler içinden geçiyorlar.

He must swim through the rier.

Nehir içinden yüzmek zorunda.

 

From

Apples are  from our garden.

Elmalar bahçemizden.

The letter is from Martin.

Mektup Martinden.

I gave this from my heart.

Bunu kalbimden veriyorum.

 

onto

The cows were loaded onto trucks.

İnekler kamyonlara yüklendi.

They put the files onto table.

Dosyaları masaya koydular.

The furnitures were onto trucks.

Mobilyalar kamyonlara taşındı.

 

Towards

I stood up and walked towards her.

Kalktım ve ona doğru yürüdüm.

He ran toward John.

Johna doğru koştu.

The ball came toward me.

Top bana doğru geldi.

 

Into

He’s gone into a shop.

Bir dükkanın içine girdi.

He put the letter into envelope.

Mektubu zarfın içine koydu.

They bring the present into a box.

Hediyeyi kutu içine getirdi.

 

To

Let’s go to the theate.

Hadi tiyatroya gidelim.

They came to  London last year.

Geçen yıl Londra’ya geldiler.

What time did you go to bed last night?

Dün gece kaçta yattın?

 

Behind

Ali hide behind Ayşe.

Ali Ayşenin arkasına saklanıyor.

The telephone was behind tv.

Telefon televizyonun arkasında.

The jacket was behind the door.

Ceket kapının arkasındaydı.

 

In front of

Ayşe sits in front of me.

Ayşe benim önümde oturur.

There is a lot of queue in front me.

Önümde uzun bir kuyruk var.

The fans are in front of Tarkan.

Hayranlar Tarkanın önünde.

 

Among

There was a fight among footballers.

Futbolcular arasında kavga vardı.

I lost my ring among the crowd.

Kalabalık içinde yüzüğümü kaybettim.

They were searching fort he red car among the cars.

Arabaların içinde kırmızı arabayı arıyorlardı.

 

Between

There is a conflict between Ayşe and Aslı.

Aslı ve Ayşe arasında bir çelişki var.

There is no difference between Ali and Veli.

Ali ve Veli arasında hiç fark yok.

I sit between Carolin and Rose.

Rose ve Carolin arasında oturuyorum.

 

Near

My house is near Aslı’s.

Evim Aslının yanında.

His umbrella is near mine.

Şemsiyesi benimkinin yanında.

He was carrying his dog near him.

Köpeğini yanında taşıyordu.

 

After=Sonra

I left the party after him.

Ondan sonra partiyi terk ettim.

He called me after Neslihan.

Neslihandan sonra beni o aradı.

They came to house after their father.

Babalarından sonra eve geldiler.

 

Against=Karşısı

He was standing against the wall.

Duvara karşı yaslanıyordu.

They were against their cousins.

Kuzenlerine karşı duruyorlardı.

He was hiding against the tree.

Ağacın karşısında saklanıyordu.

 

Along=Boyunca

We walked along the seaside.

Sahil boyunca yürüdük.

I swam along the sea.

Deniz boyunca yüzdüm.

We were lying along the beach.

Plaj boyunca uzandık.

 

Around=Etrafında

The sun turns around the world.

Güneş Dünyanın etrafında döner.

The students were around the teacher.

Öğrenciler öğretmenin etrafındaydı.

He was running around the wall.

Duvarın etrafında koşuyordu.

 

Close to=Başucunda

He was so close to me.

O, benim başucumdaydı.

Her glasses are close to her.

Gözlükleri başucundadır.

There were flowers close to table.

Masanın başucunda çiçekler vardı.

 

Down=Aşağı doğru

The ball was rolling down the street.

Top sokaktan aşağı doğru yuvarlanıyordu.

He fell down.

Aşağı düştü.

There was ice down the door.

Kapının aşağısında buz vardı.

 

Inside=İç taraf

There is a note inside the book.

Kitabın içinde not var.

The telephone is inside my bag.

Telefon çantamın iç tarafında.

Come inside the room.

Odanın içine gir.

 

Opposite=Karşıt

He was opposite my group.

Benim grubuma karşıttı.

They were opposite us.

Bizim karşımızdalardı.

He was shouting the girl opposite his mother.

Annesinin karşısında kıza bağırıyordu.

 

Out of=(-den dolayı)

I stepped out of the taxi and walked away.

Taksiden inip uzaklaştım.

He went out of the class.

Sınıftan dışarı çıktı.

We were out of door.

Kapının dışındaydık.