İhtimal anlamı veren modal listesi aşağıdaki gibidir.

a) May

Olumlu cümleler:

It may rain.

( Yağmur yağabilir.)

I may go out in the evening.

( akşam dışarı çıkabilirim. )

She may visit us.

( O bizi ziyaret edebilir.)

He may read a book.

( o kitap okuyabilir.)

Olumsuz cümleler:

We may not come to you.

( Size gelemeyiz.)

They may not go shopping.

( Alışverişe gidemezler.)

It may not snow.

( Kar yağmayabilir.)

She may not go to Ankara.

( Ankaraya gitmeyebilir.)

Soru cümleleri:

Where may you go? I may go to theatre.

( Nereye gidebilirsin? Tiyatroya gidebilirim.)

May they go shopping? Yes, they may.

( Alışverişe gidebilirler mi ? Evet gidebilirler.)

Who may you  go with shopping? With Ayşe.

(Kiminle alışverişe gidebilirsin. Ayşeyle.)

 

b) Can

The weather is cloudy. It can rain.

( Hava bulutlu. Yağmur yağabilir.)

Tomorrow is holiday. We can go for a picnic.

(Yarın tatil pikniğe gidebiliriz.)
My husband can buy me a bunch of flower.

(Kocam bana bir buket çiçek alabilir.)

 

c) Could

It could rain tomorrow.

( Yarın yağmur yağabilir.)
I couldn’t snow  this evening.

( Bu akşam kar yağamaz.)

What could we do after the course? We could go for a picnic.

( Kurstan sonra ne yapabiliriz.Pikniğe gidebiliriz.)

The telephone is ringing. Who could it be ? It could be Sam.

( Telefon çalıyor kim olabilir? Sam olabilir.)

 

d) MAY HAVE+ V3

Geçmişle ilgili kuvvetli ihtimallerde bulunurken bu yapıyı kullanırız.

Olumlu cümleler:

The street is wet. It may have rained.

( Sokak ıslak. Yağmur yağmış olabilir.)    

Her finger is bleeding. She may have cut her finger.

( Parmağı kanıyor. Parmağını kesmiş olmalı.)

He is sad. He may have heard the accident.

( O çok üzgün. Kazayı duymuş olmalı.)

They aren’t here. They may have gone to their hometown.

( Onlar burada değil. Memleketlerine gitmiş olmalılar.)

Olumsuz cümleler:

He is lost. He may not have taken map.

( o kaybolmuş. Harita almamış olabilir.)

She didn’t wake up early. She may not have set up the alarm.

( O erken uyanmadı. Alarmı kurmamış olabilir.)

The flower is dead. They may not have watered.

( Çiçek ölmüş. Onlar sulamamış olabilir.)

You were busy. You may not have answered the phone.

( Meşguldün. Telefona cevap vermemiş olabilirsin.)

Soru cümleleri:

May he have called you when you are out? Yes, he may have.

( Sen dışarıdayken seni aramış olabilir mi? Evet olabilir.)

May it have snowed? No, it may have not.

( kar yağmış olabilir mi? Hayır olamaz.)

Where may they have gone when they were out? They may have gone to the cinema.

( Dışarıdayken nereye gitmiş olabilirler? Sinemaya gitmiş olabilirler.)

Who may she have met with? With James.

( O kiminle buluşmuş olabilir? James ile buluşmuş olabilir.)

 

e) MIGHT HAVE+V3

Olumlu cümleler:

They didn’t answer . They might have gone out.

(Cevap vermediler. Dışarı çıkmış olabilirler.)
He might have forgotten your birthday.

( Senin doğum gününü unutmuş olabilir.)

She might have taken her umbrella.

( Şemsiyesini almış olabilir.)

We might have visited you.

( Sizi ziyaret edebilirdik.)

I might have invited you to the party.

( Seni partiye çağırmış olabilirim.)

Why did you use that knife ? You might have cut your finger.

(Neden o bıçağı kullandın? Parmağını kesebilirdin.)

Don’t  climb that tree again. You might have fallen down.

( Bir daha o ağaca tırmanma. Düşebilirdin.)

You might have called me.

( Beni arayabilirdin.)

Olumsuz cümleler:

I might not have forgotten the key.

( Anahtarı unutmamış olabilirim.)

She might not have heard the phone.

( Telefonu duymamış olabilir.)

He might not have seen his friends.

( Arkadaşlarını görmemiş olabilir.)

They might not have done their homework.

( Ödevlerini yapmamış olabilirler.)

Soru cümleleri:

Might they have called you? No, they might not. The telephone didn’t ring.

( Seni aramış olabilirler mi? Hayır olamazlar. Telefon çalmadı.)

Might she have visited Mark ? Yes, she might.

( Markı ziyaret etmiş olabilir mi? Evet olabilir.)

Where might she have gone? She might have gone to her friend’s house.

( nereye gitmiş olabilir? Arkadaşının evine gitmiş olabilir.)

Which jacket might she have worn? She might have worn the pink jacket.

( Hangi ceketi giymiş olabilir? Pembe ceketi giymiş olabilir.)

 

f) COULD HAVE+V3

Olumlu cümleler:

I could have started painting the house.

( Evi boyamaya başlayabilirdim.)

She could have learned French.

( Fransızca öğrenebilirdi.)

They could have ridden a horse.

( At sürebilirlerdi.)

We could have visited the hospital.

( hastaneyi ziyaret edebilirdik.)

They could have informed you.

( Sana bilgi verebilirlerdi.)

She could have told you that she wouldn’t come.

( Sana gelemeyeceğini söyleyebilirdi.)

He could have married that girl.

( O kızla evlenebilirdi.)

I could have served you baklava.

( Sana baklava ikram edebilirdim.)

Soru Cümleleri:

Could have they written a letter? Yes, they could.

(Mektup yazabilirler miydi? Evet yazabilirlerdi.)

Could have he made a surprise for you ? No, he coudln’t.

( Sana sürpriz yapabilirmiydi ? Hayır yapamazdı.)

What kind of present could he have bought for you ? He could have bought a necklace.

(Ne tür bir hediye alabilirdi? Kolye alabilirdi.)

What time could they have called you? At 10 pm.

( Saat kaçta arayabilirlerdi? Saat 10da).