I    —>  myself

You  —>  yourself

He   —>  himself

She  —>  herself

It   —>  itself

We   —>  ourselves

You  —>  yourselves

They —>  themselves

 

I drive car by myself.

Arabayı kendi başıma sürerim.

I went to Australia myself.

Kendi başıma Avustralyaya gittim.

You are angry with yourself.

Kendi kendine kızgınsın.

You were singing song yourself.

Kendi kendine şarkı söylüyordun.

He watered the garden himself.

Kendi kendisine bahçeyi suladı.

He was out until late hours himself.

Kendi kendisine geç saatlere kadar dışarıda kaldı.

She sew the dress herself.

Kendi kendisine elbise dikti.

She made her hair herself.

Kendi kendisine saçını yaptı.

The cat bit itself.

Kedi kendi kendisini ısırdı.

The baby cry itself.

Bebek kendi kendine ağlar.

We enjoy ourselves.

Kendi kendimize eğleniyoruz.

We stayed home ourselves.

Kendi kendimize evde kaldık.

Enjoy yourselves at home.

Kendinizi evinizde gibi hissedin.

Do you like going out yourselves?

Kendi başınıza dışarı çıkmayı severmisiniz?

They cut the trees themselves.

Onlar ağaçları kendileri kesti.

They saved the baby themselves.

Onlar bebeği kendileri kurtardı.