Relative Clauses Örnek Cümleleri

WHO

Defining relative clause:

The person who phoned me last night is my teacher.

( Dün gece beni arayan kişi öğretmenim.)

The cyclist who won the race trained hard.

( Yarışı kazanan bisikletçi çok sıkı çalıştı.)

That’s the dog who bites me.

( Beni ısıran köpek işte bu.)

The woman who I saw yesterday was Ayşe.

( Dün gördüğüm kadın Ayşeydi.)

It was Deniz who Nazlı gave the keys to.

( Nazlı’nın anahtarları verdiği kişi Denizdi.)

I visited Fatma who was ill.

( Hasta olan Fatmayı ziyaret ettim.)

 

Non defining relative clause:

Mrs Akay , who is very kind, is my teacher.

(bayan Akay ,ki çok kibardır, benim öğretmenimdir.)

My mother, who was born in Denizli, has always been a great teacher.

( Annem, ki Denizlide doğmuştur, hep şahane bir öğretmendir.)

Ali Kırdınli, who is 76, has just retired.

( Ali Kırdinli, ki 76 yaşındadır, daha yeni emekli oldu.

This is Gamze , who you met at our house last year.

( Bu Gamze, ki sen onunla geçen yıl evde tanıştın.)

My uncle, who got married last year, is getting divorced next week.

(Amcam, ki kendisi geçen yıl evlendi, önümüzdeki hafta boşanıyor.)

Yıldız, who lives in Ankara, starts learning violin.

( Yıldız, ki Ankara’da yaşıyor, keman öğrenmeye başladı.)

 

WHICH

Defining relative clause:

The house which we rented was in pink.

(Kiraladığımız ev pembeler içindeydi.)

The burglar stole the gold ring which was in the safe.

(Hırsız, kasada duran altın yüzüğü çaldı. )

I like books which describe love.

( Aşkı tarif eden kitapları seviyorum.)

This is the cake which  Gülce made.

(Bu, Gülce’nin  yaptığı pasta.)

This is the car Fatih  wants to buy.

(Bu, Fatih’in almak istediği araba.)

I love the dress which is in Mango.

( Mangodaki elbiseyi çok beğendim.)

 

Non defining relative clause:

He won’t have much time to prepare for the meeting, which is this afternoon.

( Onun toplantıya hazırlanacak çok vakti yok, ki toplantı öğleden sonra.)

The new sports complex, which will be built on the site of castle , will provide facilities for soccer, bowls and badminton.

( yeni spor kompleksi ,ki kalenin yanında yapılacak, futbol, bowling, badminton için faaliyetler verecek.)

Our’s Maths teacher’s bag, which was stolen last week, was in a shop this morning.

(Matematik öğretmenimizin çantası, ki geçen hafta çalınmıştı, bu sabah bir dükkandaydı.)

I bought a new house , which was near sea side, is being furnished now.

( Geçen hafta aldığım ev, ki o deniz kenarında, mobilyaları döşeniyor.)

There is a dog, which is injured, barksa lot outside.

( Dışarıda bir köpek var , ki o yaralı, çok havlıyor.

 

WHICH ( TÜM CÜMLELER İÇİN)

He was usually late, which always annoyed his father.

( O her zaman geç kalırdı bu da babasını kızdırırdı.)

We’ve missed our train, which means we may be late.

( Treni kaçırdık bu da geç kalacağımız anlamına geliyor.)

She had to get up and walk all the way to the other side of the room, which isn’t easy with a bad back.

( O kalktı ve odanın bütün tarafını yürüdü bu da kötü bir sırtla kolay değildi.)

There’s going to be a new headteacher in September, which is good.

( Eylülde yeni bir başöğretmen gelecek bu da çok iyi.)

The movie turned out to be a disaster  , which came as a disappointment to critics.

( Film bir felakete döndü ve bu da eleştirmenler için büyük bir hayal kırıklığı oldu.)

Fatih offered marriage to Gülce, which was a surprise for her.

( Fatih Gülce’ye evlenme teklifi etti ve bu da onun için çok sürpriz oldu.)

Ali came to Office early , which  is unexpected for him.

( Ali ofise erken geldi e bu onun için beklenmedik bir şey.)

 

WHOSE

Defining relative clause:

He’s the artist whose  paintings sell for millions.

( Bu resimleri milyonlar satan ressam.)

The student whose phone just rang should stand up.

( Telefonu çalan öğrenci ayağa kalkmalı.)

The woman whose husband was wounded was crying.

(Eşi yaralanan kadın ağlıyordu.)

He’s marrying a girl whose family don’t seem to like him.

( Ailesi onu sevmiyormuş gibi görünen bir kızla evleniyordu.)

Gülce whose father is an English teacher lives in Antep.

( Babası İngilizce öğretmeni olan Gülce Antep’te yaşıyor.)

She is the woman whose brother lives in İstanbul.

( Kardeşi İstanbul’da yaşayan kadın bu.)

 

Non defining relative clause

Our manager,whose son studies in the USA will go there next month.

(Oğlu USA’da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.)

There was me and there was Aslı, whose party it was, and then there were two other people.

( Ben ve partisi olan Aslıyla birlikte iki başka kişi daha vardı.)

Funda , whose sister I used to shared a house with, has gone to work in Ankara.

( Evi paylaştığım kız kardeşi olan Funda çalışmaya Ankara’ya gitti.)

The car,  whose driver is a young man, is from Istanbul.

( Şoför olan genç adam İstanbullu.)

This is Gamze, whose brother went to school with me.

( Bu kardeşi benimle okula giden Gamze.)

The secretary , whose mother died lives in pain.

( Annesi ölen sekreter acılar içinde yaşıyor.)

 

WHOM

Non defining relative clause:

This is Ali , whom you met at our house last year.

( Bu , geçen yıl evimizde tanıştığın Ali.)

This is Metehan’s brother, with whom I went to school.

( Bu birlikte  okula gittiğim Metehanın kardeşi.)

I had an uncle in Giresun, from whom I inherited a bit of money.

( kendisinden para miras aldığım amcam Giresunda yaşıyor.)

The professor, whom I respect, recently received award.

( Saygı duyduğum profesör ödül aldı.)

I have three friends, for one of whom I bought a present.

(Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır.)

Fadime, whom lives with Gülseren, is a teacher.

( Gülserenin birlikte yaşadığı Fadime bir öğretmendir.)

 

Defining relative clause:

The woman to whom you have just spoken is my teacher.

( Daha yeni konuştuğun kadın öğretmenim.)

The person whom I phoned last night is my teacher.

( Dün gece aradığım kişi öğretmenim.)

The girl whom you described as successful has failed the exam.

( Başarılı olarak tanımladığın kız sınavda başarısız oldu.)

The woman whom we saw at the zoo last night is a doctor.

(Dün gece hayvanat bahçesinde gördüğümüz kadın doktordur.)

The secretary whom you talked yesterday was cancer.

( Dün konuştuğun sekreter kanserdi.)

 

THAT

The person that phoned me last night is my teacher.

( Dün gece beni arayan kişi öğretmenim.)

The cyclist that won the race trained hard.

( Yarışı kazanan bisikletçi çok sıkı çalıştı.)

The house that we rented was in pink.

(Kiraladığımız ev pembeler içindeydi.)

This is the cake that  Gülce made.

(Bu, Gülce’nin  yaptığı pasta.)

Muğla is the place that I was born.

( Muğla benim doğduğum yer.)

Denizli was the place that I attend the university.

( Denizli üniversite okuduğum yerdi.)

14th November is the date that I was born.

( 14 Kasım doğduğum tarihti.)

Today is the anniversary that I am married.

( Bugün evlendiğim günün yıl dönümü)

The reason that you are so bad-tempered is that you have no money.

( Senin asabi olmanın nedeni paranın olmayışı.)

The reason that he is away from his family is that they don’t get on well.

( onun ailesinden uzak oluşunun sebebi iyi anlaşamamaları.)

 

WHEN

Defining relative clause

The day when the concert takes place is Sunday.

( Konserin olacağı gün Pazar günüdür.)

2015  was the year when we got married.

( 2015 evlendiğimiz yıldır.)

Yesterday was a day when everything went wrong!

( Dün her şeyin kötü gittiği bir gündü.)

I remember the years when we used to go on a picnic every weekend.

( Her hafta sonu pikniğe gittiğimiz günleri hatırlıyorum.)

Sunday is the day when are going to meet.

(Pazar buluşacağımız gündür.)

November is the month when autumn ends.

( Kasım sonbaharın bittiği aydır.)

 

Non defining relative clause

February, when I got married was snowy.

( Şubat , ki ben evlendim, çok karlıydı.)

We can meet at 12.00, when I was born.

(Saat 12 de buluşabiliriz, ki o saatte ben doğdum.)

Lets meet on Friday, when is holiday.

( Hadi Cuma günü buluşalım, ki o zaman tatil.)

Ali went to Spain last summer, when I was in Italy.

( Ali geçen az İspanyaya gitti, ki o zaman ben İtalyadaydım.)

I watched Kara Sevda on Wednesday, when the electricity went off

( Çarşamba günü Kara Sevdayı izledim, ki o gün elektrik gitti.)

 

WHERE

Defining relative clause

This is the house where I was born.

( Bu benim doğduğum ev.)

She would like to live in a country where it never snows.

(Hiç kar yağmayan bir ülkede yaşamak istiyor.)

That’s the place where the accident occurred.

(Kazanın olduğu yer işte burası.)

That is the café where we held the meeting.

(Toplantıyı yaptığımız café burası.)

I love the cinema where we can eat and drink.

( Yiyip içebildiğimiz sinemayı çok severim.)

 

Non defining relative clause

In the summer I’m going to visit Istanbul, where my brother lives.

( Yazın kardeşimin yaşadığı İstanbul’a gideceğim.)

I was in Pamukkale, where there were travertens.

( travertenlerin olduğu Pamukkaledeydim.)

She will move to Ankara, where the Anıtkabir is .

( o Anıtkabirin olduğu Ankaraya taşınacak.)

They are living in Bursa, where there are alot of automobiles.

( onlar  arabaların çok olduğu Bursada yaşıyorlar.)

He was sleeping in the bedroom, where there was bed.

( Yatakların olduğu yatak odasında uyuyordu.)

 

WHY

Defining relative clause

This is the reason why I left early.

(Erken ayrılmamın nedeni bu.)

He didn’t tell me the reason why he resigned.

(Bana istifa etme sebebini söylemedi.)

This is the reason why I don’t like him.

(Ondan hoşlanmamamın sebebi bu.)

The police never found out the reason why the man was killed.

(Polis, adamın öldürülme nedenini hiç bulamadı.)

I don’t know the reason why he doesn’t like me.

(Onun beni niye sevmediğini bilmiyorum.)

The reason why I came here today is not important.

( Bugün buraya neden geldiğim önemli değil.)