REPORTED COMMANDS

(İngilizce Emirlerin Aktarımı)

 

Emir cümlelerini aktarırken aktarma fiilinden sonra  to + fiil yapısı kullanılabilir.

 

 

  1. a) Aşağıdaki fiillerle to infinitive den önce kime söylendiği belirtilir.

 

 

tell (söylemek) / ask (rica etmek, istemek) / advise (tavsiye etmek) / warn (uyarmak) / invite (davet etmek) / encourage (teşvik etmek, cesaretlendirmek) / persuade (ikna etmek) / allow  (izin vermek)/ order (emretmek) / remind (hatırlatmak)/ beg (yalvarmak)  fiilleriyle kime hitap edildiği belirtilir:

 

reporting verb + someone + to – infinitive

 

‘Close the door, Alison,’ his father said.

His father told Alison to close the door.

(Babası Alison’a kapıyı kapatmasını söyledi)

 

He said: ‘Don’t make a noise!’

He told us not to make a noise.

(Bize gürültü yapmamamızı söyledi)

 

Rica cümlelerinde ask kullanabiliriz.

Mr Brown said, ‘ Can you close the door, Tony.’

Mr Brown asked Tony to close the door.

(Mr Brown Tony’den kapıyı kapatmasını istedi)

 

The teacher said to me, ‘Study your lesson.’

The teacher told me to study your lesson.

(Öğretmen bana dersime çalışmamı söyledi)

 

My father said to me, ‘You should see the doctor.’

My father advised me to see the doctor.

(Babam bana doktora gitmemi tavsiye etti)

 

 

  1. b) Aşağıdaki fiillerle kime söylenildiği belirtilmeden to-fiil kullanılır.

 

Promise (söz vermek) / offer (teklif etmek) / threaten (tehdit etmek) / refuse (red etmek) / agree (razı olamak) / decide (karar vermek) / claim (öne sürmek) fiilleriyle kime hitap edildiği belirtilmez:

 

reporting verb  + to- infinitive

 

I said, ‘Can I carry your suitcase, madam?’

I offered to carry her suitcase.

(Bavulunu taşımayı teklif ettim)

 

He said: ‘I won’t be late again.’

He promised not to be late again.

(Tekrar geç kalmayacağına söz verdi)

 

John said, “I won’t help you.”

John refused to help me.

(John bana yardım etmeyi reddetti)

 

  1. c) Aşağıdaki fiillerle verb + -ing form kullanılarak aktarma yapılır. Bunlar öneri tavsiye özür vb. ifadeleri olabilir.

 

 

Suggest (önermek), apologise for (özür dilemek), recommend (tavsiye etmek), insist on (ısrar etmek, yinelemek), admit (itiraf etmek), deny (inkar etmek)  + …. –ing:

 

‘Let’s play tennis.’

He suggested playing tennis.

(Tennis oynamayı önerdi)

 

‘I’m sorry I’m late.’

He apologised for being late.

(Geç kaldığı için özür diledi)

 

‘OK, I ate the cake.’

He admitted eating the cake.

(Keki yediğini itiraf etti.)