REPORTED QUESTIONS

(İngilizce Soruların Aktarımı)

Soru cümlelerini aktarırken, ask, want to know, inquire gibi fiilleri kullanırız. Soru ifadelerini aktarırken, düz ifadeleri aktarırırken yaptığımız gibi, zamir ve tense’leri değiştiririz. Düz ifadeleri aktarırken yaptığımız gibi, I, you, my gibi zamir vb.leri bahsettiğimiz kişiye göre değiştiririz. Asked, wanted to know gibi past yapıda bir aktarma fiili kullandığımızda soru cümlesindeki tense de past yapılır.

 

 

Soru kelimesiyle sorulan soruları aktarma:

 

Soruları aktarırken, aktarılan soru cümlesi düz cümle şeklinde getirilir. Yani yardımcı fiil özneden sonra getirilir.

 

‘What are you doing?’ the policeman asked the men.

The policeman asked the men what they were doing.

(Polis adamlara ne yaptıklarını sordu)

 

‘What is your name?’ he asked me.

He asked me what my name was.

(İsmimin ne olduğunu sordu.)

 

‘Where can I park my car?’ he wanted to know.

He wanted to know where he could park his car.

(Arabasını nereye parkedebileceğini bilmek istedi)

 

“How long have you lived in this city?” he asked Marry.

He asked Marry how long she had lived in the city.

(Marry’ye şehirde ne kadar yaşadığını sordu)

 

Reported question ifadelerinde soru yapısı kalktığı için, sorularda kullanılan  do, does, did yardımcı fiilleri kullanılmaz:

 

‘Where do you live, Jill?’   I asked Jill.

I asked Jill where she lived.

(Jill’e nerede yaşadığını sordum)

 

‘What does your father want to do?’  he asked.

He asked what my father wanted to do.

(Babamın ne yapmak istediğini sordu)

 

Yes / No questions in reported speech

 

Soru kelimesiyle başlamayan soruları aktarırken, soru kelimesi yoksa, if veya whether kullanırız. Cümle yardımcı fiil özneden sonra getirilerek,  soru yapısından çıkarılıp düz bir ifade şekline konulur:

 

‘Are you hungry?’ Tom asked me.

Tom asked me if I was hungry.

(Tom bana aç olup olmadığımı sordu.)

 

‘Can you speak Chinese?’  my boss asked Fatma.

My boss asked Fatma whether she could speak Chinese.

(Patronum Fatmaya Çince konuşabilip konuşamadığını sordu.)

 

‘Do you play a musical instrument?’  she wanted to know.

She wanted to know  whether  I played a musical instrument.

(Bir müzik aleti çalıp çalmadığımı bilmek istedi)

 

‘Did you see Ali yesterday?’ Ahmet asked Lucy.

Ahmet asked Lucy if she had seen Ali the day before.

(Ahmet Lucy’ye  Ali’yi önceki gün görüp görmediğini sordu)