Would you like to come over tomorrow?:Yarın ugramak ister misin?

Are you busy tomorrow evening?: Yarın aksam mesgul musun?

I am not going to do anything : Birsey yapmayacagım

What are you doing tonight?: bu gece ne yapıyorsun?

Are you doing anything tonight?: Bu gece ne yapıyorsun?

Who is the sender?: Gönderici kim?

Who is the invitation for?: Davet kimin için?

What is the invitation about?: Davet ne hakkında?

Who is organising the event?: olayı/etkinliği kim organize ediyor?

What do you have in your mind?: Aklinda ne var?

What do you think about……….?: ………. Hakkında ne dusunuyorsun?

Do we have another choice?: Baska secenegimiz var mı?

I am into thrillers: Gerilim filmlerini severim

That is better: Daha iyi

Feel at home and enjoy yourself: Evinde gibi hisset ve keyfine bak

I am not feeling well: Iyi hissetmiyorum

I have to study then: O zaman ders calışmak zorundayım

That sounds fun: Kulaga eglenceli geliyor

Can you bring something to eat?: Yiyecek birsey getirebilir misin?

What do you want to do tonight? Bu gece ne yapmak istersin?

Do you have any plans for the afternoon?: Ogleden sonra icin planın var mı?

No matter!: Sorun değil!

Maybe later: Belki daha sonra

It is …………. calling: Arayan ……….dır

I am going to join the activity: Aktiteye katılacagım

What kind of movies do you like?: Ne tur filmlerden hoslanırsın?

Which sports would you like to try?: Hangi sporları denemek istersin?

What time do you leave school?: Saat kacta okuldan ayrılısın/cıkarsın?

What kind of music do you like listening to?: Ne tur muzik dinlemekten hoslanırsın?

S/He has an impressive voice: etkileyici bir sese sahip

How often do you eat fruit? Ne sıklıkla meyve yersin?

Who is responsible for the music?: müzikten kim sorumlu?

I’ll pick you up at your house at six: senin saat 6’da evinden alacagım

What about having dinner together?: birlikte aksam yemegi yemeye ne dersin?

Are you free now? Su anda bos/müsait misin?

Why do you ask? Neden soruyorsun?

Well, I guess so!: Şey, Sanırım öyle!

You are right!: Haklısın!

I can’t stand working out every day: Her gun antreman yapmaya katlanamam

What do you do on weekdays?:Hafta içi günlerde ne yapıyorsun?

What do you enj doing in your free time?: Bos vaktinde ne yapmaktan hoslanırsın?

To be honest: Dürüst olmak gerekirse

I would like to try…….: ……. yı denemek isterim

How do you usually cook………?:……yı genellikle nasl pişirirsin?

We usually fry/bake/grill/boil/steam/………: ……..yı genellikle yagda kızartırız/fırınlarız/ızgarada pişiririz/buharda pişiririz.

Do you know how to make………..?: ……..nın nasıl yapıldıgını biliyor musun?

What is your favourite snack?: Favori atıstırmalıgın nedir?

How do you make……..?: ……. yı nasıl yapıyorsun?

Is it delicious?: Lezzetli mi?

Is it healthy?: Saglıklı mı?

What country does it belong to?: hangi ülkeye ait?


 

 Sequencing words!!!!

First,……….: ilk olarak,……..

Then,…….:  sonra,……

Next,…….:  ondan sonra,………

After that,…..: Daha sonra,……….

Finally,………: Son olarak,………..


 

 

Önemli sıfatlar!!!

Exciting: heyecan verici

Interesting: ilginc

Unusual: sıradısı

Trendy: modaya uygun, trend

Ridiculous: gülünç, komik, saçma

Boring: sıkıcı

Energetic: enerjik, enerji verici

Fun: komik , eglenceli

Loud: yüksek sesli, gürültülü

Unbearable: katlanılmaz

Terrific: müthiş, olaganustu


 

Ingredients: içindeki malzemeler

I think Zorbing is very unusual: Bence Zorbing cok sıradısı

What does…….contain/consıst of?: ……… neyi içeriyor    /…….. ne olusturuyor?

Have something in common: ortak noktası olmak

Get on well with: iyi gecinmek, anlasmak

I don’t agree with you: Seninle aynı fikirde değilim

Do you prefer……..?: …….yı tercih eder misin?

Sweet tooth: Tatlıya düskünlük

There is nothing better to eat: yiyecek daha iyi birsey yok

However= but: ama, fakat

Nothing special, but I’d like to go to the movies: Özel birsey yok ama sinemaya gitmek isterim

Back sb up= support: desteklemek

Count on= rely on= depend on: güvenmek

How do you go to school?: Okula nasıl gidersin?

On foot: yürüyerek

Drive to work: Işe araba ile gitmek

Hang out with friends: arkadaslarla takılmak

Sounds awesome: kulaga harika geliyor

Far away: uzak

Neighbourhood: civar, semt

Why not?: Neden olmasın?

I can’t hear: Duyamıyorum

I am not really into……. : ….. dan gercekten hoslanmıyorum

Can you give me the recipe?:  Bana tarifi verir misin?

I can’t stop my bike: Bisikletimi durduramıyorum

I have a problem with brakes: frenle ilgili sorun var

It is easy to make ……..: ……. Yapmak kolay

Overlap: ustüne getirmek/ ust uste bindirmek

What is in it?:  Icınde ne var?

I hope you can make it!: umarım basarırısın!

Best wishes: en iyi dileklerimle, hersey gonlunuzce olsun

Cheers: hoscakal

I hope to hear from you soon: Senden yakında haber almayı umut ediyorum

Stay up late: Gec saate kadar uyanık / ayakta kalmak

Have a great movie collection: harika bir film koleksiyonuna sahip olmak

Let it cool down: Sogumaya bırak

Serve it immediately: hemen servis et!

What is the problem with the band?: Müzik grubu ile ilgili sorun nedir?

Mostly: cogunlukla

Hardly ever: neredeyse hic