WHAT ARE PHRASAL VERBS

İngilizce Phrasal Verbs nedir ?

Phrasal verbs, fiillere down, away, on, up, after, off, across, in, over, by, through gibi bazı zarf veya edatlar eklenerek yapılır ve farklı bir anlama sahip olur. Örneğin give vermek, fakat give up bırakmak, vazgeçmek anlamındadır. Come gelmek, come across karşılaşmak, put koymak, put off ertelemek , take almak take after benzemek anlamına gelir.

 

Genel olarak phrasal verbs aşağıdaki gibi gruplandırılabilir:

 

1) Intransitive ( Geçişsiz) phrasal verbs: Bu grup object (nesne) almadan kullanılır:

 

I usually get up early.

My car broke down on the way home yesterday

 

Bazı phrasal verbs, bir anlamda geçişli olarak kullanılabilirken, başka bir anlamda geçişsiz olabilir:

 

Hans took off  his jacket.

(Hans ceketini çıkardı – take off bu cümlede çıkarmak anlamında)

 

The plane took off.

(Uçak havalandı – take off bu cümlede havalanmak, yerden ayrılmak anlamında kullanıldı)

 

2) Transitive and Separable ( Geçişli and Ayrılabilir)

 

Bu grup transitive (geçişli-yani nesne alır) olarak kullanılır ve nesne alırlar. Ve bu gruptakiler separable (ayrılabilir) olarak kullanılabilir, yani fiilin nesnesini phrasal verb’ten sonra kullanabildiğimiz gibi phrasal verb’e ait fiil ve edat/zarf arasında kullanılabilir.

 

She tried on the dress. /  She tried the dress on.

(Elbiseyi üzerinde denedi)

I’ll throw away these old shoes. /  I’ll throw these old shoes away.

(Bu eski pabuçları atacağım)

 

Fakat nesne bir zamirse (him, it, them, us vb.), mutlaka araya girer.

 

She tried it on. (She tried on it. olmaz.)

I’ll throw them away. ( I’ll throw away them. değil)

 

 

3) (Transitive and Inseparable – Geçişli ve ayrılamaz)

 

Bu gruptaki phrasal verbs nesne alır. Fakat nesne fiil ve edat/zarf arasında kullanılmaz.

My mother is looking after my baby. (My mother is looking my baby after.olmaz)

(Annem benim bebeğime bakıyor)

I take after my father. (I take my father after. olmaz)

(Ben babama benziyorum)

 

4) Üç parçadan oluşan phrasal verbler, inseparable olarak kullanılır.

 

I’ve  got down to  my homework.

(Ödevime başladım)

My father puts up with with this heavy traffic.

(Babam bu ağır trafiğe tahammül eder)

A man never goes back on on his promises.

(Erkek adam sözünden dönmez)