Zarf Tümcesi – Dilbilgisi Terimleri / Adverbial Clauses – Grammatical Terms

Dilbilgisi Terimleri isimli konularda İngilizce dil bilgisi kapsamında terim ve tanımları ele alacağız. Aşağıda zarf tümcesi (adverbial clausesile ilgili hazırladığımız konu anlatımı ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz.

Zarf tümceleri (adverbial or adverb clauses) cümlede zarf görevi gören yapan cümlelerdir. Normal bir zarfla arasındaki farklı şu örnekle gösterebiliriz.

Keep adding water hourly. – Saat başı su eklemeye devam et.
hourly: normal adverb
Keep adding water until I tell you to stop. – Ben dur deyinceye kadar su eklemeye devam et.
until I tell you to stop: zarf cümleciği

Bütün zarflarda olduğu gibi zarf tümcelerini de zaman, mekân, durum, derece vs. belirtmeleri sebebiyle gruplara ayırabiliriz.

Zaman – Time
Eylemin ne zaman ya da ne kadar sıklıkla gerçekleştiği bildiren bu zarflar genelde şu yantümce bağlaçları ile başlarlar. (as, after, as long as, as soon as, no sooner than, while, when, until or since)

After the match has finished, we watched a movie together. – Maç bittikten sonra birlikte film izledik.
As you as you see his face again, you will know you’ve done the right thing. –  Yüzünü tekrar görür görmez doğru şeyi yaptığını anlayacaksın.

Mekân – Place

Eylemin gerçekleştiği yeri bildiren bu zarflar genellikle (in, near, on gibi) edatlarla ya da ‘wherever, where, everywhere or anywhere’ gibi yantümce bağlaçları ile başlar.

I will tell the truth wherever I please to tell. – Her nerede istiyorsam orada doğruyu söylerim.
We live in a world where there is so much beyond our power to change, so keep reminding yourself not to stress over what you can’t change. – Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceği çok fazla şeyin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse değiştiremeyeceğiniz şeyler için stres yapmamayı kendinize sürekli hatırlatmayı unutmayın.

Durum – Manner

Do not act like it is a joke. – Bu bir şakaymış gibi davranma.
He talked to me the way a teacher talks to a naughty student. – Benimle bir öğretmenin yaramaz bir öğrenci ile konuşması gibi konuştu.

Derece ya da Karşılaştırma – Degree or Comparison

Eylemin ne derece yapıldığını ya da karşılaştırılmasına olanak veren bu zarflar genellikle (the…the, so…as, as…as, or than gibi) yantümce bağlaçları ile başlar.

I am as smart as you are. – Senin kadar akıllıyım.
You are not so brave as you think you are, eh? – Düşündüğün kadar cesur değilsin, he?

Şart – Condition

Eylemin gerçekleşip gerçekleşmemesi ile alakalı herhangi bir şartı bildirmede kullanılan bu zarflar genellikle ‘if’ ya da ‘unless’ ile başlar.

If it rains, we shall stay at home. – Yağmur yağarsa evde kalırız.
Unless you work hard you will fail in your exams. – Çok çalışmazsan sınavlarından kalırsın.

İstisna – Concession

Söz konusu eylemin ana fikriyle ters düşen ifadeleri belirtmek için kullanılan bu zarflar genellikle ‘even if, whereas, while, even though, although ya da though’ gibi yantümce bağlaçları ile başlar.

Although you hate me, I will always love you. – Sen benden nefret etsen de seni her zaman seveceğim.
Even if you fail, I will always be there with you. – Başarısız olsan da her zaman senin yanında olacağım.