En Sık Kullanılan İsimler 7 – İngilizce Kelimeler


En Sık Kullanılan İsimler 7 – Kelimeler / Most Common Nouns – Vocabulary

İngilizce kelimeler başlığı altında farklı konular için kelime bilgisini artırmaya yönelik dersler yer almaktadır.
Aşağıda en yaygın kullanılan isimler (most common nounsile ilgili kelimeleri ve ilgili örnekleri bulabilirsiniz.

Aşağıdaki tabloda isim olduğu halde fiil olarak da kullanılabilen kelimelere ve Türkçe karşılıklarına yer verilmiştir.

Fiil Olarak da Kullanılabilen İsimler

Bu tabloda yer alan kelimelerin isim ya da fiil kullanımları yalnızca örnek olarak verilenler ile sınırlı değildir.

A

account hesap, hesaplamak
act eylem, hareket, davranmak
address adres, hitap etmek
advantage avantaj, avantaj olmak, fayda sağlamak
age yaş, yaşlanmak
air hava, havalandırmak,
alarm alarm, uyarmak, alarma geçirmek
amount miktar, toplam (şu kadar) yapar derken, ulaşmak, olmak
anger öfke, öfkelenmek
angle açı, bir açıyla hareket etmek, eğilmek, keskince dönmek
answer cevap, cevap vermek
appeal temyiz, temyize girmek
arm kol, silah vb. kuşanmak
assist yardım, yardım etmek
attempt girişim, girişimde bulunmak
author yazar, yazarlık etmek
award ödül, ödüllendirmek,

B

bag çanta, çantaya koymak, poşetlemek
bake fırın, fırında pişirmek
balance denge, denge sağlamak
ball top, toparlamak, yuvarlamak
band grup, bant, takım, toparlamak, bir araya getirmek
bank banka, kümelemek, yığmak, önlemek
bat yarasa, göz kırpmak, sopa ile vurmak
battle savaş, savaşmak
beach plaj, sahile, plaja (bir şeyi) çekmek
bed yatak, yatak yapmak, yataklık etmek, yatırmak
bell çan, çalmak
belt kemer, bağlamak
bench oturulacak yer, bank, oturmak, sergilemek
bend dönemeç, eğmek, bükmek
benefit yarar, yarar sağlamak
bet bahis, bahis yapmak
bicycle bisiklet, bisiklete binmek
bid teklif, teklif yapmak
bike bisiklet, bisiklete binmek
bill fatura, faturalandırmak
birth doğum, doğurmak
bite ısırık, ısırmak
blame suçlama, suçlamak
block engel, engellemek
blow darbe, vurmak
board tahta, kapatmak, binmek,
boat tekne, tekneye, gemiye binmek
body vücut, vücuda gelmek
book kitap, yer ayırtmak
boot çizme, tekmelemek
border sınır, sınır çizmek
bother zahmet, zahmet vermek
bottle şişe, şişelemek
bowl çanak, kase, bir şeye (yüzeye) eğim vermek
box kutu, kutulamak
brain beyin, kafaya vurmak
branch şube, dal, dallara ayırmak, bölümlendirmek
breakfast kahvaltı, kahvaltı yapmak
breast göğüs, yüzleşmek, göğüs germek
brick tuğla, döşemek
bridge köprü, köprü yapmak, bağlamak
brush fırça, fırçalamak
buddy arkadaş, arkadaş olmak
bug böcek, kızdırmak, dinlemek (böcek ile)
bunch demet, demet yapmak
bus otobüs, otobüsle taşımak
button düğme, iliklemek, düğmelemek

C

cable halat, halat ile bağlamak
cake kek, kaplamak, katılaşmak
calendar takvim, takvime girmek, kayıt olmak
campaign kampanya, kampanyaya katılmak
candle mum, kontrol etmek (bir ışığa tutarak örneğin yumurtayı)
candy şeker, reçel pişirmek, şekerle kaplamak, tatlandırmak
cap kapak, tamamlamak, kapatmak
care bakım, bakmak, ilgilenmek
carpet halı, halı kaplamak, azarlamak, kınamak
carry menzil, taşımak
cash nakit, tahsil etmek
catch av, yakalamak
cause neden, sebep, neden olmak,
chain zincir, zincirlemek
chair sandalye, oturmak, ofise yerleşmek
champion şampiyon, bir şeyi desteklemek, savunmak
channel kanal, yönlendirmek
chart grafik, grafik hazırlamak, planlamak
chip kıymık, çentik, yonga, yontmak, şekil vermek
clerk kâtip, kâtiplik yapmak
click tik sesi, tıklamak
clock saat, saat tutmak
cloud bulut, karartmak
club kulüp, sopa ile dövmek
clue ipucu, bilgi vermek, aydınlatmak
coast sahil, sahil boyunca gitmek, yokuştan kaymak, inmek
coat ceket, kaplamak
code kod, kodlamak
collar yaka, yürütmek, yakalamak, kaçmak
comfort rahatlık, yatıştırmak, destek vermek, rahatlatmak
comment yorum, yorum yapmak
commission komisyon, yıkmak, görevlendirmek
concert konser, planlamak
condition durum, şartlandırmak
conference konferans, konferans yapmak
contact temas, irtibat, ilişki kurmak, temasa geçmek
contest yarışma, yarışmak
couple çift, eşleştirmek
course kurs, ezip geçmek, kovalamak, sürü avına çıkmak
craft zanaat, yapmak, üretmek
credit kredi, atfetmek, isnat etmek
crew mürettebat, mürettebat olmak, yapmak
cup fincan, avcunun içine almak
cycle çevrim, pedal çevirmek

D

damage hasar, hasar vermek
date tarih, buluşmak, …tarihli olmak
debate tartışma, tartışmak
demand talep, istemek, talepte bulunmak
design tasarım, tasarlamak
desire arzu, arzulamak
devil şeytan, kızdırmak, rahatsız etmek,
diet diyet, diyet yapmak
dimension boyut, boyutlandırmak
discipline disiplin, disiplin etmek
distance mesafe, mesafe kat etmek, mesafe koymak
district bölge, ilçe, bölgelere ayırmak
doctor doktor, tedavi etmek, onarmak
document belge, belgelendirmek
drop damla, düşürmek
dust toz, toz almak,

E

earth yeryüzü, örtmek (toprakla),
ease kolaylık, rahatlık, kolaylaştırmak, hafifletmek
end son, bitirmek
engineer mühendis, mühendisliğini yapmak
essay deneme, makale, denemek
exchange takas, değiştirmek, takas etmek
exercise egzersiz, spor yapmak, idman yapmak
exit çıkış, çıkmak
experience deneyim, deneyimlemek
eye göz, süzmek, gözetlemek

F

face yüz, yüzleşmek, karşısına çıkmak
father baba, babalık etmek, babası olmak, atfetmek
fault arıza, arıza çıkarmak, hata yapmak, yanılmak
fear korku, korkmak
feature özellik, özellik taşımak, rol almak, içermek
fee ücret, ücret, bahşiş vermek
fight kavga, dövüşmek
figure şekil, hesaplamak, çizimle, şekillerle açıklamak,
file dosya, kayda geçmek, dosyalamak
film film, filme almak
finance maliye, finanse etmek, para sağlamak
fire yangın, yakmak, ateşe maruz kalmak, körüklemek, kurutmak
fish balık, balığa çıkmak, avlamak
floor zemin, yere indirmek, kaybetmek, kafa karıştırmak
flower çiçek, çiçek yetiştirmek, olgunlaşmak, çiçekle süslemek
focus odak, odaklanmak
foot ayak, yürümek, sergilemek (dans), ayak basmak
force kuvvet, zorlamak
form biçim, şekillendirmek
frame çerçeve, biçimlendirmek, kırmak, düzenlemek, çerçevelemek,
friend arkadaş, arkadaş listesine eklemek (sosyal ağlarda)
fruit meyve, meyve vermek
fuel yakıt, doldurmak, yakıt ikmali yapmak
function işlev, işlemek

G

gap boşluk, yarmak, boşluk açmak
garage garaj, garajda tutmak, garaja koymak
garden bahçe, bahçe olarak kullanmak
gas gaz, benzin almak, gaz vermek, atıp tutmak
gift hediye, hediye etmek
glove eldiven, eldiven gibi, olarak kullanmak
golf golf, golf oynamak
grade sınıf, sınıflandırmak
grandfather dede, yeni mevzuat, kısıtlama veya şartlardan (bir şeyi ya da birini) muaf tutmak (hukuk)
grass çim, otlatmak
group grup, gruplamak
guarantee garanti, kefil olmak
guide kılavuz, yol göstermek
guy adam, şaka yapmak, takılmak

H

habit alışkanlık, giydirmek, donatmak
hand el, uzatmak
harm zarar, zarar vermek
heat ısı, ısıtmak
highlight önemli, ilgi çekici olay, bölüm, vurgulamak
hope umut, ummak
host ev sahibi, ağırlamak
husband koca, idare etmek

I

ice buz, dondurmak
image görüntü, hayal etmek, resmetmek
impact darbe, sıkıştırmak
implement alet, ekipman, uygulamak
influence etki, etkilemek
interest ilgi, ilgilendirmek
interview röportaj, röportaj yapmak
iron demir, ütülemek
island ada, izole etmek
issue nüsha, konu, yayımlamak

J

jacket ceket, birine bir şeye ceket giydirmek
job iş, çalışmak
joke şaka, şaka yapmak
judge yargıç, yargılamak

K

knee diz, diz atmak
knife bıçak, bıçak kullanmak, kesmek, bıçaklamak

L

lack eksiklik, yoksun olmak
landscape manzara, araziyi, bahçeyi düzenlemek
lawyer avukat, avukatlık yapmak
layer katman, katmanlara ayırmak
league lig, birleştirmek
lecture ders, ders vermek
lesson ders, ders vermek
limit sınır, sınırlamak
link bağlantı, bağlamak
lip dudak, fısıldamak, öpmek
list liste, listelemek
load yük, yüklemek
log kütük, ağaç kesmek
lunch öğle yemeği, öğle yemeği yemek

M

machine makine, makine kullanarak iş yapmak
mail posta, postalamak
market pazar, alışveriş yapmak
mate ahbap, mat, eş olmak
matter madde, önemli olmak
mess karışıklık, dağıtmak, karıştırmak
metal maden, madenle kaplamak
mind akıl, zihin, önemsemek
mirror ayna, aksettirmek
model model, manken, modellemek, mankenlik yapmak
monitor bilgisayar ekranı, izlemek
mortgage ipotek karşılığı alınan para, kredi, ipotek altına almak
mouse fare, avlamak

N

neck boyun, sarmaş dolaş olmak
nerve sinir, cesaret, güç vermek
net ağ, ağ kullanarak, örtmek, tutmak
network ağ, iş konusunda birbirine yardımcı olabilecek kişileri toplamak
noise gürültü, yaymak (dedikodu)
note not, not etmek
notice ilan, duyuru, farkına varmak
number numara, numaralandırmak
nurse hemşire, bakmak (hasta)

O

object nesne, karşı çıkmak, itiraz etmek
officer subay, görevli, memur, idare etmek
oil yağ, yağlamak
option seçenek, seçmek, tercih etmek
order sipariş, sipariş vermek

P

package paket, paketlemek
page sayfa, numaralandırmak (sayfa)
paint boya, boyamak
pair çift, eşlemek
panic panik, korkmak, paniğe kapılmak
parent ebeveyn, ana-babalık etmek
park park, park etmek
partner eş, ortak, eş, ortak olmak, etmek
passage geçit, geçit yapmak
pattern biçim, desen, desen vermek, şekillendirmek
pen kalem, yazmak, çizmek
pension emekli maaşı, emekli etmek, aylığı vermek
phase aşama, evre, gerektiğinde kullanmak üzere plânlamak
phrase ifade, ifade etmek
picture resim, resmetmek
piece parça, birleştirmek, onarmak, tamir etmek (parça parça)
pin dikiş iğnesi, toka, birleştirmek
pipe boru, borular ile bir şeyi iletmek, taşımak
place yer, yerleştirmek
plan plan, plan yapmak
plant bitki, dikmek (çiçek)
plate tabak, levha, kaplamak (levha)
pleasure zevk, tatmin etmek
point nokta, işaret etmek
pool havuz, havuz yapmak
position durum, konum, konumlamak, yerleştirmek
pot kap, tencere, -ye koymak
pound sterlin, 453 gram, vurmak (kapıya)
practice çalışma, uygulama, pratik yapmak, uygulamak
pressure basınç, zorlamak
price fiyat, fiyat biçmek, vermek
pride gurur, övünmek
process süreç, işlemek
profile kısa yaşam öyküsü, yandan görünüş, profilini çıkarmak
profit kâr, kâr etmek
program program, programlamak
project proje, planlamak, fırlatmak, tasarlamak
promise söz, vaat, söz vermek
purpose amaç, amaçlamak

Q

question soru, sorgulamak

R

race yarış, yarışmak
radio radyo, iletmek (radyo ile)
rain yağmur, yağmak
range çeşit, sıra, menzil, sıralamak
rate oran, değer biçmek
reason neden, neden olmak
record kayıt, kayıt etmek
register sicil, liste, kayıt, kayıt altına almak
rent kira, kiralamak
request istek, istekte bulunmak
research araştırma, araştırma yapmak
respect saygı, saygı duymak
result sonuç, sonuçlanmak
review gözden geçirme, eleştirmek, tekrar ele almak
reward ödül, ödüllendirmek
ring yüzük, halka, sarmak, çevrelemek
risk risk, riske atmak
roof çatı, üstünü kapatmak
room oda, kalmak
rope halat, bağlamak
row sıra, sıraya koymak
ruin harabe, mahvetmek
rule kural, yönetme, yönetmek, idare etmek

S

sail yelken, denize açılmak
sandwich sandviç, iki şeyin arasına koymak, sıkıştırmak
scale ölçek, soymak, ayarlamak, tartmak
schedule plân, program, plânlamak, programlamak,
scheme tasarı, proje, tasarlamak
school okul, eğitmek
screen ekran, korumak, siper etmek
script senaryo, yazı, yazmak
seat koltuk, oturmak, oturtmak
section bölüm, bölümlemek
sense duyu, hissetmek
sentence cümle, hüküm vermek
service hizmet, bakım yapmak
shame ayıp, utanç, utandırmak
shape şekil, şekillendirmek
share hisse, paylaşmak
shelter barınak, korunmak, sığınmak
ship gemi, göndermek (eşya, posta)
shock şok, şok etmek,
shoe ayakkabı, ayakkabı giydirmek, nal çakmak
sign işaret, im, tabelâ, imzalamak
site yer, alan, yerleştirmek,  yerini belirlemek
skin cilt, deri yüzmek
skirt etek, kenarında olmak, çevresine dokunmak
slice dilim, dilimlemek
snow kar, kar yağması
sort çeşit, sıralamak, düzenlemek
source kaynak, kaynak göstermek, tedarik etmek
space alan, uzay, boşluk bırakmak
speed hız, bir şeyin başarısına destek vermek, hızlandırmak
spite nispet, kin, kin, garez ile muamele etmek
sport spor, takılmak, eğlenmek
spot nokta, leke, yer, lekelemek, iz, nokta bırakmak
spray sprey, sprey sıkmak
stable ahır, ahıra – da bağlamak – tutmak
staff kadro, çalışanlar, eleman sağlamak, kadro oluşturmak
stage sahne, sahnelemek
state durum, eyalet, devlet, hükümet, ifade etmek, bildirmek
step adım, adım atmak
stick sopa, çubuk, yapıştırmak, sok(ul)mak, sapla(n)mak, bat(ır)mak
stomach mide, katlanmak
store mağaza, saklamak, stoklamak
stress gerilim, stres, strese sokmak, basınca maruz kalmak
stroke felç, darbe, çizmek (çizgi), sıvazlamak, vurmak
structure yapı, yapılandırmak
study çalışma, çalışmak
stuff şey, tıkıştırmak, doldurmak
style tarz, tasarım, şekillendirmek, tasarlamak
sugar şeker, şekerlendirmek
summer yaz, yazı geçirmek
sun güneş, güneşlenmek
surprise sürpriz, şaşırtmak
switch anahtar, değiştirmek,

T

table tablo, masanın üzerine koymak
tackle olta takımı, ele almak, mücadele etmek
tank tank, depo, depoda saklamak, depolamak
target hedef, hedef almak
task görev, görevlendirmek
taste tat, tatmak
tax vergi, vergilendirmek
telephone telefon, telefon etmek
term terim, dönem, şart, isimlendirmek
test testi test etmek
text metin, kısa mesaj göndermek
tip uç, bahşiş, bahşiş vermek
title başlık, başlık atmak
toe ayak parmağı, tekme atmak
tool araç, işlemek (aletle)
tour tur, bir yerden bir yere seyahat etmek
towel havlu, havlu ile kurulamak, silmek
tower kule, yükselmek,
track patika, ray, pist, müzik parçası, iz sürmek, takip etmek
trade ticaret, ticaret yapmak, alıp satmak
traffic trafik, iş yapmak,
trash çöp, benzetmek (kırıp dökmek)
trouble sorun, güçlük, endişe, -ye sokmak, içinde olmak
truck kamyon, kamyon ile taşımak
trust güven, güvenmek
tune ezgi, melodi, akort etmek
type tür, cins, yazmak (bilgisayar, daktilo)

V

value değer, değer biçmek
view görüş, manzara, görünüm,  bakmak, incelemek, görüntülemek
voice ses, seslendirmek

W

wall duvar, örmek, kapatmak, çevrelemek
war savaş, savaşmak
weather hava, havanın etkisiyle değişmek, hava olaylarına maruz kalmak
web ağ, sarmak, sarmalamak, ağla etrafını çekmek
weekend hafta sonu, hafta sonunu geçirmek
weight ağırlık, ağırlaştırmak, yük olmak
wind rüzgâr, sarmak, havalandırmak, soluklanmak
window pencere, pencere açmak
wing kanat, kanat takmak,
witness tanık, şahit olmak

Z

zone bölge, bölgelere ayırmak, çevirmek

 

 

Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri

Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı.