Yazım için seçtiğim başlığa bakıp, tebessüm ediyorum. Çünkü aslında İngilizce zaten bir şeyler yapmak için öğrenilir. Yani dilin doğasında bir iletişim sürecinde araç olmak vardır. Dolayısıyla, İngilizce öğrenirken, hikâye kitapları okumayan, film seyretmeyen veya bir şeyler dinlemeyen bir öğrenci, dilin tabiatına aykırı hareket etmektedir. Başka bir deyişle, “İngilizcenizi geliştirmek için kitap okuyun” ifadesi, “arabanızla yolculuk edin” gibi bir ifadeye benziyor. Yani bir yerlere gitmek için kullanmıyorsanız, neden araba alasınız ki?
Sözün özü, İngilizce öğreniminin her anında onu kullanmanız, onun vasıtasıyla bir şeyleri çözmeniz gerekir. “Ben orijinal kitaplar okuyabilmek için İngilizce öğreniyorum, basit kitapları okumak için değil” diyebilirsiniz. Fakat basit kitaplarla da olsa, İngilizcenizin bir şeylere vesile olması gerekir. Ayrıca birden bire ağır kitaplar okumak mümkün değildir. Yol boyunca alışmanız lazım. Hikâye kitapları okumaya başlarken, sizi aşan düzeyde değil, kolayca anlayabileceğiniz düzeyde kitaplar seçmelisiniz. Çünkü mümkün olduğu kadar sözlük kullanmadan okumalısınız. İsterseniz, İngilizce öğrenirken hikâye kitapları okumanın yararlarını yazalım:
Şu ana kadar hikâye kitapları okumadıysanız, bu yazıdan sonra hemen günde 10-15 sayfa okumaya başlayın! 1 ay sonra farkı göreceksiniz!
Savaş ŞENEL
İngilizce Öğretmeni
Eğitim Danışmanı
İletişim ve Yazarlık Koçu
Savassenel@gmail.com
Savassenel.com