Aşağıdaki tabloda suçlar ve açıklamaları ile ilgili İngilizce kelimeler ve Türkçe karşılıkları yer almaktadır.
Suçun Açıklaması |
İsmi |
Fiili |
İşleyen |
| helping another person to commit a crime bir başkasının suç işlemesi yardım etme |
aiding and abetting yardım ve yataklık |
aid and abet yardım ve yataklık etme |
accomplice yardakçı, suç ortağı |
| setting fire to other people’s property illegally başkasının malını ateşe verme |
arson kundakçılık |
commit arson kundaklamak |
arsonist kundakçı |
| killing people for political reasons, or in return for payment siyası çıkar veya para için adam öldürme |
assassination suikast |
assassinate suikast yapmak |
assassin suikastçi |
| marrying more than one person at the same time birden fazla kişiyle aynı anda evli olma |
bigamy çok eşlilik |
commit bigamy çok eşli olmak |
bigamist çok eşli |
| breaking in to buildings to steal hırsızlık amacıyla bir yere girmek |
burglary hırsızlık |
burgle hırsızlık yapmak |
burglar hırsız |
| a member of the armed forces who leaves without permission silahli kuvvetlerden izinsiz terketmek, kaçmak |
desertion firar |
desert firar etmek |
deserter firari |
| buying and selling illegal drugs uyuşturucu alıp satma |
drug dealing uyuşturucu alıp satma |
deal in drugs uyuşturucu alıp satmak |
drug dealer uyuşturucu satıcısı |
| making fake money or documents sahte para veya belge hazırlama |
forgery sahtecilik |
forge sahtecilik yapmak |
forger sahtekar |
| being a member of a violent criminal gang (group) bir suç örgütünün üyesi olmak |
gangsterism çete üyesi olma |
gangster çete üyesi, çeteci |
|
| taking control of a vehicle by force and diverting it zorla bir aracın kontrolünü alarak yönlendirme |
hijacking araç kaçırma |
hijack araç kaçırmak |
hijacker korsan |
| being a violent young troublemaker sorun çıkaran genç olma |
hooliganism serserilik |
hooligan serseri |
|
| taking people away by force and demanding money to free them insanları kaçırarak serbest bırakmak için para isteme |
kidnapping insan kaçırma |
kidnap kaçırmak |
kidnapper adam kaçıran kimse |
| attacking and robbing people in a public place umuma açık yerde saldırı ve soygun yapma |
mugging gasp |
mug gasp etmek |
mugger gaspçı |
| killing another person deliberately bilerek adam öldürme |
murder kasten adam öldürme |
murder katletmek |
murderer katil |
| breaking the law yasaları çiğneme |
committing an offence yasa çiğneme |
offend suç işlemek |
offender suçlu |
| stealing money etc. from other people’s pockets insanların ceplerinden para vs. çalma |
pickpocketing yankesicilik |
pickpocket yankesicilik yapmak |
pickpocket yankesici |
| stealing money etc, using force or the threat of force zor ve tehditle para çalma |
robbery silahli soygun |
rob silahlı soygun yapmak |
robber hırsız |
| stealing goods from a shop while pretending to be a customer müşteri gibi davranarak bir iş yerini soyma |
shoplifting mağaza hırsızlığı |
shoplift mağazada hırsızlık yapmak |
shoplifter mağaza hırsızı |
| moving goods illegally into or out of a country without paying tax yasa dışı yollardan ülkeye ürün sokma, ürün çıkarma |
smuggling kaçakçılık |
smuggle kaçakçılık yapmak |
smuggler kaçakçı |
| getting information secretly about another country başka ülke hakkında gizlice bilgi edinme |
spying casusluk |
spy casusluk yapmak |
spy casus |
| getting information secretly about a company başka şirket hakkında gizlice bilgi edinme |
industrial spying sınai casusluk |
spy sınai casusluk etmek |
industrial spy sınai casus |
| hiding on a plane or ship to travel secretly and free uçak ya da bir gemide saklanarak gizlice ve ücretsiz seyehat etme |
stowing away kaçak yolculuk |
stow away kaçak yolculuk etmek |
stowaway kaçak yolcu |
| using violence for political reasons siyasi amaçlar için şiddet kullanma |
terrorism terörizm |
commit terrorism teröristlik yapmak |
terrorist terörist |
| stealing property from other people (without using violence) bir başkasından zor kullanmadan mal çalma |
theft dolandırıcılık |
thieve dolandırmak |
thief dolandırıcı |
| betraying one’s country to another country birinin ülkesine ihanet etmesi |
treachery ihanet |
betray ihanet etmek |
traitor hain |
| destroying or damaging public property deliberately kasten kamu malına zarar verme |
vandalism barbarlık, vandalizm |
vandalize barbarlık etme |
vandal barbar, vandal |