Raket ve topla iki kişi ya da ikişerli iki takım arasında oynanan olimpik bir spor olan tenis ya da İngilizce ismi ile tennis içi boş lastik bir topu file üzerinden rakibin sahasına atmaya çalışma üzerine kuruludur.

Kökleri Ortaçağ Fransa’sına dayanan tenis ile ilgili İngilizce kelimeler ve Türkçe karşılıkları aşağıda verilmiştir.
ace
rakibin raketi ile dokunamadığı servis atışı
advantage
avantaj, teniste beraberlik durumunda sayı elde etme durumu
backhand
el arkası vuruş
ball person ball boy /girl/ kid
top toplayıcı, çocuk, kız vs.
baseline
saha çizgisi
break
servis kırma
break point
servis kırma sayısı
crosscourt
çapraz vuruş
deuce
40’a 40 beraberlikte oyuncunun kazanması için üst üste iki puan alması gerek durum
double fault
çift hata
doubles
iki kişiden oluşan iki takımlı tenis maçı
drop shot
kesme olarak file dibine kısa top atışı
fault
hata, hatalı vuruş
forehand
el-önü vuruş
game
maç (oyun sayı alarak, set oyunları kazanarak, maç ise setleri kazanarak kazanılır)
game point
oyun sayısı
Grand Slam
dört büyük turnuva; Wimbledon, Fransa, Amerika ve Avusturya açık
groundstrokes
uzun vuruşlar
let
tekrarlanması gerek vuruş
line judge
çizgi hakemi
lob
aşırtma
love
sıfır (sayı)
match point
maç sayısı
net
fileler
rally
uzun sayı mücadelesi
receiver
servis karşılayan oyuncu
return
karşılamak
serve
servis, başlama vuruşu
set
6 oyun kazanarak kazanılabilen maç bölümü, set
tiebreaker
beraberliği bozmak amacıyla oynanan uzatma
umpire
hakem
volley
top sekmeden yapılan vuruş
Tenis ile ilgili İngilizce Cümleler ve Türkçeleri
I mostly win my points with my powerful serve.
Puanlarımı genelde güçlü servislerim ile alırım.
Players often get nervous and make simple mistakes when the score gets to game point.
Oyuncular skor oyun sayısına geldiğinde genelde heyecanlanarak basit hatalar yaparlar.
Nadal won the match by serving an awesome ace that was almost impossible to return.
Rafael karşılık verilmesi nerdeyse imkânsız müthiş bir servisle maçı kazandı.