Durum bildiren bazı sıfatlar “get” ile birlikte kullanıldıkları zaman eylem bildiren bir yapıya dönüşebilir. Örnek verecek olursak;
Maria couldn’t wear her dress that evening, because they were still wet. / O akşam Maria elbisesini giyemedi çünkü hala ıslaktılar. (“were wet” elbisenin o anki durumunu bildiriyor)
When Maria stepped into a hole full of water yesterday, her dress got wet. / Maria dün su dolu bir çukura bastığı zaman, elbisesi ıslandı. (“got wet” o anda olan bir olayı bildiriyor)
Aynı şekilde “get + fiilin üçüncü hali” yapısı da bu şekilde kullanılır ve edilgen bir anlam ifade eder. Örneğin;
I didn’t want to go to the cinema because I was tired. / Sinemaya gitmek istemedim çünkü yorgundum.
Having worked out for two hours without stopping, I got tired. / Ara vermeden iki saat spor yapınca yoruldum.
When I came home, I was very annoyed. / Eve geldiğimde çok öfkeliydim.
I got very annoyed when I heard what happened to Shaun. / Shaun’a olanları duyunca çok öfkelendim.
Burada dikkat etmemiz gereken “please, annoy, frighten, surprise vb.” gibi fiillerin kullanım şeklidir. Bu fiillerin etken biçiminde anlamları sırasıyla “memnun etmek, kızdırmak, korkutmak, şaşırtmak vb.” şeklindedir. Ancak bu fiiller; “be + fiilin üçüncü hali” ya da “get + fiilin üçüncü hali” yapısı ile yani edilgen cümle yapısı ile kullanıldığında ise anlamları “memnun olmak, kızmak, korkmak, şaşırmak vb.” olur. Bu durumlara birer örnek verecek olursak;
The son disappointed his father with his low grades. / Oğlu babasını düşük notları ile hayal kırıklığına uğrattı.
The father was disappointed with his son’s low grades. / Oğlunun düşük notlarından dolayı baba hayal kırıklığına uğradı.
Our cat surprises us all with her strange behaviour. / Kedimiz garip davranışları ile hepimizi şaşırtıyor.
We are all surprised at our cat’s strange behaviour. / Kedimizin garip davranışlarına hepimiz şaşırıyoruz.
Peter annoyed the boss by coming late for the meeting. / Toplantıya geç gelerek Peter patronu kızdırdı.
The boss got annoyed when Peter came late for the meeting. / Toplantıya geç gelince Peter’e patron kızdı.
The neighbour’s dog frightened the little boy when it suddenly appeared in front of him. / Komşunun köpeği aniden küçük çocuğun önün çıkınca, onu korkuttu.
The little boy got frightened when the neighbour’s dog suddenly appeared in front of him. / Küçük çocuğun önüne aniden komşunun köpeği çıkınca, korktu.